TTK ▸ Madde 802
Madde 801
MADDE 802

VI – Yabancı ülke parasıyla ödenecek çek

Madde Listesi
Madde 803

TTK 802. Madde

(1) Çekin ödeme yerinde rayici olmayan bir para ile ödenmesi şart koşulmuş ise, bedeli, çekin ibraz günündeki değerine göre o ülke parası ile ödenebilir. İbraz edilmesine rağmen ödenmediği takdirde hamil, çek bedelinin dilerse ibraz dilerse ödeme günlerindeki rayiç değerine göre ülke parasıyla ödenmesini isteyebilir.

(2) Yabancı ülke parasının değeri, ödeme yerindeki ticari teamüllere göre belirlenir. Bununla beraber düzenleyen, ödenecek tutarın çekte yazılı belirli bir kura göre hesap olunmasını şart koşabilir.

(3) Düzenleyen, ödemenin belirli bir para ile yapılmasını (aynen ödemeyi) şart koşmuş ise birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanmaz.

(4) Çek bedeli, düzenlenme ve ödeme ülkelerinde aynı adı taşıyan ve fakat değerleri birbirinden farklı olan para ile gösterildiği takdirde, ödeme yerindeki para kastedilmiş sayılır.

TTK 802. Madde Gerekçesi

Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 714 üncü maddesinden, dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

TTK 802. Madde Açıklaması

TTK Madde 802, çek hukuku alanında yabancı ülke parasıyla ödenecek çek konusunu düzenlemektedir. TTK ve 5941 sayılı Çek Kanunu çerçevesinde düzenlenen bu hüküm, yabancı ülke parasıyla ödenecek çek ilkesini çek uygulamasına özgü koşullar açısından somutlaştırmaktadır. Madde, 6762 sayılı eski TTK’nın 714. maddesiyle büyük ölçüde örtüşmekle birlikte 6102 sayılı TTK sistematizasyonu çerçevesinde güncellenmiştir. Çek, ticari hayatta en yaygın kullanılan ödeme araçlarından biri olması nedeniyle bu madde kapsamındaki hükümler özellikle bankacılık ve perakende sektörlerinde pratik açıdan büyük önem taşımaktadır. Hükmün uygulama alanı, hamil, keşideci ve muhatap banka arasındaki üçlü ilişkiyi doğrudan etkilemektedir. Çek hukukunun kambiyo senetleri arasındaki özgün konumu, bu maddenin uygulanmasında bankacılık ve ticaret hukukunu birbirine bağlayan bir köprü işlevi görmesini sağlamaktadır.

Uygulamada TTK Madde 802 kapsamında öne çıkan başlıca sorun, yasal sürelere uyulmamasından kaynaklanan hak kayıplarıdır. Kambiyo senetlerinde ibraz, protesto ve başvurma sürelerine ilişkin kurallar emredici nitelikte olup taraflarca değiştirilemez. Örneğin ibraz süresini geçiren hamil, ciro edenler aleyhine başvurma hakkını yitirebilmekte; bu durum icra takiplerinin başarısızlıkla sonuçlanmasına yol açmaktadır. Uygulamada bankalar ve avukatlar, yabancı ülke parasıyla ödenecek çek konusundaki takvim hesaplamalarında tatil günleri, resmi engeller ve mücbir sebepler gibi istisnai durumları da göz önünde bulundurmak zorundadır. Süre hatalarının telafisi oldukça güç olduğundan işlemlerin başlangıcından itibaren dikkatli bir takvim yönetimi şarttır.

TTK Madde 802 hükmüne aykırılığın sonuçları arasında en sık karşılaşılan durum, hamilin başvurma haklarını yitirmesi ya da bankanın ödeme ret gerekçesinin mahkemece meşru sayılmasıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, bu madde kapsamındaki uyuşmazlıklarda şekil ve süre koşullarına katı biçimde uyulmasını aramakta; iyi niyetli hamilin korunmasını da ön planda tutmaktadır. 5941 sayılı Çek Kanunu’yla birlikte oluşan bütüncül yasal çerçeve, hem ticaret hem de icra hukukunda bu hükmün uygulanmasını yakından etkilemektedir. Hukuki süreçlerde avukatların ilgili Yargıtay içtihadını ve TTK sistematiğini eş zamanlı değerlendirmesi, müvekkillerinin haklarının etkin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

Madde 801
MADDE 802

VI – Yabancı ülke parasıyla ödenecek çek

Madde Listesi
Madde 803
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/ttk-madde/madde-802/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık