TMK ▸ Madde 925

TMK 925. Madde

(1) Rehin senedi irade dışında elden çıkmış veya borcu sona erdirme kastı olmaksızın yok edilmiş ise alacaklı, rehin senedini ve kuponu mahkeme kararıyla iptal ettirerek borçludan borcunu ödemesini ve eğer alacak henüz muaccel değilse yeni bir rehin senedi veya kupon düzenlenmesini isteyebilir.

(2) İptal kararı, hamile yazılı kıymetli evrakın iptaline ilişkin hükümler gereğince verilir; ancak, ibraz süresi bir yıldır.

(3) Borçlu da ödenmiş olmasına rağmen geri verilmemiş olan senet için aynı hükümler uyarınca senedin iptalini isteyebilir.

TMK 925. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 839 uncu maddesini karşılamaktadır. Kaynak Kanunun 870 inci maddesine uygun olarak üçfıkra hâlinde düzenlenmiş ve maddenin ifadesi de kaynak Kanun dikkate alınarak düzeltilmiştir. Maddeyle borçlu ve alacaklı ya kaybolan ve ya yok olan rehin senedini mahkeme kararıyla iptal ettirme ve bunun yerine, yeni rehin senedi ve kupon düzenlenmesini isteyebilme hakkıgetirilmektedir. Türk Ticaret Kanununun 575 inci maddesi göz önüne alınarak ikinci fıkrada yürürlükteki Kanundan farklı olarak “itiraz” yerine “ibraz” sözcüğükullanılmıştır.

Açıklama

TMK Madde 925, taşınmaz rehni türlerinden ipotekli borç senedi ve irat senedinde kullanılan rehin senedinin irade dışı elden çıkması veya borcu sona erdirme amacı taşımaksızın yok edilmesi hâlinde başvurulacak iptal yolunu düzenler. Hüküm, kıymetli evrak niteliği taşıyan rehin senedinin, alacaklı ile borçlu arasındaki ilişkide taşıdığı ispat ve tedavül işlevini korumaya yöneliktir. Senedin kaybı, alacağın varlığını ortadan kaldırmaz; ancak senede bağlı hakkın ileri sürülmesini güçleştirir. Gerekçede de vurgulandığı gibi düzenleme, kaynak İsviçre Medeni Kanunu esas alınarak üç fıkra hâlinde kaleme alınmış ve Türk Ticaret Kanunu’nun kıymetli evraka ilişkin sistematiğiyle uyumlu kılınmıştır. İkinci fıkrada hamile yazılı kıymetli evrakın iptaline ilişkin hükümlere yapılan atıf, bu uyumun açık göstergesidir.

{TMK} Madde {925} uyarınca rehin senedi ve buna bağlı kuponu iradesi dışında elinden çıkan alacaklı, mahkemeden senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir. İptal kararının ardından alacaklı, borçludan borcunu ödemesini talep eder; alacak henüz muaccel değilse yeni bir rehin senedi veya kupon düzenlenmesini isteyebilir. İptal kararı, hamile yazılı kıymetli evrakın iptaline dair usule göre verilir; ancak burada ibraz süresi bir yıl olarak öngörülmüştür. Bu süre içinde senedi elinde bulunduran üçüncü kişi ortaya çıkıp ibrazda bulunmazsa iptal kesinleşir. Üçüncü fıkra ise simetrik bir koruma sağlar: borcunu ödemiş olmasına rağmen rehin senedi kendisine geri verilmeyen borçlu da aynı hükümler uyarınca senedin iptalini talep edebilir. Böylece ödenmiş borca dayalı senedin tekrar tedavüle girip yeni bir hak sahibinin eline geçmesi engellenir.

Mekanizmanın pratik önemi, senedin maddi kaybının alacaklıyı hak kaybına uğratmamasında yatar. İptal kararı, fiziken mevcut olmayan senedin yerine geçerek alacaklının hakkını ileri sürebilmesini sağlar; aksi hâlde rehinli alacaklı, alacağını kanıtlayamayacak ve borçludan tahsil imkânını yitirecektir. Örneğin, ipotekli borç senedini yangında yitiren bir alacaklı, iptal kararı almadan ne borçludan ödeme talep edebilir ne de senedi devredebilir; iptal kararıyla birlikte yeni senet düzenlenmesini isteyerek hakkını yeniden belgelendirir. Buna karşılık, senede iyiniyetle sahip olmuş bir üçüncü kişinin ibraz süresi içinde başvurarak korunması da mümkündür; bu nedenle bir yıllık ibraz süresi her iki tarafın menfaatini gözeten bir denge kurar. Yargıtay, iptal davalarında senedin irade dışı elden çıktığının ispatını arar.