TMK 688. Madde
(1) Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir.
(2) Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır.
(3) Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir.
(4) a. Anlaşmalar
TMK 688. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 623 üncü maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda konu başlığı “Birden ziyade kimselerin bir şey üzerinde mülkiyeti” deyimi kullanılmıştır. Ancak, bu başlık, kurumu tam ifade etmemektedir. Bu sebeple, konu başlığıpaylımülkiyet ile elbirliği mülkiyetini daha iyi anlatacak şekilde “C. Birlikte mülkiyet” olarak değiştirilmiştir. Yürürlükteki maddenin kenar başlığında yer alan “I. Müşterek mülkiyet” deyimi yerine de “I. Paylımülkiyet” deyimi konulmuştur. Öğreti ve uygulamada da “müşterek mülkiyet” yerine “paylımülkiyet” deyimi kullanılmaktadır. İsviçre Medenî Kanununun “Birlikte mülkiyet” paylımülkiyet türüne ilişkin 647-650 nci maddeleri 19 Aralık 1963 tarihli Kanunla esaslıbir şekilde değiştirilmiş ve bu değişiklikler 1 Ocak 1965 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu değişiklikler de göz önünde tutularak maddenin konu ve kenar başlıkları ile içeriği günün koşullarına uygun bir hâ le getirilmiştir. Paylımülkiyet yeni bir düzenlemeye tâ bi tutulduğu için yürürlükteki maddenin “1. Hissedarlar arasındaki münasebetler” şeklinde kenar başlığı “1. Genel kurallar” şeklinde değiştirilmiştir. Maddede hüküm değişikliği yapılmamış, sadece kaynak Kanuna uygun olarak daha açık bir düzenlemeye gidilmiştir.
Açıklama
Türk Medeni Kanunu’nun 688. maddesi, paylı mülkiyetin kurulması, yönetimi ve sona erdirilmesi bakımından birlikte mülkiyet başlığı altında pay, paydaş, önalım (şufa) hakkı, yararlanma ve yönetim, olağan/önemli/olağanüstü yönetim işleri çerçevesinde ayrıntılı bir düzen kurmaktadır. Maddenin açılış cümlesi — “Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir.” — düzenlemenin esas iskeletini ortaya koymakta; ardından gelen 2 fıkra konunun usul, sonuç ve istisna boyutlarını tamamlamaktadır. Hüküm, 743 sayılı önceki Medenî Kanun’un 623. maddesinden alınarak günümüz diline uyarlanmış; böylece aynı eşya üzerinde birden çok kişinin paylı biçimde malik olduğu düzende yetki ve yüküm dağılımı bakımından Türk hukukunda yerleşik bir çerçeve sunulmuştur.
Madde 3 fıkradan oluşmakta ve her fıkra hükmün farklı bir yönünü düzenlemektedir. Birinci fıkra “Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir.” kuralını içermekte; İkinci fıkra “Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır.” kuralını içermekte; Üçüncü fıkra “Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından hac…” kuralını içermektetir. Fıkraların birlikte okunması, pay, paydaş, önalım (şufa) hakkı, yararlanma ve yönetim, olağan/önemli/olağanüstü yönetim işleri bakımından kuralın bütününü kavramayı sağlar; tek fıkra üzerinden değerlendirme yapmak yanlış sonuca götürür.
Madde, TMK 688-700, Kat Mülkiyeti Kanunu, Tapu Kanunu, HMK (ortaklığın giderilmesi davası) ile bir bütün halinde uygulanır. birlikte mülkiyetna ilişkin bir uyuşmazlıkta hâkim yalnız 688. maddeyi değil, TMK 732-735 (yasal önalım), 698-699 (paylaşmanın istenmesi), 700 (intifa), KMK (kat mülkiyeti) gibi komşu hükümleri de dikkate almak zorundadır. Bu bütünsel yorum, TMK m.1’deki kanunun sözü ve özüyle uygulanma ilkesinin 688. madde bakımından somutlaşmış halidir ve sistematik tutarlılığı güvenceye alır.
Yargıtay 8. ve 14. Hukuk Daireleri içtihatlarında, birlikte mülkiyet konulu davalarda maddenin koruduğu menfaatin niteliğine göre değerlendirme yapılmaktadır. Kararlarda öne çıkan ortak ölçüt; iddianın somut olayda maddenin unsurlarını tam karşılayıp karşılamadığı ve karşı tarafın savunmasının hakkaniyete uygun olup olmadığıdır. Hak düşürücü sürelerin re’sen gözetileceği, zamanaşımının ise ileri sürülmesi halinde değerlendirileceği de yerleşik kabul görmektedir.
Pratik açıdan 688. madde, hem dava açılırken hem de savunma kurulurken dikkatle işlenmelidir. birlikte mülkiyet iddiasının unsurları dilekçede sistematik biçimde sunulmalı; her unsur için hangi delile başvurulacağı HMK m.194 çerçevesinde açıkça gösterilmelidir. Karşı tarafın savunmasında kullanabileceği def’iler (zamanaşımı, ifa, takas, dürüstlük kuralı) önceden öngörülmeli; bilirkişi incelemesi gerektiren hususlar için usulüne uygun talep açılışta yapılmalıdır. Bu metodolojik titizlik, paylı mülkiyetin kurulması, yönetimi ve sona erdirilmesi alanındaki davaların öngörülebilir biçimde sonuçlanmasına hizmet eder.
Son değerlendirmede birlikte mülkiyet kapsamındaki davalarda başvurulacak yöntem şu üç aşamadan oluşur: ilk olarak maddenin sözünden hareketle hükmün kapsamı belirlenir; ardından sistematik konum ve komşu hükümler (TMK 732-735 (yasal önalım), 698-699 (paylaşmanın istenmesi), 700 (intifa), KMK (kat mülkiyeti)) ışığında yorum yapılır; son olarak da somut olayın koşulları hakkaniyet süzgecinden geçirilir. Bu aşamalı yaklaşım, Yargıtay’ın bozma sebeplerinden birini —maddenin dar veya geniş yorumu— ortadan kaldırır. Avukat ve hâkim için ortak nokta; maddenin lafzına sadık kalırken özünden uzaklaşmamak, öz adına lafzı bertaraf etmemektir.
