TMK ▸ Madde 800

TMK 800. Madde

(1) İntifa hakkı sahibi, zararın kendi kusurundan ileri gelmediğini ispat etmedikçe, malın yok olmasından veya değerinin azalmasından sorumludur.

(2) İntifa hakkı sahibi, yararlanması için gerekli olmadığı hâlde tükettiği şeyleri tazmin etmekle yükümlüdür.

(3) İntifa hakkı sahibi, malın olağan kullanılması sonucunda meydana gelen değer azalmalarından sorumlu değildir.

TMK 800. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 724 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde, İsviçre Medenî Kanununun 752 nci maddesine uygun olarak, üçfıkra hâ linde düzenlenmiştir. Bu madde düzenlemesinde birinci fıkrada, intifa hakkısahibinin, malın yok olmasından ve ya değerinin azalmasından sorumluluğu, kusurlu sorumluluk olarak düzenlenmiş ve bu durumlarda, kusursuzluğunu ispat ederek sorumluluktan kurtulabileceği ifade edilmiştir. İkinci fıkrada, yararlanma için gerekli olmadığıhâ lde intifa hakkıkonusunun tüketilmesi durumunda, intifa hakkısahibinin, kusursuz olsa dahi, sorumlu olacağıbelirtilmektedir. Üçüncüfıkrada ise, “â det üzere kullanılma” ölçüsü yerine, maddede açıklık sağl ama amacıyla, “malın olağan kullanılması” ölçüsükabul edilmiştir; zaten kaynak Kanun metni de bu ifadeyi taşımaktadır.

Açıklama

TMK Madde 800, intifa hakkı sahibinin malın yok olması veya değerinin azalmasından doğan sorumluluğunu düzenler. Üç fıkra hâlindeki hüküm, intifa hakkının malın özünü saklı tutarak yalnızca semerelerinden yararlanmaya dayanan yapısının doğal bir güvencesidir. Düzenleme, intifa hakkı sahibinin iyi bir yönetici gibi özen gösterme yükümünü getiren TMK m. 803, malikin gözetim ve güvence haklarını öngören m. 807 ve m. 808 ile, ayrıca giderlerin tazminini düzenleyen m. 801 ile birlikte değerlendirilmelidir. Sorumluluğun kusur esasına dayanması, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin Türk Borçlar Kanunu m. 49 ve devamı hükümleriyle de uyum içindedir.

Maddenin işleyişinde sorumluluk üç farklı durumda ele alınır. Birinci fıkraya göre intifa hakkı sahibi, zararın kendi kusurundan ileri gelmediğini ispat etmedikçe malın yok olmasından veya değerinin azalmasından sorumludur; bu, kusur karinesine dayalı bir sorumluluk olup ispat yükünü hak sahibine yükler. Kusursuzluğunu kanıtlayan intifa hakkı sahibi sorumluluktan kurtulur. İkinci fıkra daha ağır bir kural getirir: intifa hakkı sahibi, yararlanması için gerekli olmadığı hâlde tükettiği şeyleri, kusuru bulunmasa dahi tazmin etmekle yükümlüdür; burada sorumluluk kusurdan bağımsızdır. Üçüncü fıkra ise sorumluluğun sınırını çizer: malın olağan kullanılması sonucunda meydana gelen değer azalmalarından, yani normal yıpranma ve aşınmadan intifa hakkı sahibi sorumlu tutulamaz. Böylece olağan kullanımın doğal sonuçları ile kusurlu davranışın yol açtığı zararlar birbirinden ayrılır.

Hükmün sonucu, intifa hakkı sahibinin kusurlu davranışı veya gereksiz tüketimiyle ortaya çıkan zararları tazmin etmek zorunda kalması, buna karşılık olağan yıpranmadan sorumlu tutulmamasıdır. TMK Madde 800 bu yönüyle malikin çıplak mülkiyetini korurken hak sahibini de aşırı sorumluluktan bağışık tutar. Örneğin bir aracın intifa hakkı sahibi, aracı ihmalkâr kullanarak hasara uğratırsa zarardan sorumlu olur; ancak lastiklerin ve döşemenin normal kullanımdan kaynaklanan eskimesinden sorumlu tutulamaz. Gereksiz yere tükettiği yakıt veya sarf malzemesi için ise kusuru olmasa bile tazmin yükümü doğar. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi de intifa hakkı sahibinin olağan kullanımdan doğan değer azalmalarından sorumlu olmadığını, fakat kusurlu zararları tazminle yükümlü bulunduğunu benimsemektedir.