TMK ▸ Madde 951

TMK 951. Madde

(1) Nitelikleri itibarıyla paraya çevrilmeye elverişli olmayan taşınırlar üzerinde hapis hakkı kullanılamaz.

(2) Alacaklının üstlendiği yükümlülükle veya borçlunun teslim sırasında ya da daha önce verdiği talimatla veya kamu düzeniyle bağdaşmayan hâllerde de hapis hakkı kullanılamaz.

TMK 951. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 865 inci maddesini karşılamaktadır. Maddeyle hapis hakkının (istisnaları) ayrık durumlarıbelirtilmektedir. Buna göre para ya çevrilmeye elverişli olmayan taşınır nesneler üzerinde rehin hakkıolmadığıgibi, kamu düzeni ile bağdaşmayacak şekilde bu hakkın kullanılmasıyasaklanmakta ve alacaklıhapis hakkınıkullanmayacağınıbeyan etmiş ise hapis hakkıdoğmayacağıgibi, borçlu ya taşınır eşyanın tesliminden önce beyan etmek suretiyle hapis hakkının doğumunu engelleme imkânıverilmektedir.

Açıklama

TMK Madde 951, hapis hakkının kullanılamayacağı ayrık durumları, yani bu hakkın istisnalarını düzenlemektedir. Hapis hakkının koşullarını belirleyen TMK m.950’nin tamamlayıcısı olan hüküm, hangi hallerde alacaklının elindeki taşınır üzerinde hapis hakkına başvuramayacağını sayar. Hapis hakkının hükümlerini düzenleyen TMK m.953 ile birlikte değerlendirildiğinde, hapis hakkının paraya çevirme yoluyla sonuç doğurduğu, dolayısıyla paraya çevrilemeyen eşya veya kamu düzenine aykırı kullanımlar bakımından bu hakkın işlevsiz ya da kabul edilemez olduğu anlaşılır. Madde, alacaklının teminat menfaati ile borçlunun ve kamunun menfaatleri arasındaki dengeyi gözeterek hapis hakkının sınırlarını çizer.

Maddenin işleyişinde birinci fıkra, nesnel bir sınır koyar: nitelikleri itibarıyla paraya çevrilmeye elverişli olmayan taşınırlar üzerinde hapis hakkı kullanılamaz. Çünkü hapis hakkının nihai amacı eşyanın sattırılarak alacağın tahsili olduğundan, satışa elverişli olmayan eşya bu işleve hizmet edemez. İkinci fıkra ise üç ayrı engel öngörür: alacaklının kendi üstlendiği bir yükümlülükle bağdaşmayan hallerde, borçlunun teslim sırasında ya da öncesinde verdiği talimatla bağdaşmayan hallerde ve kamu düzeniyle bağdaşmayan hallerde hapis hakkı kullanılamaz. İlk iki engel tarafların iradesine, üçüncüsü ise toplumsal düzene dayanır; örneğin alacaklı eşyayı belirli bir amaçla kullanacağını taahhüt etmişse bu taahhüde aykırı olarak eşyayı hapsedemez.

Bu düzenlemenin sonucu, sayılan engellerden birinin bulunması halinde alacaklının hapis hakkına dayanarak eşyayı alıkoyamaması ve geri vermek zorunda kalmasıdır. Borçlu, eşyanın tesliminden önce vereceği talimatla hapis hakkının doğumunu daha baştan engelleyebilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, hapis hakkı iddialarında eşyanın paraya çevrilmeye elverişli olup olmadığını ve kamu düzeni ile tarafların taahhütlerine aykırılık bulunup bulunmadığını denetlemektedir. Somut örnek olarak, kişiye ait nüfus cüzdanı veya pasaport gibi devlet belgeleri ya da haczi caiz olmayan eşyalar paraya çevrilemeyeceğinden bunlar üzerinde hapis hakkı kurulamaz; alacaklı bu tür belgeleri alacağı için alıkoyamaz. Aynı şekilde, alacaklı eşyayı yalnızca belirli bir işte kullanmak üzere teslim almış ve bunu taahhüt etmişse, bu taahhüde aykırı olarak eşyayı borç için hapsedemez ve talep üzerine geri vermek zorunda kalır.