TTK ▸ Madde 1337
Madde 1336
MADDE 1337

II – Yabancılık unsuru taşımayan hâller

Madde Listesi
Madde 1338

TTK 1337. Madde

(1) 1992 tarihli Sorumluluk ve Fon Sözleşmeleri, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında yabancılık unsuru taşımayan hâllerde de uygulanır.

TTK 1337. Madde Gerekçesi

Bu maddede, 1992 tarihli Sözleşmelerin uygulanması için yabancılık unsurunun aranmadığı, yani Sözleşmelerin, tümüyle ulusal nitelikteki kirlenme hallerinde de uygulanacağı açıklanmıştır. Bu ilke, Almanya’da da 1969 tarihli Sorumluluk Sözleşmesi için kabul edilmiştir. Yabancılık unsuru taşımayan uyuşmazlıklarda bu Sözleşmeler uygulanmazsa, Türk bayraklı bir tankerin Türkiye’de yolaçtığı kirlenme zararında, 1992 tarihli Sorumluluk Sözleşmesi uyarınca sigortacıya ve 1992 tarihli Fon Sözleşmesi uyarınca Uluslararası Tazminat Fonuna doğrudan müracaat hakları, Türk vatandaşlarından esirgenmiş olur. Üstelik 1997 yılında meydana gelen “TPAO” kazası gibi, hem Türk vatandaşlarının hem de yabancıların zarar gördüğü hallerde, iki farklı rejim (üstelik de Türk vatandaşlarının aleyhine) uygulanacaktır. Dolayısıyla her iki Sözleşmenin, “yabancılık unsuru” aranmaksızın, düzenledikleri bütün hallerde uygulanması gereklidir. Esasen, her iki Sözleşme de zaten, böyle bir unsur aramadan, uygulama alanlarını tayin etmiştir (II nci ve 3 üncü maddeler). Dolayısıyla, doğrudan Sözleşme metinlerine göre de “yabancılık unsuru” aranmaz. Bu nedenle, Tasarıda yer verilen hüküm, Sözleşmelerin kabul ettiği ilkeyi tasrih etmektedir. Kaldı ki, 1992 tarihli Fon Sözleşmesi tahtında doğrudan Fon’a yöneltilecek talepler bakımından, “yabancılık unsuru” daima oluşur. Çünkü Fon İdaresinin yerleşim yeri Londra’dır.

TTK 1337. Madde Açıklaması

TTK Madde 1337, TTK’nın dördüncü kitabında düzenlenen deniz ticaret hukukunun sorumluluk sınırlandırmasına ilişkin hükümleri kapsamında yabancılık unsuru taşımayan hâller konusunu düzenlemektedir. Bu düzenleme, Türkiye’nin taraf olduğu 1992 tarihli Petrol Kirliliği Zararından Doğan Sivil Sorumluluk Sözleşmesi (CLC 1992) ve Uluslararası Fon Sözleşmesi hükümleriyle uyumlu biçimde hazırlanmıştır. 1976 tarihli LLMC Sözleşmesi ile 1992 tarihli CLC ve Fon Sözleşmeleri’ni esas alan bu düzenleme, deniz alacaklarından doğan sorumluluğun uluslararası standartlara uygun biçimde sınırlandırılmasını ve fon kurma mekanizmasının etkin işletilmesini sağlamaktadır. 6102 sayılı TTK bu sözleşmeleri doğrudan iç hukuka aktarmış; yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda da uygulanacak kuralları belirlemiştir.

Uygulamada TTK Madde 1337, deniz alacaklarından doğan uyuşmazlıklarda sorumluluk sınırlandırması fondunun kurulması, fona katılım prosedürü ve alacakların bu fon üzerinden karşılanması süreçlerinde belirleyici önem taşımaktadır. donatan şirketleri, gemi işletmecileri, kılavuzlar ve P&I kulüpleri bu madde kapsamındaki sınırlandırma mekanizmasından yararlanmaktadır. Gemi kazaları gibi büyük çaplı deniz olaylarında çok sayıda alacaklının aynı anda hak talep etmesi durumunda, TTK Madde 1337’nin öngördüğü fon kurma prosedürü devreye girmekte; toplam taleplerin yasal sorumluluk sınırını aşması hâlinde alacaklar fon üzerinden orantılı biçimde karşılanmaktadır. Türkiye’nin LLMC 1976 ve CLC 1992 Sözleşmeleri’ne taraf olması nedeniyle bu mekanizmanın işletilmesi uluslararası standartlara uygun biçimde gerçekleştirilmektedir.

TTK Madde 1337’ye aykırılığın en ağır hukuki sonucu, sorumluluk sınırlandırması güvencesinin tamamen ortadan kalkmasıdır. Zarara, bu sonucu doğurmak kastıyla ya da pervasızca hareket etmek suretiyle sebebiyet verilmesi hâlinde sorumluluk sınırlandırma hakkı kullanılamaz; bu durum hem LLMC 1976 hem de TTK’nın ilgili hükümlerinde açık bir müeyyide olarak düzenlenmiştir. Kanun koyucunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, “Bu maddede, 1992 tarihli Sözleşmelerin uygulanması için yabancılık unsurunun aranmadığı, yani Sözleşmelerin, tümüyle ulusal niteli…” Fon kurma prosedürü, alacakların süresi içinde bildirilmesi ve dağıtım mekanizmasının işletilmesi hak kayıplarının önlenmesi açısından zorunludur. Yargıtay’ın bu alandaki içtihadında yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda uygulanacak hukukun tespiti ve Türk mahkemelerinin yetki sınırlarının çizilmesi, TTK Madde 1337’nin öngördüğü çerçeve esas alınarak gerçekleştirilmektedir.

Madde 1336
MADDE 1337

II – Yabancılık unsuru taşımayan hâller

Madde Listesi
Madde 1338
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/ttk-madde/madde-1337/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık