TMK 952. Madde
(1) Alacaklı, borçlunun ödemeden acze düşmesi hâlinde, alacağı muaccel olmasa bile, hapis hakkını kullanabilir.
(2) Borç ödemeden aciz, taşınırın tesliminden sonra meydana gelmiş veya daha önce meydana gelmiş olmakla beraber alacaklı bu durumu teslimden sonra öğrenmiş ise; o şeyin belli bir yönde kullanılacağı konusunda alacaklı tarafından yüklenilmiş bir yükümlülük veya borçlunun teslim sırasında ya da daha önce verdiği talimatla bağdaşmasa bile, alacaklı hapis hakkını kullanabilir.
TMK 952. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 866 ncımaddesini karşılamaktadır. Maddeyle borçlunun ödemeden acze düşmesi hâlinde, hapis hakkının doğumu için öngörülen muacceliyet koşuluna ve tarafların hapis hakkınıortadan kaldıracak işlemlerine karşıayrık durumlar getirilmektedir.
Açıklama
TMK Madde 952, hapis hakkının kullanılması bakımından borçlunun ödemeden acze düşmesi haline özgü bir istisna getirmektedir. Hapis hakkının genel koşullarını -özellikle alacağın muaccel olması şartını- düzenleyen TMK m.950 ile birlikte okunması gereken hüküm, borçlunun mali durumunun bozulduğu hallerde alacaklıyı korumayı amaçlar. Hapis hakkının hükümlerini düzenleyen TMK m.953 ve ayrık durumları gösteren TMK m.951 ile aynı bütün içinde yer alan madde, normal şartlarda muacceliyet aranan hapis hakkının, borçlunun acze düşmesi durumunda muacceliyet beklenmeksizin kullanılabileceğini öngörerek alacaklının teminatsız kalma riskini azaltır.
Maddenin işleyişinde birinci fıkra, temel istisnayı belirler: alacaklı, borçlu ödemeden acze düştüğünde, alacağı henüz muaccel olmasa dahi hapis hakkını kullanabilir. Böylece muacceliyet koşulu, borçlunun ödeme gücünü yitirdiği durumda alacaklı lehine esnetilir. İkinci fıkra, acze düşmenin zamanına ve alacaklının bilgisine göre ek bir genişletme yapar: borç ödemeden aciz, taşınırın tesliminden sonra ortaya çıkmışsa ya da daha önce ortaya çıkmış olsa bile alacaklı bunu teslimden sonra öğrenmişse, alacaklı; eşyanın belli bir yönde kullanılacağına ilişkin kendi üstlendiği yükümlülükle veya borçlunun teslim sırasında ya da öncesinde verdiği talimatla bağdaşmasa dahi hapis hakkını kullanabilir. Bu, normalde hapis hakkını engelleyen taahhüt ve talimatların aciz halinde etkisini kaybetmesi demektir.
Bu düzenlemenin sonucu, borçlunun ödeme güçsüzlüğünün belgelenmesi halinde alacaklının, vade gelmemiş olsa veya aksine talimat bulunsa bile elindeki taşınır üzerinde hapis hakkına dayanarak teminat elde edebilmesidir. Aciz hali, aciz vesikası, iflas veya benzeri somut göstergelerle ispatlanmalıdır; salt şüphe yeterli değildir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, muacceliyet aranmaksızın hapis hakkının kullanılabilmesi için borçlunun ödemeden acze düştüğünün somut delillerle ortaya konmasını aramaktadır. Pratikte, bir nakliyecinin elinde bulunan ve henüz vadesi gelmemiş alacağına karşılık tuttuğu eşyada, müşterinin iflas etmesi üzerine nakliyeci, vadeyi beklemeden hapis hakkını kullanarak eşyayı geri vermekten kaçınabilir. Hatta eşyanın belirli bir adrese teslim edileceğine ilişkin önceki talimat bulunsa dahi, aciz hali bu talimatın bağlayıcılığını ortadan kaldırdığından nakliyeci eşyayı alacağına karşılık alıkoyma yetkisini kullanabilir.
