TMK ▸ Madde 727

TMK 727. Madde

(1) Su, gaz, elektrik ve benzerlerinin mecraları, işletmenin bulunduğu taşınmazın dışında olsalar bile, aksine bir düzenleme olmadıkça o işletmenin eklentisi ve işletme malikinin malı sayılır.

(2) Komşuluk hukukunun gerektirdiği hâller dışında bir taşınmazın böyle bir mecra ile aynî hak olarak yüklenmesi, ancak bir irtifak hakkı kurulması suretiyle olabilir.

(3) İrtifak hakkı, mecra dışarıdan görülmüyorsa tapu kütüğüne tesciliyle, dışarıdan görülüyorsa noterce düzenlenecek sözleşmeye dayanılarak mecranın yapılmasıyla doğar.

TMK 727. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 653 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre Medenî Kanununun 676 ncı maddesinde olduğu gibi üçfıkra hâ line getirilmiş. Arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Birinci fıkrada, yürürlükteki maddede yer alan “sınai teşebbüs” ifadesi yerine “işletme” sözcüğükullanılmış ve mecraların o işletmenin eklentisi ve işletme malikinin malısayılmasıesasıkabul edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrası İsviçre Medenî Kanununun 676 ncı maddesinin ikinci fıkrasıesas alınmak suretiyle kaleme alınmıştır. Bu hükme göre komşuluk hukukunun gerektirdiği hâ ller 141 dışında, bir taşınmazın böyle bir mecra ile aynî hak olarak yüklenmesi, ancak bir irtifak hakkıkurulmasısuretiyle olabilecektir. Maddenin üçüncüfıkrasında yapılan değişiklikle, mecranın dışarıdan görüldüğühâ llerde, mecra irtifakının ancak noterce düzenlenecek bir sözleşme ile kurulabileceği esası getirilmiştir. Maddede bu irtifakın, taraflar arasında noterce sözleşmenin düzenlenmesiyle değil, bu sözleşmeye dayanılarak mecranın yapılmasıyla kurulabileceği esası getirilmiştir. Bunun sonucu olarak taraflar arasında noterce sözleşmenin düzenlenmesine rağmen, mecra kurulmamışsa irtifak hakkıdoğmayacaktır. Mecranın dışarıdan görülmediği hâ llerde ise, irtifak hakkının tapu kütüğüne tescil ile kurulabileceği esasıyürürlükteki metinde olduğu gibi korunmuş ve tekrar edilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 727, su, gaz, elektrik ve benzeri mecraların mülkiyetini ve bunlara ilişkin irtifak hakkının kuruluşunu düzenleyerek eski Kanunun 653. maddesini, İsviçre Medeni Kanununun 676. maddesine uygun biçimde karşılar. Birinci fıkraya göre bu tür mecralar, işletmenin bulunduğu taşınmazın dışında olsalar bile, aksine bir düzenleme olmadıkça o işletmenin eklentisi ve işletme malikinin malı sayılır. Böylece mecra, geçtiği komşu arazinin değil, hizmet ettiği işletmenin mülkiyetine bağlanır; bu, bütünleyici parça ilkesinden (TMK m.684) ayrılan özel bir çözümdür ve mecranın işlevsel bağlılığını esas alır. Hüküm, altyapı niteliğindeki hatların mülkiyetini ve komşu taşınmazlar üzerindeki hukuki dayanağını açıklığa kavuşturarak, işletmenin sürekliliği ile komşu arazinin korunması arasında denge kurar.

Uygulama mekanizması bakımından ikinci fıkra, komşuluk hukukunun gerektirdiği hâller dışında bir taşınmazın böyle bir mecra ile ayni hak olarak yüklenmesinin ancak bir irtifak hakkı kurulmasıyla mümkün olacağını öngörür. Yani komşu arazi üzerinden mecra geçirilecekse, kural olarak mecra irtifakı tesis edilmelidir. Üçüncü fıkra, bu irtifakın kuruluş biçimini mecranın görünürlüğüne göre ikiye ayırır: mecra dışarıdan görülmüyorsa (örneğin yer altındaki su veya gaz borusu) irtifak, tapu kütüğüne tescille doğar; mecra dışarıdan görülüyorsa (örneğin havai elektrik veya direkli hat) noterce düzenlenecek sözleşmeye dayanılarak mecranın yapılmasıyla doğar. Bu ikinci hâlde belirleyici olan, yalnızca sözleşmenin düzenlenmesi değil, sözleşmeye dayanılarak mecranın fiilen inşa edilmesidir; sözleşme yapılmış ama mecra kurulmamışsa irtifak hakkı doğmaz.

Sonuçlar yönünden mecra, kural olarak işletme malikinin malı kalır; komşu taşınmaz sahibi, görünür mecralarda noter sözleşmesi ve mecranın yapımıyla, görünmeyen mecralarda tapu tesciliyle kurulan irtifaka katlanır. Yargıtay, mecra uyuşmazlıklarında mecranın dışarıdan görülür olup olmadığını, irtifakın usulüne uygun kurulup kurulmadığını ve komşuluk hukukunun gerekli kıldığı bir zorunluluk bulunup bulunmadığını keşifle saptar. Somut örnek: bir tesis, kendi parselinin dışındaki komşu arazinin altından su borusu geçirmek istediğinde, boru yer altında ve görünmez olduğundan bu mecra irtifakının tapuya tescili gerekir; buna karşılık dışarıdan görülen havai bir elektrik hattı için noterce düzenlenecek sözleşmeye dayanılarak hattın fiilen kurulması yeterlidir. Her iki hâlde de mecra, geçtiği komşu arazinin değil, hizmet verdiği işletmenin mülkü sayılır.