TMK 755. Madde
(1) Su yollarını düzeltme, sulama, bataklık yerlerini kurutma, yol açma, orman yetiştirme, arazileri toplulaştırma gibi iyileştirme işleri, ancak ilgili maliklerin ortak girişimleriyle yapılabilecekse, arazinin yarısından fazlasına sahip bulunmak koşuluyla maliklerin üçte ikisinin bu yolda karar vermeleri gerekir. Diğer malikler de bu karara uymak zorundadır. Alınan karar, tapu kütüğünün beyanlar sütununda gösterilir.
(2) Bu konulara ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.
TMK 755. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 678 inci maddesini karşılamaktadır. Madde, kenar başlığı ile birlikte arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Birinci fıkranın son cümlesi yeni bir hüküm olup, bu yönde alınan kararların tapu kütüğünün beyanlar sütununda gösterilmesi suretiyle alenî yetin sağlanmasıistenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasıyla özel kanun hükümleri saklıtutulmuştur.
Açıklama
TMK Madde 755, birden çok taşınmaz malikini ilgilendiren toprak iyileştirme işlerinin ortak girişimle yapılmasını ve azınlıkta kalan maliklerin çoğunluk kararına uymasını düzenleyen bir komşuluk hukuku hükmüdür. Norma göre su yollarını düzeltme, sulama, bataklık kurutma, yol açma, orman yetiştirme ve arazi toplulaştırma gibi iyileştirme işleri, ancak ilgili maliklerin ortak girişimiyle gerçekleştirilebilecekse, arazinin yarısından fazlasına sahip olmak koşuluyla maliklerin üçte ikisinin bu yönde karar vermesi gerekir; diğer malikler bu karara uymak zorundadır. Alınan karar tapu kütüğünün beyanlar sütununda gösterilir. Hüküm, toprağın iyileştirilmesine ilişkin kamu yararı kısıtlamalarını saklı tutan TMK m.754 ile sıkı bağlantı içindedir ve özellikle 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu gibi özel mevzuatla birlikte uygulanır.
Hükmün işleyişi, çifte çoğunluk esasına dayanır. Bir iyileştirme işine geçilebilmesi için hem malik sayısı bakımından üçte iki çoğunluğun hem de toplam arazi alanının yarısından fazlasına sahip olma koşulunun birlikte gerçekleşmesi gerekir; bu iki ölçüt aynı anda sağlanmadıkça karar bağlayıcı olmaz. Karar usulüne uygun alındığında, ona katılmayan veya karşı oy kullanan maliklerin de işe ve sonuçlarına katlanma yükümlülüğü doğar; bu malikler işin yapılmasını engelleyemez. Kararın tapu kütüğünün beyanlar sütununa işlenmesi, alenîyeti sağlayarak hem mevcut malikleri hem de taşınmazı sonradan edinecek üçüncü kişileri bağlar ve iyileştirme düzeninin kalıcılığını güvence altına alır. İkinci fıkra, konuya ilişkin özel kanun hükümlerini saklı tuttuğundan, toplulaştırma ve sulama gibi alanlarda öncelikle ilgili idarî mevzuatın özel usulleri uygulanır; TMK m.755 bu özel düzenlemelerin bulunmadığı boşlukta tamamlayıcı rol oynar.
Bu düzenlemenin sonucu, azınlıkta kalan malikin ortak iyileştirme projesini bloke edememesi ve giderlere kendi yararlanması oranında katlanmasıdır; karara uymayan malike karşı işin yürütülmesi için dava yoluna gidilebilir. Yargıtay, toprak iyileştirme ve sulama uyuşmazlıklarında öncelikle çifte çoğunluk koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğini ve işin gerçekten ortak girişim gerektirip gerektirmediğini denetlemekte, özel kanun kapsamına giren toplulaştırma işlemlerinde idarî yargı ile adlî yargı arasındaki görev sınırına dikkat çekmektedir. Somut bir örnek: bir ovada bitişik tarım arazilerinin maliklerinden alan ve sayı çoğunluğunu sağlayanlar ortak bir drenaj kanalı açarak bataklığı kurutmaya karar verirse, projeye katılmak istemeyen komşu malik de bu karara uymak ve kendi parselinin sağladığı yarar oranında masrafa katılmak zorunda kalır; karar tapuya şerh edildiğinden, parseli sonradan satın alan kişi de bu düzenle bağlı olur.
