TMK 687. Madde
(1) Asıl şeye zilyet olan kimsenin sadece geçici olarak kullanması veya tüketmesi için özgülenen ya da asıl şeyin özel niteliği ile herhangi bir ilişkisi bulunmadan sadece korunmak, satılmak veya kiraya verilmek üzere onunla birleştirilen şeyler eklenti sayılmaz.
TMK 687. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 622 nci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Kenar başlığıyla birlikte arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
Açıklama
TMK Madde 687, eklenti kavramının olumsuz sınırını çizerek hangi taşınırların asıl şeye bağlanmış olsa bile eklenti sayılmayacağını düzenlemektedir. Madde, eklentiyi tanımlayan TMK m.686’nın doğrudan tamamlayıcısıdır; 686. madde eklentinin olumlu unsurlarını (sürekli özgüleme, asıl şeye bağlılık, işletme-koruma-yarar amacı) belirlerken, 687. madde bu unsurların görünüşte bulunduğu fakat gerçekte eksik olduğu hâlleri dışlar. Hükme göre, asıl şeye zilyet olan kimsenin yalnızca geçici olarak kullanması veya tüketmesi için özgülenen şeyler ile asıl şeyin özel niteliğiyle herhangi bir ilişkisi bulunmadan sadece korunmak, satılmak veya kiraya verilmek üzere onunla birleştirilen şeyler eklenti sayılmaz. Böylece eklenti niteliği, dış görünüşe değil, özgülemenin amacına ve sürekliliğine bağlanır.
Maddenin uygulanmasında belirleyici ölçüt, özgülemenin sürekli ve asıl şeyin niteliğine yönelik olup olmadığıdır. Geçici kullanım veya tüketim amacıyla bir araya getirilen şeyler, sürekli özgüleme unsuru bulunmadığından eklenti olmaz; örneğin bir işletmede kısa süreli kullanılmak üzere getirilen geçici malzeme, asıl şeyin sürekli hizmetine tahsis edilmediği için bu kapsamdadır. Aynı şekilde, asıl şeyin özel niteliğiyle işlevsel bir bağı olmaksızın sırf depolanmak, satılmak yahut kiraya verilmek üzere onunla birleştirilen şeyler de eklenti sayılmaz; bu hâlde taşınır, asıl şeyin işletilmesine, korunmasına yahut ondan yarar sağlanmasına değil, bağımsız bir ticarî amaca hizmet eder. Bu ayrımın pratik önemi, TMK m.686’daki kuralla ortaya çıkar: eklenti sayılmayan şey, asıl şeye ilişkin tasarrufun kapsamına girmez.
Eklenti sayılmamanın hukukî sonucu, asıl şeyin devri, rehni yahut haczi hâlinde bu taşınırların işlemin dışında kalmasıdır; asıl şeyi devralan kimse, eklenti sayılmayan şeyler üzerinde herhangi bir hak iddia edemez. Bu nitelendirme, satış sözleşmelerinin kapsamı, rehnin teminat alanı ve haczin sınırı bakımından doğrudan etki doğurur. Yargıtay, bir taşınıra eklenti niteliği tanınması için onun asıl şeye sürekli özgülenmiş ve işlevsel olarak bağlanmış olması gerektiğini, geçici ya da sırf ticarî amaçla birleştirilen şeylerin eklenti sayılamayacağını kabul eder. Somut örnek: bir fabrikanın satışında, üretim hattına kalıcı olarak monte edilmiş makineler eklenti sayılıp satışa dahil olurken, fabrika deposunda sırf satılmak üzere bekletilen ticarî mallar TMK m.687 uyarınca eklenti sayılmaz ve alıcıya devredilmiş olmaz; bunlar ayrı bir hukukî işlemin konusunu oluşturur.
