TMK 896. Madde
(1) Hakları değişik tarihlerde tescil edilmiş olsa bile zanaatkârlar ve yükleniciler, kanunî ipotekten yararlanma bakımından kendi aralarında aynı sırada sayılırlar.
TMK 896. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 810 uncu maddesini karşılamaktadır. Kanunîipotek haklarıtescil tarihlerine göre sıra almaktadır. Ancak bu maddeyle bir taşınmaz üzerinde farklıtarihlerde birden fazla yapıipoteği kurulmuş ise bunların birbirlerine karşıönceliği olmayacağı, aynısırada işlem göreceği düzenlenmektedir.
Açıklama
Türk Medeni Kanunu m.896, zanaatkârlar ve yüklenicilerin kanunî ipotek hakkı bakımından sıra ilişkisini düzenleyen özel bir hükümdür. Kural olarak kanunî ipotek hakları, tescil tarihlerine göre sıra alır ve önce tescil edilen hak sonrakine üstün gelir. Ancak bu madde, yapı alacaklıları arasında bu genel sıra kuralına bir istisna getirir: hakları değişik tarihlerde tescil edilmiş olsa bile, zanaatkârlar ve yükleniciler kanunî ipotekten yararlanma bakımından kendi aralarında aynı sırada sayılır. Hüküm, yapı alacaklılarının kanunî ipotek hakkını ve tescil koşullarını düzenleyen TMK m.895 ile bu hakka sahip kişileri sayan m.893 hükümleriyle birlikte uygulanır ve onların tamamlayıcısı niteliğindedir. Bu eşit sıra kuralı, yalnızca yapı alacaklıları arasındaki iç ilişkiyi kapsar; onlardan önce veya sonra kurulmuş başka rehinlere karşı genel sıra düzeni geçerliliğini sürdürür.
Uygulama mekanizması, aynı yapı üzerinde emek ve malzeme sunan birden fazla zanaatkâr veya yüklenicinin bulunduğu durumlarda ortaya çıkar. Bir inşaatta farklı işkollarında çalışan ve farklı tarihlerde işlerini tamamlayan yapı alacaklıları, kanunî ipoteklerini farklı tarihlerde tescil ettirmiş olabilirler. Genel kural uygulansaydı, işini erken bitirip erken tescil ettiren alacaklı diğerlerine üstün gelir, geç tescil eden ise zayıf bir sıraya düşerdi. Madde, bu adaletsizliği önlemek için tüm yapı alacaklılarını aynı sırada kabul eder. Böylece taşınmazın paraya çevrilmesi hâlinde elde edilen bedel, sıra önceliğine göre değil, alacakları oranında garameten paylaştırılır. Bu düzenleme, ortak bir esere katkıda bulunan alacaklılar arasında eşitliği sağlamayı amaçlar.
Hükmün sonucu, yapı alacaklıları arasında tescil tarihine dayalı bir üstünlük kurulamamasıdır. Taşınmazın satış bedeli tüm yapı alacaklılarını karşılamaya yetmezse, bedel aralarında alacakları oranında paylaştırılır ve hiçbiri erken tescil ettirdiği için diğerine tercih edilmez. Yargıtay’ın yapı ipoteği ve garame paylaşımına ilişkin içtihadında, yapı alacaklıları arasındaki bu eşit sıra ilkesi istikrarlı biçimde uygulanır. Somut örnek: bir bina inşaatında elektrik işini Mart’ta tamamlayıp ipoteğini tescil ettiren elektrikçi ile sıva işini Haziran’da bitirip tescil ettiren sıvacı, taşınmazın satışında elde edilen bedel yetersiz kalırsa, TMK Madde 896 uyarınca aynı sırada sayılır ve bedeli tescil tarihine bakılmaksızın alacakları oranında paylaşırlar; erken tescil eden elektrikçi bu nedenle bir öncelik elde edemez.
