TTK 1277. Madde
(1) Kaptan, garame payları ödenmedikçe veya 1201 inci madde gereğince, bunlar için teminat gösterilmedikçe garameye iştirak edecek eşyayı teslim edemez; ederse kendisi de bu paylardan şahsen sorumlu tutulur.
(2) Kaptanın hareket tarzını donatan emretmişse 1089 uncu maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları uygulanır.
(3) Alacaklıların garameye giren eşya üzerindeki hapis hakkı, alacaklılar adına taşıyan tarafından 1201 inci madde hükümlerine göre kullanılır.
TTK 1277. Madde Gerekçesi
Alm. TK.’nın 1972 değişikliğinden önceki 731 inci paragrafından iktibas edilmiş olan 6762 sayılı Kanunun 1206 ncı maddesinden alınmıştır. Taşıyanın hapis hakkı, Tasarının 1201 inci maddesinde yeniden düzenlendiği için, madde bu yeni düzenlemeye uydurulmuştur. Bu çerçevede, birinci fıkranın ikinci cümlesinde geçen “eşya üzerindeki hapis hakkına halel gelmemekle beraber” ibaresi çıkartılmıştır, çünkü zilyetliğin yitirilmesi halinde hapis hakkı da sona ermiş olacaktır. Üçüncü fıkranın ikinci cümlesi, mehaz hükme ve Tasarının 1201 inci maddesine uygun olarak sadeleştirilmiştir. 1278 ilâ 1284 üncü Maddelere İlişkin Genel Açıklamalar Dispeç usulüne ilişkin hükümler, 6762 sayılı Kanunun ilk tasarısına Alman Nizasız Kaza Kanunundan (Gesetz über die freiwillige Gerichtsbarkeit) alınmıştı. O tasarıyı denetleyen Adliye Encümeni, bu hükümlerde bazı değişiklikler ve onlara eklemeler yapmıştır. Tasarının 1278 ilâ 1284 üncü maddelerinde, bu sisteme esas itibarıyla dokunulmamıştır. Ancak, Alman Nizasız Kaza Kanunundan alınması ihmal edilen hükümler eklenmiş ve bazı tercüme yanlışları da giderilmiştir.
TTK 1277. Madde Açıklaması
TTK Madde 1277, TTK’nın dördüncü kitabında düzenlenen deniz ticaret hukukunun müşterek avarya hükümlerinin sistematiği içinde hapis hakkının kullanılması konusunu düzenlemektedir. Müşterek avarya, geminin ve yükün ortak deniz tehlikesinden kurtarılması amacıyla bilerek gerçekleştirilen fedakârlık ve harcamaların tüm menfaat sahipleri arasında orantılı biçimde paylaştırılmasını sağlayan, köklü bir deniz hukuku kurumudur. 6102 sayılı TTK bu kurumu kapsamlı biçimde düzenlemiş; tarafların sözleşmeyle York-Anvers Kuralları’na atıfta bulunma imkânını da korumuştur. Söz konusu hüküm, TTK m.1201, TTK m.1089 hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Uygulamada TTK Madde 1277, müşterek avarya dispeçinin hazırlanması, garame payı hesabının yapılması ve alacakların tahsilinde doğrudan işlev görmektedir. dispeçciler, donatan şirketleri, navlun sigortacıları ve yük alacaklıları arasındaki uyuşmazlıklarda bu madde hükmü temel başvuru kaynağını oluşturmaktadır. Örneğin bir geminin fırtına sırasında bir kısım yükü denize atması veya kasıtlı olarak kaporta açılarak güverte altına su alınması gibi durumlarda müşterek avarya koşullarının oluşup oluşmadığı, TTK Madde 1277’de ortaya konulan ölçütler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Garame payı borçlularının kişisel sorumluluğu ve teminat mekanizmasının işletilmesi de madde kapsamında ayrıca düzenlenmiş; dispeçcilerin tarafsızlık ve denetim yükümlülükleri ise uygulamada sıklıkla uyuşmazlık konusu olmaktadır.
TTK Madde 1277’nin öngördüğü yükümlülüklerin ihlali, dispeç raporunun geçersizliğine ve garame payı alacaklarının takibinin engellenmesine yol açabilmektedir. Zamanaşımının bir yılda dolmasıyla birlikte alacaklının tüm talep hakları sona ermektedir. Kanun koyucunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, “TK.’nın 1972 değişikliğinden önceki 731 inci paragrafından iktibas edilmiş olan 6762 sayılı Kanunun 1206 ncı maddesinden alınmıştı…” Müşterek avarya koşullarının oluşup oluşmadığı ile dispeç raporuna yapılan itirazların değerlendirilmesinde mahkemeler bu madde hükmünü esas almaktadır. Yargıtay içtihadında müşterek avarya alacaklarının sigorta tazminatıyla ilişkisi ve sigortacının rücu hakkının kapsamı da bu madde sistematığı içinde incelenmektedir. Bu nedenle kargo sigortası poliçelerinin ve navlun sözleşmelerinin bu madde gereklilikleriyle uyumlu biçimde hazırlanması büyük önem taşımaktadır.
