TMK 678. Madde
(1) Mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir.
(2) Böyle bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş olan edimlerin geri verilmesi istenebilir.
TMK 678. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 613 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığıiçeriğini daha iyi anlatması bakımından yeniden kaleme alınmıştır. Kaynak İsviçre Medenî Kanununun 636 ncı maddesinde olduğu gibi madde iki fıkra hâ line getirilmiştir. Hüküm değişikliği yoktur. Arılaştırılmak suretiyle yeniden düzenlenmiştir.
Açıklama
TMK Madde 678, mirasın açılmasından önce, yani mirasbırakan henüz hayattayken yapılan miras sözleşmelerinin geçerliliğini düzenleyerek beklenen miras üzerindeki tasarrufları kural olarak yasaklamaktadır. Birinci fıkraya göre, mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir. Bu hüküm, açılmamış miras üzerinde tasarrufun yasaklanması ilkesinin somut bir görünümüdür ve hem mirasbırakanın ölünceye kadar malvarlığı üzerindeki tasarruf özgürlüğünü hem de henüz doğmamış miras haklarının spekülasyona konu olmasını önlemeyi amaçlar. Düzenleme, mirasçılar arasında yapılan paylaşma sözleşmelerini düzenleyen TMK m.677 ile birlikte, miras hukukunda iradenin hangi anda ve hangi koşullarla bağlayıcı olacağını belirleyen sistemin parçasıdır.
Maddenin işleyişinde belirleyici unsur, mirasbırakanın katılımı veya izninin bulunup bulunmadığıdır. Mirasbırakan sözleşmeye taraf olarak katılırsa yahut yapılacak sözleşmeye izin verirse, mirasçının beklenen miras payı üzerinde diğer mirasçılar veya üçüncü kişilerle yaptığı sözleşme geçerli sayılabilir; çünkü bu hâlde malvarlığının asıl sahibinin iradesi de işleme dahil olmuştur. Buna karşılık mirasbırakanın katılımı yahut izni olmaksızın yapılan sözleşme baştan itibaren geçersizdir ve hiçbir hüküm doğurmaz. Bu geçersizlik, sözleşmenin konusunu oluşturan miras henüz açılmadığı, yani mirasbırakan hayatta olduğu için, ortada üzerinde tasarruf edilebilecek gerçek bir hak bulunmamasına dayanır. İkinci fıkra, geçersiz sözleşme uyarınca yine de yerine getirilmiş edimler varsa bunların geri verilmesinin istenebileceğini öngörerek sebepsiz zenginleşmeye benzer bir iade imkânı tanır.
Geçersizliğin sonucu, sözleşmenin tarafları bağlamaması ve ifa edilmiş edimlerin iadesinin istenebilmesidir; böylece beklenen miras üzerinde mirasbırakanın iradesi dışında oluşturulmaya çalışılan hukukî ilişkiler hükümsüz kalır. Yargıtay, mirasbırakanın katılımı veya izni olmaksızın açılmamış miras üzerinde yapılan sözleşmelerin geçersiz olduğunu, bu sözleşmelere dayanılarak hak talep edilemeyeceğini kabul eder. Somut örnek: babası henüz hayatta olan bir kişi, ileride babasından kalacak miras payını üçüncü bir kişiye bir bedel karşılığında devretmeyi taahhüt eder ve baba bu işleme katılmaz yahut izin vermezse, bu sözleşme TMK m.678 uyarınca geçersizdir; üçüncü kişi ödediği bedeli geri isteyebilir, ancak babanın ölümünden sonra miras payı üzerinde herhangi bir hak iddia edemez. Mirasbırakan işleme katılmış olsaydı sonuç değişebilirdi.
