TTK 845. Madde
(1) Gümrük resmi ve diğer resim, harç ve vergilerle tevdi olunan mallar için umumi mağaza tarafından yapılan giderler ve mağazanın ücreti satış bedelinden, öncelikle ödenir.
(2) Birinci fıkrada yazılı paralar ve teminat altına alınan borç ödendikten sonra bakiye, makbuz senedi hamiline ödenmek üzere mağaza sahibine verilir.
TTK 845. Madde Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 757 nci maddesinden, dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.
TTK 845. Madde Açıklaması
TTK Madde 845, makbuz senedi ve varant hukuku alanında satış bedeli konusunu düzenlemektedir. Söz konusu düzenleme, TTK kapsamında kambiyo senedi hamillerinin hukuki konumunu ilgilendiren satış bedeli meselesini ele almaktadır. Madde, 6762 sayılı eski TTK’nın 757. maddesiyle paralellik taşımakta; ciro zinciri veya hamilin iyiniyeti gibi kıymetli evrak hukukunun temel kavramlarıyla sıkı biçimde bağlantılıdır. makbuz senedi ve varant hukuku alanında kanun koyucunun amacı, senedi devreden ve devralan arasındaki hukuki dengeyi korumak ve senedin dolaşım gücünü güvence altına almaktır. Bu amaçla madde, açık ve yoruma kapalı bir norm niteliği taşımaktadır. Lisanslı depoculuk uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte bu maddenin uygulama alanı önemli ölçüde genişlemiş; finans sektörüyle tarım hukukunun kesişim noktasında kritik bir rol üstlenmiştir.
Uygulamada TTK Madde 845 kapsamında öne çıkan başlıca sorun, makbuz senedi ile varantın ayrılması hâlinde alacaklının haklarının korunmasındaki güçlüklerdir. Varantı elinde bulunduran alacaklı ile makbuz senedi hamilinin çıkarları zaman zaman çatışabilmektedir. Depo işletmecisinin her iki belge hamilini birbirinden bağımsız biçimde tanımak zorunda olması, özellikle iflâs ve haciz durumlarında ciddi pratik sorunlara neden olmaktadır. Uygulamada özellikle rehin hakkının kurulması ve satışının gerçekleştirilmesi aşamalarında satış bedeli ilkesine sıkı sıkıya uyulması, tarafların haklarını güvence altına almak açısından zorunludur.
TTK Madde 845 kapsamındaki yükümlülüklere aykırılık, senet hamilinin depo edilmiş mal üzerindeki haklarını yitirmesi ya da rehin alacaklısının satış hakkının engellenmesi gibi ağır sonuçlar doğurabilmektedir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, makbuz senedi ve varant uyuşmazlıklarında belgelerin devir zincirini ve depo sözleşmesinin koşullarını birlikte incelemektedir. Bu madde kapsamındaki güvence mekanizmaları, özellikle tarım sektöründe uygulanan lisanslı depoculuk sisteminin hukuki altyapısını pekiştirmektedir. Finansman aracı olarak makbuz senedi ve varantın etkin kullanımı, ancak ilgili TTK hükümlerine tam uyum sağlandığında mümkün olmaktadır. Tarafların uzman hukuki danışmanlık alması, risklerin önceden yönetilmesi bakımından kaçınılmazdır. Uygulamada bu maddenin gereği gibi yorumlanabilmesi için TTK’nın sistematik bütünlüğü içinde ilgili emredici hükümlerin birlikte değerlendirilmesi zorunludur.
