TMK 953. Madde
(1) Borç yerine getirilmez ve yeterli güvence de gösterilmezse alacaklı, borçluya daha önce bildirimde bulunarak, hapsettiği şeylerin teslime bağlı rehin hükümleri uyarınca paraya çevrilmesini isteyebilir.
(2) Üzerinde hapis hakkı bulunan nama yazılı kıymetli evrakın paraya çevrilmesi için icra dairesi, borçlu yerine gerekli işlemleri yapar.
TMK 953. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 867 inci maddesini karşılamaktadır. 176 Maddeyle alacaklı ya borcun yerine getirilmesi ve yeterli güvence de gösterilmemesi hâllerinde, hapis hakkının konusu olan taşınır nesneleri,taşınır rehni hükümlerine göre para ya çevirme hakkıverilmekte ve hapis hakkıkıymetli evrak üzerinde ise borçlunun yapmasıgereken işler için de icra dairesine yetki tanınmaktadır.
Açıklama
TMK Madde 953, hapis hakkının hükümlerini, yani bu hakkın alacaklıya tanıdığı yetkilerin nihai sonucunu düzenlemektedir. Hapis hakkının koşullarını belirleyen TMK m.950, ayrık durumları gösteren TMK m.951 ve borç ödemeden aciz halini düzenleyen TMK m.952 ile birlikte hapis hakkı rejiminin tamamlayıcı son halkasını oluşturur. Hüküm, hapis hakkının yalnızca eşyayı geri vermekten kaçınma yetkisi olmadığını, borç ödenmediğinde rehnin paraya çevrilmesini isteme yetkisini de içerdiğini açıkça ortaya koyar. Bu yönüyle hapis hakkı, kanundan doğan bir taşınır rehni gibi sonuç doğurur ve teslime bağlı rehnin paraya çevrilmesine ilişkin hükümlere ve İcra ve İflas Kanunu’nun rehnin paraya çevrilmesine dair düzenlemelerine bağlanır.
Maddenin işleyişinde birinci fıkra, alacaklının paraya çevirme yetkisini koşula bağlar: borç yerine getirilmemiş ve borçlu yeterli güvence de göstermemiş olmalıdır. Bu iki koşul birlikte gerçekleştiğinde alacaklı, paraya çevirmeden önce borçluya bildirimde bulunmak suretiyle, hapsettiği şeylerin teslime bağlı rehin hükümleri uyarınca paraya çevrilmesini isteyebilir. Önceden bildirim, borçluya son bir ödeme veya teminat gösterme fırsatı tanıyan zorunlu bir aşamadır. İkinci fıkra, hapis hakkının konusu nama yazılı kıymetli evrak ise özel bir usul öngörür: bu senedin paraya çevrilmesi için borçlunun yapması gereken devir ve benzeri işlemleri, onun yerine icra dairesi yerine getirir; böylece senede bağlı hakkın realize edilmesindeki tıkanıklık aşılır.
Bu düzenlemenin sonucu, koşulları gerçekleşen alacaklının hapsettiği eşyayı icra yoluyla sattırarak satış bedelinden alacağını öncelikle tahsil edebilmesidir. Önceden bildirim yapılmadan girişilen paraya çevirme talebi usulen reddedilebilir; yeterli güvence gösterildiğinde ise paraya çevirme yetkisi doğmaz. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, hapis hakkına dayalı paraya çevirme taleplerinde, borcun muacceliyeti, güvence gösterilmemiş olması ve borçluya bildirim koşullarının birlikte gerçekleşip gerçekleşmediğini denetlemektedir. Somut örnek olarak, müşterisinin onarıma bıraktığı makineyi ücreti ödenmediği için hapseden tamirci, borçluya bildirim yaptıktan sonra ücretini alamazsa, makinenin teslime bağlı rehin hükümlerine göre icra yoluyla satılmasını isteyebilir ve satış bedelinden alacağını öncelikle karşılar. Burada hapis hakkı, alacaklının elindeki eşyayı yalnızca alıkoyma yetkisinin ötesine geçerek gerçek bir teminat işlevi kazanır; bu yönüyle kanundan doğan bir taşınır rehni gibi sonuç doğurur.
