TTK 858. Madde
(1) İki tarafça imzalanan taşıma senedi, taşıma sözleşmesinin yapıldığına, içeriğine ve eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığına kanıt oluşturur.
(2) İki tarafça imzalanan taşıma senedi, eşyanın ve ambalajının, eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı sırada, dış görünüşü bakımından iyi durumda bulunduğuna ve taşınan paketlerin sayısının, işaretleri ile numaralarının, taşıma senedinde yer alan kayıtlara uygun olduğuna karinedir; meğerki, taşıyıcı taşıma senedine haklı bir sebeple çekince koymuş olsun. Çekince, taşıyıcının, kayıtların doğruluğunu denetleyecek, uygun araçlara sahip olmadığı sebebine de dayandırılabilir.
(3) Eşyanın net olmayan ağırlığı veya başka şekilde beyan edilen miktarı ya da taşınacak paketlerin içeriği, taşıyıcı tarafından denetlenmiş ve denetlemenin sonucu her iki tarafça imzalanan taşıma senedine yazılmışsa, bu yazı, ağırlığın, miktarın ve içeriğin, taşıma senedinde yer alan kayıtlara uygun olduğuna karinedir.
(4) Taşıyıcı, gönderen istemde bulunmuşsa ve buna uygun araçları varsa, eşyanın ağırlığını, miktarını veya içeriğini denetlemekle yükümlüdür. Bu hâlde, taşıyıcı denetleme ile ilgili giderleri ister.
TTK 858. Madde Gerekçesi
1998 tarihli Kanunla değişik Alm.TK.’nın 409 uncu paragrafından alınmıştır. Kanunumuzun düzenlenmesine göre taşıma senedi bir kıymetli evrak değil, fakat her iki tarafça imzalanan ispat aracıdır. Bu senedin taşıma sözleşmenin kurulmasında herhangi bir etkisi yoktur; sözleşmeyi ne kurar ne de geçerli hâle getirir. Taşıma senedinin kanunda ifadesini bulan ispat gücünü haiz olabilmesi için şeklen kanuna uygun düzenlenmiş bulunması, herşeyden önce imzayı içermesi ve 858 inci maddedeki kayıtları içermesi gerekir. Bu kayıtlardaki eksikliklerin senedin ispat gücünü tümüyle mi ortadan kaldıracağı, yoksa eksik olan kayıtla ilgili olarak mı gücünü yitireceği sorununun çözümü öğretiye ve yargı kararlarına aittir. Taşıma senedinde yapılan tek taraflı değişiklikler kural olarak senedin ispat gücünü etkilemez. İspat gücü gönderilene karşıdır. İspat gücünün etkisi eşyanın teslimi ve kabulü ile başlar. Aksi ispat edilebilir. Senedin ödeme yönünden önemli işlevi var. Taşıma senedi malların uygun teslim edildiği anlamına gelir. Şekle uygun olan senedin ispat gücü tam bir karine oluşturur. Sadece taşıyıcı imzalamışsa bir tesellüm senedidir. Gerçeğe uymayan bir senet gönderenin ve taşıyıcının sorumluluğunu etkileyebilir. Özellikle sorumsuzluk halleri yönünden geçerlidir.
TTK 858. Madde Açıklaması
TTK Madde 858, taşıma hukuku alanında taşıma senedinin ispat gücü konusunu düzenlemektedir. TTK ve 6098 sayılı TBK çerçevesinde düzenlenen bu hüküm, taşıma senedinin ispat gücü ilkesini çek uygulamasına özgü koşullar açısından somutlaştırmaktadır. Madde, 6762 sayılı eski TTK ile büyük ölçüde örtüşmekle birlikte 6102 sayılı TTK sistematizasyonu çerçevesinde güncellenmiştir. Çek, ticari hayatta en yaygın kullanılan ödeme araçlarından biri olması nedeniyle bu madde kapsamındaki hükümler özellikle bankacılık ve perakende sektörlerinde pratik açıdan büyük önem taşımaktadır. Hükmün uygulama alanı, hamil, keşideci ve muhatap banka arasındaki üçlü ilişkiyi doğrudan etkilemektedir. Bu hüküm, uluslararası taşıma pratiklerinde de referans alınan bir norm niteliği taşımakta; lojistik operasyonlarının hukuki çerçevesini pekiştirmektedir.
Uygulamada TTK Madde 858 kapsamında öne çıkan başlıca sorun, taşıma senedinin ispat gücü hükmünün uygulama koşullarının hatalı yorumlanmasıdır. Taşıma hukuku alanında faaliyet gösteren tacirler ve finans kurumları, bu madde kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediklerinde hem sözleşmesel hem de yasal yaptırımlarla karşılaşmaktadır. Özellikle çok taraflı ticari ilişkilerde her tarafın haklarını ve borçlarını önceden belirlemesi, ilerleyen aşamalardaki uyuşmazlıkların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu madde, tarafların işlem güvenliğini sağlamak için başvuracakları temel hukuki dayanaklardan birini oluşturmaktadır.
TTK Madde 858 hükmüne aykırı davranışların hukuki sonuçları, taşıyıcının sorumsuzluk iddiasının kabul görmesi ya da gönderenin tazminat taleplerinin tamamen reddedilmesi biçiminde ortaya çıkabilmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bu madde kapsamındaki davalarda belge düzenine, ihbar yükümlülüğüne ve zamanaşımı sürelerine titizlikle uyulmasını aramaktadır. Mahkeme kararlarında ağırlık kazanan bir diğer husus da eşyanın teslim alındığı andaki durumunun ispat külfetinin hangi tarafta olduğudur. Ticari taşımacılık sektöründe uluslararası CMR Konvansiyonu hükümleriyle birlikte uygulanan bu madde, özellikle ihracat lojistiğinde hukuki güvencenin sağlanmasında belirleyici rol oynamaktadır. Bu nedenle nakliyat ve lojistik firmalarının TTK’nın taşıma hukuku hükümlerine hâkim olması zorunlu bir gereklilik hâlini almıştır. Uygulamada bu maddenin gereği gibi yorumlanabilmesi için TTK’nın sistematik bütünlüğü içinde ilgili emredici hükümlerin birlikte değerlendirilmesi zorunludur.
