TMK 792. Madde
(1) Yararlanan taşınmazın parsellere bölünmesi hâlinde kural, irtifak hakkının her parsel yararına devam etmesidir.
(2) Ancak, durum ve koşullara göre irtifak hakkı yalnız bir parselin yararına kullanılabiliyorsa, yüklü taşınmazın maliki diğer parseller için irtifak hakkının terkinini isteyebilir.
(3) Tapu sicil memuru, bu istemi irtifak hakkı sahibine bildirir ve onun bir ay içinde itiraz etmemesi hâlinde irtifak hakkını terkin eder.
TMK 792. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 715 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Madde İsviçre Medenî Kanununun 743 üncü maddesine uygun olarak üçfıkra hâ linde düzenlenmiştir. Konu ve kenar başlıklarıyla birlikte, kaynak Kanun da göz önünde tutularak, arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Bu konuda, yürürlükteki maddenin ikinci cümlesindeki “bu haktan fiilen yalnız bir kısım ist ifade edebiliyorsa” ifadesi, “durum ve koşullara göre irtifak hakkıyalnız bir parselin yararına kullanılabiliyorsa” biçiminde değiştirilmiştir. Bu değişikliğe gidilmesinin nedeni, terkini isteme açısından, sadece “fiilen kullanam ama”nın değil, bunun yanında olayın diğer somut özelliklerinin de değerlendirmeye katılmasıgerektiği düşüncesine dayanmaktadır. Maddenin birinci fıkrasında sözüedilen “taşınmazın parsellere bölünmesi” ifadesindeki “parsel” sözcüğümutlaka 3402 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında ve anlamındaki “parsel” şeklinde anlaşılmamalıdır. Bu Kanun kapsamına girmeyen “parseller” de bura ya girer. Hukukumuz açısından “parsel” sözcüğü, Tapu Sicil Tüzüğünde de (m.65-68) kullanılmıştır. 7 Haziran 1994 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tapu Sicil Tüzüğünün 65 ve 68 inci maddelerinde bir taşınmaz malın ayrılmasında (ifrazında) her yeni parça için “parsel” sözcüğünükullanmışolması ve yurdumuzun kadastrosunun tamamlanmasıhâ linde tüm taşınmazların da teknik olarak parsel şeklinde anılacağıhususlarıgöz önünde tutularak; maddenin birinci fıkrasında “taşınmazın parçalara bölünmesi” şeklindeki bu ifade yerine, “taşınmazın parsellere bölünmesi” ifadesine yer verilmesi uygun görülmüştür. Bu nedenledir ki, maddede geçen “parsel” sözcüğünün mutlaka kadastro görmüşbir taşınmazıanlatmadığı, henüz kadastrosu tamamlanmamışyerlerde maddenin öngördüğüanlamdaki bölünmeler sonucu oluşan parçalarıda içerdiği unutulmamalıdır.
Açıklama
TMK Madde 792, irtifak hakkından yararlanan taşınmazın parsellere bölünmesi halinde hakkın ne olacağını düzenler. Ana kural, bölünme sonucunda irtifak hakkının her parsel yararına devam etmesidir. Ancak durum ve koşullara göre irtifak yalnız bir parselin yararına kullanılabiliyorsa, yüklü taşınmazın maliki diğer parseller için irtifakın terkinini isteyebilir. Madde, yüklü taşınmazın bölünmesini düzenleyen TMK m.793 ile karşılıklı bir simetri oluşturur; biri yararlanan, diğeri yüklü taşınmaz açısından bölünmeyi ele alır. Düzenleme, irtifak hakkının yerinin değiştirilmesine ilişkin TMK m.791 ve genel irtifak hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Gerekçede de vurgulandığı üzere buradaki ‘parsel’, yalnız 3402 sayılı Kadastro Kanunu kapsamındaki teknik parseli değil, kadastrosu tamamlanmamış yerlerdeki bölünme sonucu oluşan parçaları da kapsar.
Uygulamada bu hüküm, yararlanan taşınmazın ifrazından sonra irtifak yükünün gereksiz biçimde tüm yeni parsellere yayılmasını önlemeye hizmet eder. Bölünme sonrası irtifak kural olarak her parsel lehine sürse de, hakkın niteliği yalnızca bir parselin yararlanmasına elveriyorsa yüklü taşınmaz maliki diğer parseller bakımından terkin talep edebilir. Burada salt fiili kullanım değil, olayın somut özellikleri ve koşulları da değerlendirmeye katılır. Terkin istemi tapu sicil memuruna yöneltilir; memur bu istemi irtifak hakkı sahibine bildirir ve sahip bir ay içinde itiraz etmezse irtifak terkin edilir. İtiraz edilmesi halinde, irtifaktan hangi parsellerin gerçekten yararlandığı yargı önünde belirlenir. Böylece yüklü taşınmaz, kendisine artık yarar sağlamayan parseller lehine yük taşımaktan kurtulur.
Hükmün sonucu, irtifak hakkı sahibinin yararlanma menfaati ile yüklü taşınmaz malikinin yükten kurtulma menfaati arasındaki dengeyi gözetir; bir aylık itiraz süresi hak sahibini korur. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, yararlanan taşınmazın bölünmesi halinde irtifakın yalnızca fiilen ve koşullar gereği yararlanan parsel lehine sürdürülmesi, diğer parseller bakımından terkin edilebilmesi gerektiğini benimsemektedir. Somut bir örnekle, bir kaynaktan su alma irtifakıyla yararlanan bahçe iki parsele ayrıldığında, suyun yalnızca bir parselin sulanmasında kullanıldığı durumda yüklü taşınmaz maliki, diğer parsel lehine olan irtifakın terkinini TMK m.792 uyarınca isteyebilir. Böylece bölünme, irtifak yükünü gerçek yararlanma alanıyla sınırlı tutar.
