TTK 1273. Madde
(1) Taraflarca başka bir husus kararlaştırılmamış olduğu takdirde, müşterek avarya garamesi, Milletlerarası Denizcilik Komitesi tarafından hazırlanarak, bu madde hükmüne göre Türkçe’ye çevrilip yayımlanmış olan en son tarihli York-Anvers Kurallarına tabidir.
(2) York-Anvers Kurallarının çevirisi, Sigortacılık Genel Müdürlüğü ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından kurulacak bir ihtisas komitesince hazırlanır ve çevrilen orijinal metin ile birlikte Resmî Gazetede yayımlanarak ilan edilir. Milletlerarası Denizcilik Komitesi tarafından, York-Anvers Kurallarında yapılacak değişiklikler de aynı yöntemle Türkçe’ye çevrilip ilgili müsteşarlıklarca resen veya gerçek ve tüzel kişilerin başvurusu üzerine yayımlanır.
TTK 1273. Madde Gerekçesi
York Anvers Kuralları, hem kabotaj taşımalarında hem de milletlerarası taşımalarda, müşterek avarya hakkında uygulanan temel kurallar niteliğindedir. Bu Kurallar, gelişmeler ve ihtiyaçlar doğrultusunda Comité Maritime International tarafından aralıklarla yenilenmektedir. Uygulamada kullanılan bütün basılı sözleşmeler ve konişmentolar, mezkûr Kurallar’a atıf içermektedir. Dolayısıyla, uygulamadaki olayların büyük bir çoğunluğunda, York Anvers Kurallarının hangi tarihli metninin uygulanacağı zaten taraflarca kararlaştırılmış olmaktadır. Buna karşılık, tarafların bu hususa dair bir anlaşma yapmadıkları haller için Tasarıya yedek hukuk kuralları almak gerekmiştir. 6762 sayılı Kanunun ilk tasarısında, York Anvers Kuralları’nın 1924 tarihli metni esas alınmıştı. Bu Kurallar 1950 yılında yenilenince, Tasarıyı gözden geçiren Adliye Encümeni, bu kuralları tasarıya işlemiştir. 6762 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra, York Anvers Kuralları 1974, 1990, 1994 ve 2004 yıllarında esaslı değişikliklere uğramıştır. Ancak bu değişiklikler, 6762 sayılı Kanuna yansımadığından, kanunî düzenleme ile uygulama arasında uyumsuzluk doğmuştur. Bütün bu gelişmeler karşısında, bu Kuralları Tasarıya işlemek sakıncalı bulunmuştur. Dolayısıyla, York Anvers Kuralları’nın güncel metninin daima uygulanabilmesini mümkün kılan bir çözüm üzerinde çalışılmıştır. Bu amaçla, İsviçre Deniz Ticareti Kanunu’nda benimsenen çözüm incelenmiştir. Ancak bu çözümün, York Anvers Kuralları’nın belli tarihli bir metnine atıftan ibaret olduğu görüldüğünden tatminkâr bulunmamıştır. Sonuçta, Sigortacılık Genel Müdürlüğü’nün ve Denizcilik Müsteşarlığı’nın görüşleri alınarak, Tasarıdaki hüküm kabul edilmiştir. Buna göre, 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunun 34 üncü maddesi uyarınca yayımlanmış olan Sigorta İhtisas Komiteleri Yönetmeliği (15/06/1995 tarihli ve 22314 sayılı Resmî Gazete) uyarınca bir ihtisas komitesi kurulacaktır. Müşterek avarya garame payları uygulamada hiç istisnasız sigortacılar tarafından karşılandığından, bu komiteye sigorta sektörüyle birlikte denizcilik sektörünü temsilen de Denizcilik Müsteşarlığı’ndan üyeler davet edilecektir. Ayrıca Deniz Ticaret Odaları’ndan ve diğer meslek kuruluşlarından temsilcilerle, bu alanda çalışan uzman akademisyen ve uygulamacıların katılımı sağlanacaktır. Böylece kurulan komite, York Anvers Kurallarının uygulanacak tercümesini hazırlayacaktır. Bu hüküm sayesinde, Kurallar’ın en son kabul edilen metni esas alınacak, diğer yandan mahkeme ve dispeççiler, İngilizce bir metni doğrudan uygulama külfetinden kurtarılmış olacaktır. Öte yandan, Kurallarda meydana gelecek bir değişiklik, kurulacak komite tarafından tercüme edilip Resmi Gazetede yayımlanmadığı sürece mahkemeler için bağlayıcı olmayacaktır.
TTK 1273. Madde Açıklaması
TTK Madde 1273, TTK’nın dördüncü kitabında düzenlenen deniz ticaret hukukunun müşterek avarya hükümlerinin sistematiği içinde uygulanacak kurallar konusunu düzenlemektedir. Uygulamada taraflar çoğunlukla York-Anvers Kuralları’nı sözleşmeye dahil etmekte; bu kuralların TTK hükümleriyle çelişmemesi hâlinde geçerlilikleri mahkemelerce tanınmaktadır. Müşterek avarya, geminin ve yükün ortak deniz tehlikesinden kurtarılması amacıyla bilerek gerçekleştirilen fedakârlık ve harcamaların tüm menfaat sahipleri arasında orantılı biçimde paylaştırılmasını sağlayan, köklü bir deniz hukuku kurumudur. 6102 sayılı TTK bu kurumu kapsamlı biçimde düzenlemiş; tarafların sözleşmeyle York-Anvers Kuralları’na atıfta bulunma imkânını da korumuştur.
Uygulamada TTK Madde 1273, müşterek avarya dispeçinin hazırlanması, garame payı hesabının yapılması ve alacakların tahsilinde doğrudan işlev görmektedir. dispeçciler, donatan şirketleri, navlun sigortacıları ve yük alacaklıları arasındaki uyuşmazlıklarda bu madde hükmü temel başvuru kaynağını oluşturmaktadır. Örneğin bir geminin fırtına sırasında bir kısım yükü denize atması veya kasıtlı olarak kaporta açılarak güverte altına su alınması gibi durumlarda müşterek avarya koşullarının oluşup oluşmadığı, TTK Madde 1273’de ortaya konulan ölçütler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Garame payı borçlularının kişisel sorumluluğu ve teminat mekanizmasının işletilmesi de madde kapsamında ayrıca düzenlenmiş; dispeçcilerin tarafsızlık ve denetim yükümlülükleri ise uygulamada sıklıkla uyuşmazlık konusu olmaktadır.
TTK Madde 1273’nin öngördüğü yükümlülüklerin ihlali, dispeç raporunun geçersizliğine ve garame payı alacaklarının takibinin engellenmesine yol açabilmektedir. Zamanaşımının bir yılda dolmasıyla birlikte alacaklının tüm talep hakları sona ermektedir. Kanun koyucunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, “York Anvers Kuralları, hem kabotaj taşımalarında hem de milletlerarası taşımalarda, müşterek avarya hakkında uygulanan temel kural…” Müşterek avarya koşullarının oluşup oluşmadığı ile dispeç raporuna yapılan itirazların değerlendirilmesinde mahkemeler bu madde hükmünü esas almaktadır. Yargıtay içtihadında müşterek avarya alacaklarının sigorta tazminatıyla ilişkisi ve sigortacının rücu hakkının kapsamı da bu madde sistematığı içinde incelenmektedir. Bu nedenle kargo sigortası poliçelerinin ve navlun sözleşmelerinin bu madde gereklilikleriyle uyumlu biçimde hazırlanması büyük önem taşımaktadır.
