TTK ▸ Madde 1480

TTK 1480. Madde

(1) Sigortacı, zarar görene ödeyeceği sigorta tazminatını, sigorta sözleşmesinden doğan alacakları ile takas edemez.

TTK 1480. Madde Gerekçesi

Takas, birbirine karşı aynı cinsten edimleri borçlanan tarafların bu karşılıklı borçları fiilen ödemek külfetinden bir yoldur. Bu noktada takastan bahsedilmek için alacaklar arasında karşılıklılık ilişkisinin bulunması gerekir. Alacaklar arasındaki karşılıklılıktan amaç, alacakları takas edecek her iki tarafın birbirine borçlu olmasıdır. Dolayısıyla, taraflardan biri üçüncü bir şahıstan olan alacağını başka bir şahıstan olan alacağı ile takas edemez. Tasarının bu maddesi ile bu ilke çerçevesinde ele alınmıştır. Şöyle ki, zarar gören ile sigortacı arasında bir karşılıklılık yoktur. Bu nedenle sigorta sözleşmesinden dolayı sigorta ettirenden olan alacağı ile zarar görene ödeyeceği sigorta tazminatını takas edemez. Ancak, bu durum doğrudan doğruya zarar görene ödenecek olan tazminatlar içindir. Eğer zarar gören zararını, zarar veren durumdaki sigortalıdan almış ve sigortalı da zarar görene ödediği tazminatı sigortacısından talep etmişse, doğal olarak, sigortacının sigorta ettirene karşı olan alacağı ile sigorta ettirene ödeyeceği tazminatı takas edebilme hakkı vardır.Her ne kadar Tasarının 1431 inci maddesinde, ödenecek tazminat ile prim alacakları arasında takasa getirilmiş bir istisna varsa da, burada sorumluluk sigortalarından farklı olarak sigortalı sözleşmenin tarafı olmasa bile menfaati sözleşmeye teşkil eden, diğer bir ifade ile sözleşme ile ilgili kişidir. Halbuki, sorumluluk sigortalarında zarar gören sigorta sözleşmesinden tamamen bağımsız sözleşme dışında kalan bir kişidir. Bu nedenle de burada takas açısından bir istina yaratılmamıştır.

Açıklama

TTK Madde 1480, sigorta hukuku alanında takas işleminin sinırlandırılmasını düzenleyen önemli bir hükümdür. Bu madde, sigortacının zarar görene ödeyeceği sigorta tazminatını, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacakları ile takas edemeyeceğini açıkça hüküm altına almaktadır. Söz konusu düzenleme, Türk Borçlar Kanunu’ndaki takas ilkeleri ile uyumlu olup, sigortacı ve zarar gören arasındaki hukuki ilişkiye özgü koruyucu bir işlev taşımaktadır. Takas kurumu, karşılıklı alacakların mevcut olması şartına bağlı olduğundan, sigorta ilişkisinin tarafları arasında böyle bir karşılıklılık bulunmadığında takas hakkı doğmamaktadır.

Pratik uygulamada sigortacı, sigorta ettiren ile arasındaki prim borcu gibi bir alacağı bulsa bile, zarar görenin sigorta tazminatı alacağı ile bunu mahsup edemez. Örneğin, bir sigorta şirketi müşterisine ödeyeceği 100.000 liralık tazminatı, aynı müşterinin ödenmemiş 20.000 liralık prim borcuyla takas etmek istediğinde, TTK Madde 1480’in hükmü gereği bu işlem hukuki olarak geçersizdir. Sigortacı, tazminatı tam olarak ödemelidir; borç ilişkisi ayrı bir yoldan takip edilmelidir. Bu kural, özellikle üçüncü kişi zararında sigortacının sorumluluğu söz konusu olduğunda daha somut bir biçimde uygulanmaktadır.

Söz konusu takas yasağına aykırı hareket eden sigortacı, takas işlemi nedeniyle ödemeyi yerine getirmemekle sorumlu olur ve zarar gören tazminat davası açabilir. Yargıtay içtihadı, sigortacının bu tür kayıt ve şartlarla tazminat ödemeyi reddetmesini geçersiz saymakta, zarar görenin tam tazminat hakkını korumaktadır. Böylece, zarar gören kişi sigorta koruması kapsamında tam güvence elde etmiş olur ve sigortacının kendi alacak sorunlarından etkilenmez.