TMK 906. Madde
(1) İrat senedi ile yüklü olan taşınmazın maliki, sözleşmeyle daha uzun bir bildirim süresi kabul edilmiş olsa bile, her altı yıllık dönemin sonu için bir yıl önce bildirmek ve bedelini ödemek koşuluyla taşınmazın yükten kurtarılmasını isteyebilir.
(2) Kanunda öngörülen hâller dışında alacaklı, ancak her on yıllık dönemin sonu için bir yıl önce bildirmek suretiyle borcun ödenmesini isteyebilir.
TMK 906. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 820 nci maddesini karşılamaktadır. Kaynak Kanunun 850 nci maddesi göz önüne alınarak madde yeniden düzenlenmiştir. Madde hükmünde yüklütaşınmazın malikine, sözleşmeyle daha uzun bir süre kararlaştırılmışolsa bile, her altıyıllık dönemin sonu için bir yıl önceden bildirmek ve bedelini ödemek koşulu ile taşınmazıyükten kurtarma hakkıtanınmaktadır. Alacaklı ya ise buna karşılık olarak, kanunda öngörülen diğer hâller dışında,her on yılın sonu için bir yıl önceden bildirme koşulu ile borcun ifasınıisteme hakkıverilmektedir. Yürürlükteki metinde olmayan bu on yıllık süre, İsviçre Medenî Kanununun 850 nci maddesinde 15 yıldır.
Açıklama
TMK Madde 906, irat senedi ile yüklü taşınmazın malikine yükten kurtulma, alacaklıya ise ifayı isteme imkanı tanıyarak bu süreli yükümlülüğün sona erme rejimini düzenler. İrat senedi, kişisel borç doğurmayan ve taşınmaza bağlı sürekli bir taşınmaz yükü niteliğinde olduğundan (TMK m. 903 ve m. 907), tarafların bu ilişkiden çıkış imkanları özel olarak belirlenmiştir. Madde, hem malikin hem de alacaklının uzun süreli bir bağlanmadan kademeli olarak kurtulabilmesini sağlar. Bu yönüyle hüküm, irat senedinin yükten kurtarma (TMK m. 906) başlıklı düzenlemesi olarak, taşınmazın ekonomik dolaşımını engelleyen süresiz yüklerin önüne geçer ve sözleşme özgürlüğüne kanuni bir sınır getirir.
Uygulamada malik, sözleşmeyle daha uzun bir bildirim süresi kararlaştırılmış olsa dahi, her altı yıllık dönemin sonu için bir yıl önceden bildirimde bulunmak ve borç bedelini ödemek koşuluyla taşınmazı yükten kurtarmayı isteyebilir. Sözleşmeyle bu süreyi uzatan kayıtlar malik aleyhine ileri sürülemez; bu, malik lehine emredici bir koruma sağlar. Buna karşılık alacaklı, kanunda öngörülen özel haller dışında, ancak her on yıllık dönemin sonu için bir yıl önceden bildirimde bulunmak suretiyle borcun ödenmesini isteyebilir. Böylece malik altı yıllık, alacaklı ise on yıllık dönemlerle bağlı kılınarak, iki tarafın çıkışı dengeli biçimde zamanlanmış olur. Bildirim ve süre koşullarına uyulması, talebin geçerliliği için zorunludur.
Sonuçları bakımından, koşullara uygun bildirimde bulunan malik bedeli ödeyerek taşınmazı yükten kurtarır ve irat senedi terkin edilir; süre ve bildirim koşulu yerine getirilmezse hak o dönem için kullanılamaz, bir sonraki altı yıllık dönemin sonu beklenir. Yargıtay’ın taşınmaz rehni ve yükten kurtarma uyuşmazlıklarında, kanunda öngörülen süre ve bildirim koşullarına sıkı biçimde uyulması aranmaktadır. Somut örnekle: irat senediyle yüklü bir arsanın maliki, altıncı yıllık dönemin bitiminden bir yıl önce alacaklıya bildirimde bulunup borç bedelini öderse taşınmazı yükten kurtarabilir; ancak bu bildirimi geciktirirse, sözleşmedeki daha kısa süreye güvenemez ve bir sonraki altı yıllık dönemin sonunu beklemek zorunda kalır.
