TTK 1284. Madde
(1) Dispeç raporunun onaylanması hakkındaki kararın kesinleşmesiyle bu karar, raporda gösterilen alacakların ödetilmesi için verilmiş bir ilam niteliğini kazanır. Şu kadar ki, itiraza uğramamış bir raporun onaylanması kararı kesinleşmeden önce de bu niteliğe sahiptir.
(2) Raporun onayına ait ilam, onay istemi üzerine yapılan duruşmaya usulüne göre çağrılmış olmayan ilgililer aleyhine hiçbir sonuç doğurmaz.
TTK 1284. Madde Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 1213 üncü maddesinden dili güncelleştirilerek alınmıştır. Mehaz hüküm, 6762 sayılı Kanunun tasarısını inceleyen Adliye Encümeni tarafından, Alman Nizasız Kaza Kanununun 158 inci maddesi gözönünde bulundurularak hazırlanmıştı.
TTK 1284. Madde Açıklaması
TTK Madde 1284, TTK’nın dördüncü kitabında düzenlenen deniz ticaret hukukunun müşterek avarya hükümlerinin sistematiği içinde dispeç raporunun onaylanması hakkındaki kararın hükmü konusunu düzenlemektedir. Müşterek avarya, geminin ve yükün ortak deniz tehlikesinden kurtarılması amacıyla bilerek gerçekleştirilen fedakârlık ve harcamaların tüm menfaat sahipleri arasında orantılı biçimde paylaştırılmasını sağlayan, köklü bir deniz hukuku kurumudur. 6102 sayılı TTK bu kurumu kapsamlı biçimde düzenlemiş; tarafların sözleşmeyle York-Anvers Kuralları’na atıfta bulunma imkânını da korumuştur.
Uygulamada TTK Madde 1284, müşterek avarya dispeçinin hazırlanması, garame payı hesabının yapılması ve alacakların tahsilinde doğrudan işlev görmektedir. dispeçciler, donatan şirketleri, navlun sigortacıları ve yük alacaklıları arasındaki uyuşmazlıklarda bu madde hükmü temel başvuru kaynağını oluşturmaktadır. Örneğin bir geminin fırtına sırasında bir kısım yükü denize atması veya kasıtlı olarak kaporta açılarak güverte altına su alınması gibi durumlarda müşterek avarya koşullarının oluşup oluşmadığı, TTK Madde 1284’de ortaya konulan ölçütler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Garame payı borçlularının kişisel sorumluluğu ve teminat mekanizmasının işletilmesi de madde kapsamında ayrıca düzenlenmiş; dispeçcilerin tarafsızlık ve denetim yükümlülükleri ise uygulamada sıklıkla uyuşmazlık konusu olmaktadır.
TTK Madde 1284’nin öngördüğü yükümlülüklerin ihlali, dispeç raporunun geçersizliğine ve garame payı alacaklarının takibinin engellenmesine yol açabilmektedir. Zamanaşımının bir yılda dolmasıyla birlikte alacaklının tüm talep hakları sona ermektedir. Kanun koyucunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, “6762 sayılı Kanunun 1213 üncü maddesinden dili güncelleştirilerek alınmıştır.” Müşterek avarya koşullarının oluşup oluşmadığı ile dispeç raporuna yapılan itirazların değerlendirilmesinde mahkemeler bu madde hükmünü esas almaktadır. Yargıtay içtihadında müşterek avarya alacaklarının sigorta tazminatıyla ilişkisi ve sigortacının rücu hakkının kapsamı da bu madde sistematığı içinde incelenmektedir. Bu nedenle kargo sigortası poliçelerinin ve navlun sözleşmelerinin bu madde gereklilikleriyle uyumlu biçimde hazırlanması büyük önem taşımaktadır.
