TTK ▸ Madde 1339
Madde 1338
MADDE 1339

IV – Davanın ihbarı ve davaya müdahale

Madde Listesi
Madde 1340

TTK 1339. Madde

(1) 1992 tarihli Fon Sözleşmesinin 7 nci maddesinin dördüncü ve altıncı paragraflarına dayanarak “1992 Uluslararası Petrol Kirliliğinden Doğan Zararların Tazminat Fonu”nun, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 49 uncu maddesi uyarınca ihbar üzerine veya aynı Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca müdahale yoluyla davaya katılması için, bu istemini içeren bir dilekçeyi mahkemeye vermesi yeterlidir; ayrıca mahkemenin veya tarafların kabulü veya onayı aranmaz.

TTK 1339. Madde Gerekçesi

Bu madde, 1992 tarihli Fon Sözleşmesinin 7 nci maddesinin dördüncü ve altıncı paragraflarında âkid devletlere getirilmiş olan yükümlülüğü karşılamaktadır. 1992 tarihli Sorumluluk Sözleşmesi uyarınca âkid devletlerden birinde fon tesis edilip dava açıldıktan sonra, o fonun tüm alacakları karşılamaya yetmeyeceği anlaşılırsa, Fon Sözleşmesi uyarınca ek tazminat istenebilecektir. Ancak, bu tazminatın talep edilebilmesi için de, Fon İdaresine davaya katılma hakkının ve bütün savunma olanaklarının tanınması, 1992 tarihli Fon Sözleşmesinin 7 nci maddesinin beşinci paragrafı uyarınca zorunludur. Bu sebeple de aynı maddenin dördüncü ve altıncı paragrafları, âkid devletlere usulî yükümlülükler getirmiştir. Her âkid devlet, ihbar veya müdahale yoluyla Fon’un davaya katılabilmesini sağlamak zorundadır. Bu usuli olanaklar, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 49 ve 53 üncü maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, 1086 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 55 ve 56 ncı maddeler hükümleri, bu hususta diğer tarafa itiraz hakkı ve mahkemeye takdir yetkisi tanımaktadır. Fon’un müdahale talebine itiraz eden bir alacaklı, aslında kendisine zarar verir, çünkü tazminatını tahsil edebileceği kuruluşu yargılama dışına itmeye çalışmış olur. Ancak, uygulamada bu açıdan her türlü duraksamanın giderilmesi ve Sözleşmenin getirdiği yükümlülüğün ifası amacıyla, bu madde kaleme alınmıştır. Bu hükme göre, ihbar ve müdahale üzerine Fonun davaya katılabilmesi, tarafların veya mahkemenin iradesine tâbi değildir.

TTK 1339. Madde Açıklaması

TTK Madde 1339, TTK’nın dördüncü kitabında düzenlenen deniz ticaret hukukunun sorumluluk sınırlandırmasına ilişkin hükümleri kapsamında davanın ihbarı ve davaya müdahale konusunu düzenlemektedir. Bu düzenleme, Türkiye’nin taraf olduğu 1992 tarihli Petrol Kirliliği Zararından Doğan Sivil Sorumluluk Sözleşmesi (CLC 1992) ve Uluslararası Fon Sözleşmesi hükümleriyle uyumlu biçimde hazırlanmıştır. 1976 tarihli LLMC Sözleşmesi ile 1992 tarihli CLC ve Fon Sözleşmeleri’ni esas alan bu düzenleme, deniz alacaklarından doğan sorumluluğun uluslararası standartlara uygun biçimde sınırlandırılmasını ve fon kurma mekanizmasının etkin işletilmesini sağlamaktadır. 6102 sayılı TTK bu sözleşmeleri doğrudan iç hukuka aktarmış; yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda da uygulanacak kuralları belirlemiştir.

Uygulamada TTK Madde 1339, deniz alacaklarından doğan uyuşmazlıklarda sorumluluk sınırlandırması fondunun kurulması, fona katılım prosedürü ve alacakların bu fon üzerinden karşılanması süreçlerinde belirleyici önem taşımaktadır. donatan şirketleri, gemi işletmecileri, kılavuzlar ve P&I kulüpleri bu madde kapsamındaki sınırlandırma mekanizmasından yararlanmaktadır. Gemi kazaları gibi büyük çaplı deniz olaylarında çok sayıda alacaklının aynı anda hak talep etmesi durumunda, TTK Madde 1339’nin öngördüğü fon kurma prosedürü devreye girmekte; toplam taleplerin yasal sorumluluk sınırını aşması hâlinde alacaklar fon üzerinden orantılı biçimde karşılanmaktadır. Türkiye’nin LLMC 1976 ve CLC 1992 Sözleşmeleri’ne taraf olması nedeniyle bu mekanizmanın işletilmesi uluslararası standartlara uygun biçimde gerçekleştirilmektedir.

TTK Madde 1339’ye aykırılığın en ağır hukuki sonucu, sorumluluk sınırlandırması güvencesinin tamamen ortadan kalkmasıdır. Zarara, bu sonucu doğurmak kastıyla ya da pervasızca hareket etmek suretiyle sebebiyet verilmesi hâlinde sorumluluk sınırlandırma hakkı kullanılamaz; bu durum hem LLMC 1976 hem de TTK’nın ilgili hükümlerinde açık bir müeyyide olarak düzenlenmiştir. Kanun koyucunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, “Bu madde, 1992 tarihli Fon Sözleşmesinin 7 nci maddesinin dördüncü ve altıncı paragraflarında âkid devletlere getirilmiş olan yükü…” Fon kurma prosedürü, alacakların süresi içinde bildirilmesi ve dağıtım mekanizmasının işletilmesi hak kayıplarının önlenmesi açısından zorunludur. Yargıtay’ın bu alandaki içtihadında yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda uygulanacak hukukun tespiti ve Türk mahkemelerinin yetki sınırlarının çizilmesi, TTK Madde 1339’nin öngördüğü çerçeve esas alınarak gerçekleştirilmektedir.

Madde 1338
MADDE 1339

IV – Davanın ihbarı ve davaya müdahale

Madde Listesi
Madde 1340
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/ttk-madde/madde-1339/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık