TMK 662. Madde
(1) (Mülga: 30/4/2014-6537/9 md.)
TMK 662. Madde Gerekçesi
Madde, İsviçre Medenî Kanununun yürürlükten kalkan 621 bis maddesini tekrar etmektedir. İsviçre’de kabul edilen ve tarımsal işletmelerin varlık ve bütünlüğünükoruma ya yönelik olan bu yeni hükmün tarım sektörünün önem taşıdığı Ülkemiz açısından yararlıolacağıdüşünülmüştür. Maddenin birinci fıkrasıyla, işletmenin özgülenmesini isteyen ve bu işletmeyi yürütmeye ehil olan mirasçının bu yöndeki istem hakkının mirasbırakan tarafından ölüme bağlıbir tasarrufla ortadan kaldırılamayacağıkabul edilerek, mirasbırakanın arzusundan önce, tarımsal işletmenin varlığınısürdürebilmesi yoluyla yurt ekonomisinin korunması amaçlanmıştır. İkinci fıkrada, mirasbırakanın özgüleme isteyen mirasçıyıölüme bağlıbir tasarrufla mirasçılıktan çıkarma (mirastan ıskat) ve bu mirasçının bir mirastan feragat sözleşmesiyle bu istem hakkının ortadan kalkmasına yol açan hukukî işlem yapma hâ lleri istisna tutulmuştur. Bu gibi hâ llerde, özgüleme isteminin bu yollarla ortadan kaldırılabileceği kabul edilmiştir. Üçüncüfıkrada aynıanda birden çok mirasçının özgüleme koşullarına sahip bulunmasıhâ linde, kendisine özgüleme yapılacak mirasçının bir ölüme bağlıtasarrufla belirlenebileceği kabul edilmiştir. 129
Açıklama
TMK Madde 662, kenar başlığı “Ölüme bağlı tasarruf ile düzenleme” olan ve mirasbırakanın tarımsal işletmenin özgülenmesini ölüme bağlı tasarrufla yönlendirebilmesini düzenleyen bir hüküm iken, 30/4/2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanunun 9. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır; bugün mülga durumdadır. Hüküm, tarımsal işletmenin ehil mirasçıya bırakılmasına ilişkin 659 ila 668. madde bütününün bir halkasıydı ve mirasbırakanın vasiyetname veya miras sözleşmesiyle (TMK m.514 vd.) özgüleme rejimine müdahale sınırlarını çiziyordu. Düzenleme, ölüme bağlı tasarruf serbestisi ile tarımsal işletmenin korunması menfaati arasında denge kurmayı amaçlıyordu.
Gerekçeden anlaşıldığı üzere maddenin birinci fıkrası, işletmeyi yürütmeye ehil mirasçının özgüleme istem hakkının mirasbırakanca ölüme bağlı tasarrufla ortadan kaldırılamayacağını kabul ederek mirasbırakanın iradesinden önce işletmenin varlığını ve yurt ekonomisini koruyordu. İkinci fıkra, ehil mirasçının mirasçılıktan çıkarılması (TMK m.510) veya mirastan feragat sözleşmesi (TMK m.528) hâllerini istisna tutmuş; bu yollarla istem hakkının sona erebileceğini öngörmüştü. Üçüncü fıkra ise birden çok mirasçının özgüleme koşullarını taşıması durumunda kendisine özgüleme yapılacak mirasçının ölüme bağlı tasarrufla belirlenebilmesine imkân tanıyordu. Böylece mirasbırakana, işletmeyi kime emanet edeceğini seçme yetkisi kısmen bırakılmıştı.
Mülga TMK Madde 662 uyarınca artık ölüme bağlı tasarrufla özgüleme yönlendirilmesi söz konusu olamaz; tarımsal arazinin devri 5403 sayılı Kanunun ehil mirasçı ve yeter gelirli arazi hükümlerine tabidir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, 2014 sonrası uyuşmazlıklarda mülga özgüleme hükümlerinin uygulanamayacağını, mirasbırakanın vasiyetnamesinin de yeni rejim çerçevesinde değerlendirileceğini belirtmiştir. Pratikte, müvekkili tarımsal işletmesini belirli bir çocuğuna vasiyet etmek isteyen bir avukat, bu mülga maddeye değil, güncel mevzuatın devir ve ehil mirasçı kurallarına ve saklı pay sınırlarına (TMK m.506) dikkat ederek tasarrufu düzenlemelidir. Mirasbırakanın iradesi, ancak güncel mevzuatın ehil mirasçı tanımına ve devir şartlarına uyduğu ölçüde sonuç doğurur; bu sınırı aşan bir özgüleme yönlendirmesi, vasiyetname biçim koşullarına uygun olsa bile tarımsal arazi rejimi karşısında uygulanma kabiliyetini yitirir. Bu nedenle uygulayıcı, tasarrufu yalnızca biçim yönünden değil, içerik yönünden de yürürlükteki arazi mevzuatıyla uyumlu hâle getirmek durumundadır.
