TMK ▸ Madde 698
Madde 697
MADDE 698

a. Paylaşma istemi

Madde Listesi
Madde 699

TMK 698. Madde

(1) Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir.

(2) Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir.

(3) Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.

(4) b. Paylaşma biçimi

TMK 698. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 627 nci maddesini karşılamaktadır. İsviçre Medenî Kanununun 650 nci maddesi göz önüne alınarak düzenlenmiştir. Yürürlükteki maddenin “Müşterek mülkiyetin nihayeti” şeklindeki konu başlığı “Paylımülkiyetin sona ermesi” şeklinde değiştirilmiştir. Zira düzenlenmek istenen konu, paylaşma yoluyla sona ermedir. Kenar başlıktaki “dava” sözcüğü yerine de “istem” sözcüğükonulmuştur. Paydaşlar dava açmadan da kendi aralarında paydaşlardan birinin istemi üzerine paylaşma yapabilirler. İstem sözcüğü, bu anlamda davayıda içine alan daha genişbir ifadedir. Bu sebeple tercih edilmiştir. Madde üçfıkra hâ linde düzenlenmiş ve ikinci fıkra ile, kaynak Kanuna uygun olarak, taşınmazlarda paylımülkiyetin devamına ilişkin sözleşmelerin resmî şekilde yapılması ve bunun tapu kütüğüne şerh verilebilmesi öngörülmüştür. Böylece söz konusu sözleşmelerin, sonraki paydaşlara etkili olmasının nasıl sağlanacağıhususunda yürürlükteki Kanundan doğan tereddütlere son verilmiştir. Maddenin son fıkrasında, uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamayacağıöngörülerek yürürlükteki maddenin son cümlesi tekrar edilmiştir.

Açıklama

TMK m.698, paylı mülkiyetin sona ermesi başlığı altında paylı mülkiyetin kurulması, yönetimi ve sona erdirilmesinın işleyişinde önemli bir düğüm noktasını düzenlemektedir. Maddenin açılış cümlesi — “Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri ma…” — düzenlemenin esas iskeletini ortaya koymakta; ardından gelen 2 fıkra konunun usul, sonuç ve istisna boyutlarını tamamlamaktadır. Hüküm, 743 sayılı önceki Medenî Kanun’un 627. maddesinden alınarak günümüz diline uyarlanmış; böylece aynı eşya üzerinde birden çok kişinin paylı biçimde malik olduğu düzende yetki ve yüküm dağılımı bakımından Türk hukukunda yerleşik bir çerçeve sunulmuştur.

Madde 3 fıkradan oluşmakta ve her fıkra hükmün farklı bir yönünü düzenlemektedir. Birinci fıkra “Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, payd…” kuralını içermekte; İkinci fıkra “Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler…” kuralını içermekte; Üçüncü fıkra “Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.” kuralını içermektetir. Fıkraların birlikte okunması, pay, paydaş, önalım (şufa) hakkı, yararlanma ve yönetim, olağan/önemli/olağanüstü yönetim işleri bakımından kuralın bütününü kavramayı sağlar; tek fıkra üzerinden değerlendirme yapmak yanlış sonuca götürür.

Madde, TMK 688-700, Kat Mülkiyeti Kanunu, Tapu Kanunu, HMK (ortaklığın giderilmesi davası) ile bir bütün halinde uygulanır. paylı mülkiyetin sona ermesina ilişkin bir uyuşmazlıkta hâkim yalnız 698. maddeyi değil, TMK 732-735 (yasal önalım), 698-699 (paylaşmanın istenmesi), 700 (intifa), KMK (kat mülkiyeti) gibi komşu hükümleri de dikkate almak zorundadır. Bu bütünsel yorum, TMK m.1’deki kanunun sözü ve özüyle uygulanma ilkesinin 698. madde bakımından somutlaşmış halidir ve sistematik tutarlılığı güvenceye alır.

Yargısal uygulamada Yargıtay 8. ve 14. Hukuk Daireleri, paylı mülkiyetin sona ermesi kapsamındaki uyuşmazlıklarda özellikle şu noktalara dikkat çekmektedir: tarafların gerçek iradesinin araştırılması, delillerin serbest takdir (HMK m.198) ilkesine göre değerlendirilmesi, maddenin emredici nitelikte hükümlerine aykırılığın re’sen gözetilmesi ve hakkın kötüye kullanılmasının (TMK m.2/f.2) denetlenmesi. Bu yaklaşım, maddenin kağıt üzerindeki normu uygulamada işlevsel kılar.

Günlük uygulamada bu madde, paylı mülkiyetin kurulması, yönetimi ve sona erdirilmesi alanındaki sorunların çözümünde iskelet kuralı oluşturur. Hâkimin yapacağı değerlendirme; olayın koşullarını (tarafların sıfatı, zaman, yer, ekonomik değer), maddenin unsurlarını ve komşu hükümlerin getirdiği özel rejimi bir arada tartmayı gerektirir. Tarafların dayandığı olgular HMK m.25 kapsamında vakıa olarak sunulur; hukuki nitelendirme ise mahkemece re’sen yapılır. Bu ayrım, dilekçelerin teknik hazırlanmasında kritik öneme sahiptir.

Sonuç olarak Madde 698, paylı mülkiyetin kurulması, yönetimi ve sona erdirilmesi alanındaki hukuki güvenliği destekleyen bir yapı taşıdır. Maddenin etkin biçimde işletilmesi için öğreti (Oğuzman, Serozan, Ayiter, Dural, Öz gibi yazarların eserleri), Yargıtay içtihadı ve Anayasa Mahkemesi’nin mülkiyet ile adil yargılanma kararları birlikte okunmalıdır. Bu kaynakların bir araya getirilmesi, uygulayıcıya kuralın yalnız soyut tarifini değil; gerçek uyuşmazlıklarda nasıl çalıştığını da gösterir. Böylelikle hükmün kağıt üzerindeki varlığı ile pratik yaşamdaki etkisi arasındaki mesafe kapanır.

Madde 697
MADDE 698

a. Paylaşma istemi

Madde Listesi
Madde 699
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tmk-madde/madde-698/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık