TMK ▸ Madde 713
Madde 712
MADDE 713

b. Olağanüstü zamanaşımı

Madde Listesi
Madde 714

TMK 713. Madde

(1) Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.

(2) Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…)35 hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.

(3) Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır.

(4) Davanın konusu, mahkemece bir gazete ve bir internet haber sitesinde ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur.36

(5) Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur.

(6) Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler.

(7) Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir.

(8) Özel kanun hükümleri saklıdır.

(9) c. Sürelerin hesabı

TMK 713. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 639 uncu maddesini karşılamaktadır. Arılaştırılmak ve kısmen de hüküm değişikliği yapılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasında olağanüstükazandırıcızamanaşımı ile kazanmanın taşınmazın tamamı, bir parçası ya da bir payı üzerinde de olabileceği kabul edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında da birinci fıkrada olduğu gibi, kazanmanın taşınmazın tamamı, bir parçası ya da bir payı üzerinde olabileceği kabul edilmiştir. Bunun sonucu olarak bir taşınmaz paylımülkiyet konusu olup da paydaşlardan birinin payı için, olağanüstüzamanaşımı ile kazanmanın koşullarımevcut ise, zilyet, taşınmazın tamamınıdeğil, sadece bir payınıkazanabilecektir. Olağanüstüzamanaşımı ile kazanmanın taşınmazın tamamı için değil, bir parçası ya da bir payı için de olabileceği hususu öğretide savunulmakta ve yürürlükteki madde bu yönüyle eleştirilmekte idi. Maddenin üçüncüfıkrasında yapılan değişiklikle, tescil davasında sadece Hazine ve ilgili kamu tüzel kişilerinin değil, varsa tapuda malik görünen kişinin mirasçılarının da davalıgösterilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Yürürlükteki maddenin üçüncüfıkrasında öngörülen gazetede üçkez ilâ n yerine, maddenin dördüncüfıkrasında bir kez ilâ n yapılmasıyeterli görülmüştür. Ülkemizde, gazete ile ilâ nların amaçlarına hizmet etmediği, bu tür ilâ nlarla kimsenin ilgilenmediği, ilâ nların çoğu kez bilinmeyen ve ilgi gösterilmeyen gazetelerde sırf yasadaki bir zorunluluğu şeklen yerine getirmek amacıyla yapıldığıgöz önünde tutularak, bir kez ilâ nın yeterli olduğu kabul edilmiştir. Buna karşılık gazete dışındaki uygun araçlarla ilâ nda üçkez ilâ n koşulu değiştirilmemiştir. Maddenin beşinci fıkrasında, yürürlükteki maddenin dördüncüfıkrasından farklı olarak, mülkiyetin birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmışolacağı ifade edilmiştir. Maddenin yedinci fıkrasına ilgili taşınmazın “uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi”nin eklenmesi koşulu da getirilmiştir. Maddede ayrıca “nizasız” sözcüğü yerine “davasız” sözcüğüne yer verilmiştir. Çünkü “nizasız” yani “çekişmesiz” kelimesi de belirsizdir; örneğin noterlik aracılığıyla gönderilen bir protesto ve ya fiilî bir müdahale ve çatışma da “niza” olarak nitelendirilebilir. Oysa amaç, İsviçre Medenî Kanununu şerh ve tevsil eden bütün hukuk bilginlerinin birleştikleri gibi, zilyede karşıbir istihkak ve ya müdahalenin önlenmesi davasıaçılmışolmasının niza (çekişme) sayılacağıdır. 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanuna idarî makamlar nezdinde zilyetliğe tecavüzün önlenmesinin istenmesi buradaki manada “niza” sayılmaz ve zilyetliği kesintiye uğratmaz; zira Medenî Kanun anlaşmazlıkların kesin olarak çözümlenmesini yargımakamlarına bırakmış, yalnız fiilî müdahalelerin geçici bir zaman için önlenmesi gayesi ile 3091 sayılı Kanun çıkarılmıştır. Bütün bu nedenlerle maddedeki “nizasız” sözcüğü yerine “davasız” sözcüğünün kullanılmasıuygun bulunmuştur.

Açıklama

713. madde, taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı içinde olağanüstü zamanaşımı konusunu ele alarak uzun süreli fiilî egemenliğin hukuki duruma dönüşmesi ve sicilin düzeltilmesi amacına dönük bir kural ortaya koymaktadır. Maddenin açılış cümlesi — “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parç…” — düzenlemenin esas iskeletini ortaya koymakta; ardından gelen 7 fıkra konunun usul, sonuç ve istisna boyutlarını tamamlamaktadır. Hüküm, 743 sayılı önceki Medenî Kanun’un 639. maddesinden alınarak günümüz diline uyarlanmış; böylece uzun süreli fiilî egemenliğin hukuki duruma dönüşmesi ve sicilin düzeltilmesi bakımından Türk hukukunda yerleşik bir çerçeve sunulmuştur.

Madde 8 fıkradan oluşmakta ve her fıkra hükmün farklı bir yönünü düzenlemektedir. Birinci fıkra “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınma…” kuralını içermekte; İkinci fıkra “Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…)35 hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan…” kuralını içermekte; Üçüncü fıkra “Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır.” kuralını içermektetir. Kalan 5 fıkra konunun usul, istisna ve sonuçlarını tamamlar. Fıkraların birlikte okunması, olağan-olağanüstü zamanaşımı, 10-20 yıl, davasız-aralıksız-nizasız zilyetlik, iyiniyet bakımından kuralın bütününü kavramayı sağlar; tek fıkra üzerinden değerlendirme yapmak yanlış sonuca götürür.

Madde, TMK 712-715, Tapu Kanunu, Kadastro Kanunu m.14, HMK ile bir bütün halinde uygulanır. olağanüstü zamanaşımına ilişkin bir uyuşmazlıkta hâkim yalnız 713. maddeyi değil, TMK 713 (olağanüstü zamanaşımı), Kadastro K. m.14, TMK 1023 (iyiniyetli üçüncü kişi) gibi komşu hükümleri de dikkate almak zorundadır. Bu bütünsel yorum, TMK m.1’deki kanunun sözü ve özüyle uygulanma ilkesinin 713. madde bakımından somutlaşmış halidir ve sistematik tutarlılığı güvenceye alır.

Yargısal uygulamada Yargıtay 8. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu, olağanüstü zamanaşımı kapsamındaki uyuşmazlıklarda özellikle şu noktalara dikkat çekmektedir: tarafların gerçek iradesinin araştırılması, delillerin serbest takdir (HMK m.198) ilkesine göre değerlendirilmesi, maddenin emredici nitelikte hükümlerine aykırılığın re’sen gözetilmesi ve hakkın kötüye kullanılmasının (TMK m.2/f.2) denetlenmesi. Bu yaklaşım, maddenin kağıt üzerindeki normu uygulamada işlevsel kılar.

Günlük uygulamada bu madde, taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı alanındaki sorunların çözümünde iskelet kuralı oluşturur. Hâkimin yapacağı değerlendirme; olayın koşullarını (tarafların sıfatı, zaman, yer, ekonomik değer), maddenin unsurlarını ve komşu hükümlerin getirdiği özel rejimi bir arada tartmayı gerektirir. Tarafların dayandığı olgular HMK m.25 kapsamında vakıa olarak sunulur; hukuki nitelendirme ise mahkemece re’sen yapılır. Bu ayrım, dilekçelerin teknik hazırlanmasında kritik öneme sahiptir.

Sonuç olarak Madde 713, taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı alanındaki hukuki güvenliği destekleyen bir yapı taşıdır. Maddenin etkin biçimde işletilmesi için öğreti (Oğuzman, Serozan, Ayiter, Dural, Öz gibi yazarların eserleri), Yargıtay içtihadı ve Anayasa Mahkemesi’nin mülkiyet ile adil yargılanma kararları birlikte okunmalıdır. Bu kaynakların bir araya getirilmesi, uygulayıcıya kuralın yalnız soyut tarifini değil; gerçek uyuşmazlıklarda nasıl çalıştığını da gösterir. Böylelikle hükmün kağıt üzerindeki varlığı ile pratik yaşamdaki etkisi arasındaki mesafe kapanır.

Madde 712
MADDE 713

b. Olağanüstü zamanaşımı

Madde Listesi
Madde 714
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tmk-madde/madde-713/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık