TMK 960. Madde
(1) Ortaklık genel kurulunda rehinli pay senetlerini temsil etmek yetkisi, rehin alacaklısına değil, pay sahibine aittir.
TMK 960. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 874 üncümaddesini karşılamaktadır. Madde pay senetlerinin rehninde, ortaklık genel kurulunda temsil yetkisinin kime ait olacağı düzenlenmektedir.
Açıklama
TMK Madde 960, pay senetlerinin rehnedilmesi hâlinde, ortaklık genel kurulunda rehinli pay senetlerini temsil yetkisinin kime ait olacağını düzenler. Hükme göre bu temsil yetkisi rehin alacaklısına değil, pay sahibine aittir. Düzenleme, alacak ve kıymetli evrak rehnine ilişkin TMK hükümlerini (TMK m.954 vd.) tamamlar ve rehnin yalnızca pay senedinin malvarlıksal değerini güvence altına aldığını, ortaklık yönetimine katılma gibi yönetimsel hakları kapsamadığını ortaya koyar. Bu yönüyle hüküm, Türk Ticaret Kanunu’nun pay sahipliği ve genel kurulda oy hakkına ilişkin hükümleriyle de uyum içindedir. Düzenleme, rehnin teminat işlevini ortaklığın yönetimine müdahale aracına dönüştürmeyi engelleyen önemli bir sınır çizer.
Maddenin uygulanmasında belirleyici ayrım, malvarlıksal haklar ile yönetimsel (idari) haklar arasındaki ayrımdır. Bir pay senedi rehnedildiğinde, rehin alacaklısının güvencesi senedin temsil ettiği ekonomik değerle, yani temettü ve tasfiye payı gibi malvarlıksal beklentilerle sınırlıdır. Genel kurula katılma ve oy kullanma gibi yönetimsel haklar ise pay sahibinin kişiliğine bağlı kaldığından, rehne rağmen pay sahibinde kalır. Dolayısıyla rehin alacaklısı, sırf rehin hakkına dayanarak genel kurulda oy kullanamaz veya ortaklığın yönetimine müdahale edemez; pay sahibi ise rehne rağmen ortak sıfatından doğan yönetimsel yetkilerini kullanmaya devam eder. Bu ayrım, teminat amacının ortaklık kontrolünü ele geçirme amacından net biçimde ayrılmasını sağlar.
Hükmün sonucu, rehin alacaklısının ortaklık yönetimi üzerinde söz sahibi olamaması, pay sahibinin ise rehne rağmen şirketteki yönetimsel konumunu korumasıdır. Bu denge, rehni bir teminat aracı olmaktan çıkarıp ortaklık denetimini ele geçirme aracına dönüştürmeyi engeller. Taraflar dilerlerse, rehin alacaklısına oy hakkını kullanma yetkisini ayrı bir temsil yetkisi (vekâlet) vererek tanıyabilir; ancak bu, rehin hakkının kendiliğinden bir sonucu değildir. Örneğin bir anonim şirket pay senetlerini kredi karşılığında bankaya rehneden ortak, genel kurulda oy kullanma hakkını korur; banka yalnızca senedin ekonomik değeri üzerinde güvenceye sahiptir. Yargıtay’ın pay senedi rehni ve ortaklık haklarına ilişkin dairelerinin içtihatları, yönetimsel hakların pay sahibinde kaldığı yönündeki bu ayrımı benimsemektedir.
