TTK 1280. Madde
(1) Dispeç, ilgililerin oybirliğiyle atayacakları bir veya birden fazla dispeççi tarafından yapılır. Oybirliği sağlanamazsa, dispeççiyi veya dispeççileri, dispeçin yapılacağı yer mahkemesi atar.
(2) İlgililerden her biri dispeçin yapılması için gereken ve elinde bulunan belgeleri, özellikle çarter partileri, konişmento ve faturaları, dispeççiye vermekle yükümlüdür.
(3) Dispeççinin istemi üzerine mahkeme, ellerinde bulunan ve kanunen ibrazla yükümlü oldukları belgeleri dispeççiye teslim etmelerini, onları elinde bulunduranlara emreder.
(4) Dispeççi, ilgililerin dispeçi incelemelerine izin ve istemleri üzerine giderlerini ödemeleri şartıyla, bir örnek vermekle yükümlüdür.
TTK 1280. Madde Gerekçesi
Bu maddenin ilk iki fıkrası, Alm. TK.’nın 729 uncu paragrafından iktibas edilmiş olan 6762 sayılı Kanunun 1208 inci maddesinin ilk iki fıkrasından dili güncelleştirilerek alınmıştır. 6762 sayılı Kanunun hükmünde, birinci fıkranının birinci cümlesinde “hükûmetçe tayin edilmiş olan dispeççiler”e yapılan yollama Tasarıya alınmamıştır, çünkü 6762 sayılı Kanunun yürürlükte bulunduğu yaklaşık elli yıl içinde hükûmet tarafından böyle bir tayin yoluna gidilmemiştir. Çağdaş denizcilik uygulamaları dikkate alınarak, dispeççi seçimi öncelikle ilgililere bırakılmış, ilgililer tarafından oy birliği ile bir seçim yapılamaması halinde mahkemeye müracaat edilmesi kuralı kabul edilmiştir. Maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları, Alman Nizasız Kaza Kanununun 151 ilâ 152 nci maddelerinden iktibas edilmiş olan 6762 sayılı Kanunun 1208 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarından dili güncelleştirilerek alınmıştır. Üçüncü fıkrada, mehaz Alman hükmünde, ibraz yükümlülüğünün hangi kanundan doğduğu açık bırakılmışken, 6762 sayılı Kanunun hükmünde “Usul Kanunu”na atıf yapılarak, hükmün uygulama alanı daraltılmıştır. Bu düzenleme isabetli bulunmadığından, hüküm kaynak kurala uygun olarak değiştirilmiştir.
TTK 1280. Madde Açıklaması
TTK Madde 1280, TTK’nın dördüncü kitabında düzenlenen deniz ticaret hukukunun müşterek avarya hükümlerinin sistematiği içinde dispeççi konusunu düzenlemektedir. Müşterek avarya, geminin ve yükün ortak deniz tehlikesinden kurtarılması amacıyla bilerek gerçekleştirilen fedakârlık ve harcamaların tüm menfaat sahipleri arasında orantılı biçimde paylaştırılmasını sağlayan, köklü bir deniz hukuku kurumudur. 6102 sayılı TTK bu kurumu kapsamlı biçimde düzenlemiş; tarafların sözleşmeyle York-Anvers Kuralları’na atıfta bulunma imkânını da korumuştur.
Uygulamada TTK Madde 1280, müşterek avarya dispeçinin hazırlanması, garame payı hesabının yapılması ve alacakların tahsilinde doğrudan işlev görmektedir. dispeçciler, donatan şirketleri, navlun sigortacıları ve yük alacaklıları arasındaki uyuşmazlıklarda bu madde hükmü temel başvuru kaynağını oluşturmaktadır. Örneğin bir geminin fırtına sırasında bir kısım yükü denize atması veya kasıtlı olarak kaporta açılarak güverte altına su alınması gibi durumlarda müşterek avarya koşullarının oluşup oluşmadığı, TTK Madde 1280’de ortaya konulan ölçütler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Garame payı borçlularının kişisel sorumluluğu ve teminat mekanizmasının işletilmesi de madde kapsamında ayrıca düzenlenmiş; dispeçcilerin tarafsızlık ve denetim yükümlülükleri ise uygulamada sıklıkla uyuşmazlık konusu olmaktadır.
TTK Madde 1280’nin öngördüğü yükümlülüklerin ihlali, dispeç raporunun geçersizliğine ve garame payı alacaklarının takibinin engellenmesine yol açabilmektedir. Zamanaşımının bir yılda dolmasıyla birlikte alacaklının tüm talep hakları sona ermektedir. Kanun koyucunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, “TK.’nın 729 uncu paragrafından iktibas edilmiş olan 6762 sayılı Kanunun 1208 inci maddesinin ilk iki fıkrasından dili güncelleştir…” Müşterek avarya koşullarının oluşup oluşmadığı ile dispeç raporuna yapılan itirazların değerlendirilmesinde mahkemeler bu madde hükmünü esas almaktadır. Yargıtay içtihadında müşterek avarya alacaklarının sigorta tazminatıyla ilişkisi ve sigortacının rücu hakkının kapsamı da bu madde sistematığı içinde incelenmektedir. Bu nedenle kargo sigortası poliçelerinin ve navlun sözleşmelerinin bu madde gereklilikleriyle uyumlu biçimde hazırlanması büyük önem taşımaktadır.
