TMK 725. Madde
(1) Bir yapının başkasına ait araziye taşırılan kısmı, eğer yapıyı yapan malik taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahip bulunuyorsa, ona ait taşınmazın bütünleyici parçası olur.
(2) Böyle bir irtifak hakkı yoksa, zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, taşkın yapıyı iyiniyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteyebilir.
TMK 725. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 651 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığıiçeriğine uygun olarak “Taşkın yapılar” şeklinde ifade edilmiştir. Değişiklikle bir irtifak hakkına dayanılarak yapılan taşkın yapılarla, böyle bir irtifaka dayanmadan yapılan taşkın yapılar ayrıfıkralarda düzenlenerek konu ya açıklık getirilmek istenmiştir.
Açıklama
TMK Madde 725, bir yapının başkasına ait araziye taşan kısmının hukuki kaderini düzenleyerek, taşınmaz mülkiyetinin yatay sınırlarıyla bütünleyici parça ilkesi arasındaki gerilimi çözüme bağlar. Hükmün birinci fıkrası, taşkın yapıyı yapan malikin taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahip bulunması hâlinde, taşan kısmın o irtifaka konu taşınmazın bütünleyici parçası sayılacağını öngörür. Bu düzenleme, TMK m.684’teki bütünleyici parça kavramı, m.704 ve devamındaki taşınmaz mülkiyeti hükümleri ve m.779 ve devamındaki irtifak hakları rejimiyle birlikte okunmalıdır. Maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere, eski 743 sayılı Kanunun 651. maddesinden farklı olarak, irtifaka dayanan ve dayanmayan taşkın yapılar ayrı fıkralarda düzenlenerek konuya açıklık getirilmiş, böylece üst hakkı veya benzeri sınırlı aynî hakka dayanan yapının taşan kısmının akıbeti netleştirilmiştir.
Uygulamada hükmün ikinci fıkrası, irtifak hakkı bulunmayan taşkın yapılar bakımından zarar gören arazi malikine sıkı bir itiraz süresi yükler. Malik, taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmezse ve durum ile koşullar da haklı gösteriyorsa, taşkın yapıyı iyiniyetle inşa eden kimse iki seçenekli bir talep hakkı kazanır: uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteyebilir. Bu mekanizmanın işlemesi için üç koşul birlikte aranır: yapanın iyiniyeti, onbeş günlük süre içinde itiraz edilmemiş olması ve somut durum ile koşulların talebi haklı kılması. Bedelin belirlenmesinde taşan kısmın rayiç değeri, arazinin verim kaybı ve komşunun katlandığı külfet birlikte değerlendirilir; talep, dava yoluyla ileri sürülür ve mahkeme hükmüyle aynî sonuç doğurur.
Hükmün uygulanmaması, yani iyiniyetin bulunmaması veya süresinde itiraz edilmesi hâlinde, zarar gören malik taşan kısmın kaldırılmasını (eski hâle iade) ve uğradığı zararın tazminini isteyebilir; bu yönüyle düzenleme, kötüniyetli taşırmayı caydıran bir denge kurar. Yargıtay’ın yerleşik içtihadında, onbeş günlük itiraz süresinin hak düşürücü nitelikte olduğu ve yapının taşkınlığının öğrenildiği anın somut delillerle belirlenmesi gerektiği vurgulanır; ayrıca iyiniyetin yapının yapıldığı andaki duruma göre değerlendirileceği kabul edilir. Somut bir örnekle: komşu parsele üç metre taşan bir betonarme binayı, sınırın yanlış bilinmesi nedeniyle iyiniyetle inşa eden malik, komşu onbeş gün içinde itiraz etmemişse, bilirkişice belirlenecek uygun bedeli ödeyerek taşan kısmın bulunduğu arazi şeridinin tapuda kendi adına tescilini mahkemeden isteyebilir. Böylece hem yapının ekonomik değeri korunur hem de komşunun malvarlığı bedelle telafi edilir.
