TTK 1287. Madde
(1) Çatma, umulmayan bir hâl veya mücbir sebep yüzünden meydana gelmiş veya neden ileri geldiği anlaşılamamışsa, çarpışan gemilerin veya gemilerde bulunan insanların yahut eşyanın çatma yüzünden uğradıkları zarara, o zarara uğrayan kişi katlanır.
(2) Birinci fıkrada sayılan hâller gemilerin hepsi veya onlardan biri, kaza anında demirdeyken meydana gelirse birinci fıkra hükmü uygulanır.
TTK 1287. Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrası, 1910 Sözleşmesinin 2 nci maddesinin birinci fıkrasından alınmıştır. Bu hüküm daha önce, Alm. TK.’nın 734 üncü paragrafından iktibas edilen 6762 sayılı Kanunun 1216 ncı maddesinde yer almıştı. Hüküm korunmuştur, ancak anlatımı 1910 Sözleşmesiyle tam uyumlu hale getirilmiştir. 1910 Sözleşmesindeki hükmünün ikinci fıkrası Alm. TK.’ya alınmadığı için 6762 sayılı Kanuna da girmemişti. Ancak, Sözleşme ile millî hukuk arasında bu açıdan bir fark yaratmayı gerektiren herhangi bir sebep olmadığından, 1910 Sözleşmesi ile millî düzenleme arasında tam bir uyum sağlamak üzere, 1910 Sözleşmesinin 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kural, Tasarıya 1287 nci maddenin ikinci fıkrası olarak eklenmiştir. Sözleşmenin İngilizce tercümelerinde, ikinci fıkrada geçen “demirde bulunmuş olması” ibaresinden sonra parantez içinde bir de “veya başka bir şekilde sabitlenmiş olması” eklemesiyle karşılaşılmaktadır. Hüküm, şüphesiz ki, böyle hallerde de uygulanacaktır; ancak Sözleşmenin Fransızca asıl metninde bu ibare yoktur. Bu sebeple, Tasarıya da böyle bir ek yapılmasına gerek görülmemiştir.
TTK 1287. Madde Açıklaması
TTK Madde 1287, TTK’nın dördüncü kitabında düzenlenen deniz ticaret hukukunun çatma hükümlerinin sistematiği içinde kusursuz çatma konusunu düzenlemektedir. Denizde çatma, iki veya daha fazla deniz aracının çarpışması ya da birinin diğerine zarar vermesi sonucu doğan, sorumluluk hukuku ile deniz sigortası hukuku açısından özgün kurallar gerektiren bir deniz olayıdır. 6102 sayılı TTK çatma hükümlerini uluslararası sözleşmeler ve mukayeseli hukukla uyumlu biçimde yeniden düzenlemiş; hem maddi hem usul hukuku boyutunda ayrıntılı bir çerçeve oluşturmuştur.
Uygulamada TTK Madde 1287, iki ya da daha fazla deniz aracının çarpışmasından doğan sorumluluk ve tazminat uyuşmazlıklarında temel başvuru kaynağı konumundadır. donatan şirketleri, gemi sigortacıları, kaptan ve gemi adamları arasındaki çatma davalarında kusur oranlarının tespiti, sorumluluk sınırlarının uygulanması ve tazminat taleplerinin hukuki dayanağı bu madde hükmüyle doğrudan ilişkilidir. Çatmanın gemilerden yalnızca birinin kusurundan kaynaklanması durumunda tam sorumluluk; her iki tarafın da kusurlu olduğu hallerde ise oranlı sorumluluk rejimleri devreye girmektedir. Mücbir sebep ya da tesadüf hâlinde ise tarafların birbirine karşı herhangi bir tazminat talebi doğmamaktadır. Uygulamada sigortacılar, ortak avarya adjustor’ları ve hukuk müşavirleri bu maddenin öngördüğü usul ve sürelere titizlikle uymak durumundadır.
TTK Madde 1287’ye aykırılığın hukuki sonuçları; tazminat taleplerinin zamanaşımına uğraması, ispat yükünün ters dönmesi ve sigortacının rücu haklarını kaybetmesi gibi ağır sonuçları kapsamaktadır. Kanun koyucunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, “Maddenin birinci fıkrası, 1910 Sözleşmesinin 2 nci maddesinin birinci fıkrasından alınmıştır.” İki yıllık zamanaşımı süresinin çatmanın gerçekleştiği andan itibaren işlemeye başladığı, bu süre içinde dava açılmaması hâlinde talep hakkının tamamen düştüğü Yargıtay kararlarında kararlılıkla vurgulanmaktadır. Kaptanın yardım görevini yerine getirmemesi ise donatanın sorumluluğunu etkilememekte; yardım görevinin ihmalinden kaynaklanan kişisel sorumluluk bağımsız olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle çatma olayının hemen ardından delil tespiti yaptırılması, tutanakların düzenlenmesi ve sigortacının derhal bilgilendirilmesi kritik önem taşımaktadır.
