TMK ▸ Madde 972

TMK 972. Madde

(1) Tahvil çıkaracaklar ile tahvil çıkarmaya ilişkin koşullar ve çıkarma izni vermeye yetkili makam özel kanunla belirlenir.

TMK 972. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 886 ncımaddesini karşılamaktadır. Maddeyle kimlerin tahvil çıkarma yetkisine sahip olacağı, bu hususta izin vermeye yetkili resmîmercilerin kimler olacağı ve tahvil çıkarma işinin koşullarının tesbitine ilişkin hususların kanunla belirleneceği ifade edilmektedir.

Açıklama

TMK Madde 972, rehinli tahvillerin düzenlenmesine ilişkin yetki ve usul çerçevesini özel kanuna bırakarak taşınmaz rehniyle güvence altına alınan kıymetli evrakın ihracını sınırlı ve denetimli bir alana hapseder. Hükme göre tahvil çıkaracaklar, tahvil çıkarmaya ilişkin koşullar ve çıkarma izni vermeye yetkili makam özel kanunla belirlenir. Bu hüküm, rehinli tahvillerin şekline ilişkin TMK m. 971 ve taşınmaz rehnini düzenleyen TMK m. 850 ve devamı hükümleriyle birlikte değerlendirilir. Madde, taşınmaz teminatına dayalı menkul kıymet ihracının kamu düzenini ve alacaklıların güvenliğini ilgilendirmesi nedeniyle, bu alanı genel düzenleme yerine özel kanun güvencesine bağlamayı amaçlar ve böylece sistemin istikrarını gözetir.

Uygulamada bu hüküm, herkesin serbestçe taşınmaz rehnine dayalı tahvil ihraç edemeyeceğini, bu yetkinin yalnızca özel kanunla belirlenen kişi ve kuruluşlara tanınabileceğini ortaya koyar. Tahvil çıkarma izninin hangi resmî makam tarafından verileceği, ihracın hangi koşul ve sınırlamalara tabi olacağı da yine özel kanunla düzenlenir. Böylece taşınmaz teminatına dayalı menkul kıymetlerin ihracı, idari denetim ve yasal güvence altında gerçekleştirilir; bu da hem tasarruf sahiplerini hem de finansal sistemin istikrarını korumayı hedefler. Hüküm, doğrudan ayrıntılı bir maddi düzenleme getirmek yerine, konunun ayrıntısını özel mevzuata havale eden çerçeve bir norm niteliği taşır ve esnek bir düzenleme alanı yaratır.

Bu yapının sonucu olarak, özel kanunda öngörülen yetki ve izin koşullarına uyulmadan yapılacak tahvil ihraçları geçersiz sayılır ve ilgili mevzuatta öngörülen yaptırımlara tabi olur. Bu alandaki düzenleme, sermaye piyasası ve ilgili özel mevzuat hükümleriyle bütünlük içinde işler; uyuşmazlıklarda mahkemeler bu özel düzenlemelere göre değerlendirme yapar. Örneğin, taşınmaz rehnine dayalı bir tahvil ihraç etmek isteyen bir kuruluşun, TMK Madde 972 gereğince önce özel kanunda öngörülen yetkili makamdan izin alması ve kanunda belirlenen koşulları sağlaması gerekir; bu güvence ve izin süreci tamamlanmadan yapılan ihraç hukuken korunmaz ve yatırımcılar bakımından geçersizlik sonucu doğurarak sorumluluk gündeme getirir.