TTK ▸ Madde 730

TTK 730. Madde

(1) Hamil;

a) Görüldüğünde veya görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şart olan poliçeyi ibraz,

b) Kabul etmeme veya ödememe protestosunu düzenleme,

c) “Gidersiz iade olunacaktır” kaydının bulunması hâlinde, poliçeyi ödeme amacıyla ibraz, için belirli süreleri geçirirse, kabul eden kişi hariç olmak üzere, cirantalara, düzenleyene ve diğer borçlulara karşı sahip olduğu hakları kaybeder.

(2) Hamil, kabul amacıyla ibraz edilmesi için düzenleyenin verdiği süreye uymazsa, kabul etmeme ve ödememe sebebiyle başvuru haklarını kaybeder; meğerki, düzenleyicinin yalnız kabule ait sorumluluğu istisna etmek istediği kayıttan anlaşılsın.

(3) Ciroda ibraz için bir süre şart kılınmışsa ancak ciranta bu süreyi ileri sürebilir.

TTK 730. Madde Gerekçesi

Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 642 nci maddesinden aynen alınmıştır.

Açıklama

Kıymetli evrak hukukunda poliçenin değeri, hamilin başvuru haklarını belirli süreler içinde kullanmasına bağlıdır. TTK Madde 730, hamilin görüldüğünde ya da görüldükten belirli süre sonra ödenmesi gereken poliçeyi ibraz, kabul etmeme veya ödememe protestosunu düzenleme ve “gidersiz iade olunacaktır” kaydı bulunan poliçeyi ödeme için ibraz konusunda öngörülen süreleri kaçırması hâlinde, başvuru haklarının düşeceğini hükme bağlar. Düzenlemenin kaynağını TTK’nın poliçeye ilişkin başvuru ve ibraz sürelerini düzenleyen 708, 714 ve 722 ilâ 723 üncü maddeleri oluşturur; bu hüküm anılan sürelerin ihmal edilmesinin yaptırımını gösterir. Kanun, kabul eden muhatabı açıkça kapsam dışında bırakarak, asıl borçlunun sorumluluğunu süre geçirme nedeniyle ortadan kalkmayacağını vurgular.

Hükmün işleyişi, poliçedeki yer alan kişilerin sorumluluk dereceleri arasında ayrım yaparak somutlaşır. İbraz, protesto ve ödeme amaçlı ibraz süreleri zamanında kullanılmadığında, hamil cirantalara, düzenleyene ve diğer başvuru borçlularına yönelik talep hakkını yitirir; ancak poliçeyi kabul eden muhataba karşı doğrudan talep hakkı varlığını korur. İkinci fıkra, düzenleyenin kabule ibraz için verdiği özel süreye uyulmamasını ayrıca düzenler: hamil bu süreye uymazsa kabul etmeme ve ödememe nedeniyle başvuru haklarını kaybeder; istisnası, düzenleyenin yalnızca kabule ilişkin sorumluluğunu dışlamak istediğinin kayıttan anlaşılmasıdır. Üçüncü fıkra ise ciroda konulan ibraz süresine yalnızca o süreyi koyan cirantanın dayanabileceğini belirleyerek, kaydın kişisel etkisini sınırlar.

Sürelerin kaçırılmasının sonucu, hamilin alacağını tahsil bakımından elindeki güvenceleri büyük ölçüde yitirmesidir; başvuru hakkının düşmesi, poliçenin teminat işlevini zedeler. Uygulamada bu nedenle ibraz ve protesto tarihlerinin titizlikle takibi, alacaklı vekilinin temel yükümlülüğüdür. Yargıtay’ın ticari senetlere ilişkin daireleri, ibraz süresi geçtikten sonra düzenlenen protestonun başvuru hakkını kurtarmayacağını ve süresinde ibraz edilmeyen poliçede cirantalara karşı takibin reddi gerektiğini istikrarlı biçimde kabul etmektedir. Örneğin görüldükten belirli süre sonra ödenecek bir poliçeyi düzenlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde kabule ibraz etmeyen hamil, muhatap dışındaki borçlulara başvuramaz hâle gelir; bu da TTK Madde 730 ile korunan sürelerin pratikte ne denli belirleyici olduğunu gösterir.