TBK 173. Madde
I. Sona ermesi önceden gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bırakılan sözleşme, bozucu koşula bağlanmış olur.
II. Bozucu koşula bağlanmış sözleşmenin hükümleri, koşulun gerçekleştiği anda ortadan kalkar.
III. Aksi kararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça sona erme, geçmişe etkili olmaz.
TBK 173. Madde Gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 152 nci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının üç fıkradan oluşan 172 nci maddesinde, bozucu koşul düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 152 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. İnfisahî Şartlar” şeklindeki ibare, Tasarıda “B. Bozucu koşul” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 152 nci maddesi iki fıkradan oluştuğu hâlde, Tasarının 172 nci maddesine yeni bir fıkra eklenerek, madde üç fıkra hâlinde kaleme alınmıştır. Eklenen birinci fıkrada, bozucu koşulun tanımlanması sistematik bakımdan uygun görülmüştür.
818 sayılı Borçlar Kanununun 152 nci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “akit, şartın tahakkuku anından itibaren hüküm ifade etmez.” şeklindeki ibare, Tasarıda “sözleşmenin hükümleri, koşulun gerçekleştiği anda ortadan kalkar.” şeklinde ifade edilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 152 nci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “Kaideten” şeklindeki ibare, Tasarıda “Aksi kararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça” şekline dönüştürülmüştür.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 173. maddesi, geciktirici koşulun karşıtı olan bozucu koşul (rezolutif koşul) kurumunu düzenleyen temel hükümdür. Bozucu koşul, hâlihazırda hüküm doğuran bir sözleşmenin belirli bir olayın gerçekleşmesi hâlinde sona ermesini sağlayan bir şart türüdür. Bu kurum, sözleşmelerin belirsiz bir gelecek olayın gerçekleşmesiyle otomatik olarak sona ermesini öngörür. 818 sayılı Kanun’un 153. maddesini karşılamaktadır.
Maddenin birinci fıkrasına göre sona ermesi önceden gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bırakılan sözleşme, bozucu koşula bağlanmış olur. Bu hüküm, bozucu koşulun tanımını vermektedir. Geciktirici koşulun aksine, burada sözleşme zaten kurulmuştur ve hüküm ifade etmektedir; ancak belirsiz bir olayın gerçekleşmesi hâlinde sona erecektir. Örneğin "Bu kira sözleşmesi, senin üniversiteyi bırakman hâlinde sona erecektir" ifadesinde, sözleşme hemen etki doğurur (kira başlar), ancak öğrencilik bırakılırsa sözleşme sona erer.
Bozucu koşulun ayırt edici özelliği, sözleşmenin şart gerçekleşene kadar aktif olarak uygulanmasıdır. Taraflar, koşulun gerçekleşme ihtimalini göz önünde bulundurarak ilişkiyi sürdürür. Bu durumun psikolojik etkisi de önemlidir; taraflar belirli bir olayın gerçekleşmemesine özen göstermek zorunda hissedebilir.
İkinci fıkra, bozucu koşulun hukuki sonucunu düzenler: bozucu koşula bağlanmış sözleşmenin hükümleri, koşulun gerçekleştiği anda ortadan kalkar. Bu hüküm, sözleşmenin şart gerçekleştikten sonraki akıbetini belirler. Şart gerçekleştiği anda otomatik olarak, ek bir işleme gerek kalmaksızın sözleşme sona erer. Bu otomatik etki, bozucu koşulun en önemli özelliklerinden biridir.
Üçüncü fıkra, sona ermenin etki zamanını düzenler: aksi kararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça sona erme geçmişe etkili olmaz. Bu hüküm, temel kural olarak "ileriye etkili sona erme"yi (ex nunc) getirmektedir. Yani şart gerçekleştiği anda sözleşme sona erer; ancak bu ana kadar yapılmış edimler geri istenemez. Örneğin bir yıl süren kira sözleşmesi, altıncı ayda şart gerçekleşerek sona ermişse, altı ay için ödenen kiralar iade edilmez; sadece sonraki aylar için ödeme yapılmaz.
Bu kural, özellikle sürekli edim içeren sözleşmeler için uygundur. Kira, hizmet, abonelik gibi sürekli ilişkilerde geçmişe etkili sona erme uygulanamaz çünkü önceden sunulan hizmetler geri alınamaz. Ancak taraflar açıkça geçmişe etkili sona erme öngörebilir veya işin niteliği bunu gerektirebilir (örneğin ani edimli borçlarda).
Doktrinde bozucu koşul, "sözleşmenin belirsiz sona erme ihtimali" olarak değerlendirilmektedir. Bu kurum, taraflara sözleşmelerini belirli olaylara bağlı olarak şekillendirme esnekliği tanır. Yargıtay kararları, bozucu koşulun tanımlanması konusunda sözleşme metninin dikkatli okunmasını; şartın sona erme mi yoksa sadece bir yükümlülük mü olduğunun doğru tespit edilmesini vurgulamaktadır.
Uygulamada bozucu koşul, çok farklı alanlarda kullanılır. Kira sözleşmelerinde belirli bir olayın gerçekleşmesi durumunda sözleşmenin otomatik olarak sona ermesi, iş sözleşmelerinde belirli başarısızlık durumlarında fesih, satım sözleşmelerinde ödeme yapılmaması hâlinde sözleşmenin bozulması (otomatik fesih), franchise sözleşmelerinde belirli standartların düşmesi hâlinde sona erme gibi durumlarda bozucu koşul mekanizması kullanılır. Bu düzenleme, sözleşme hukukunun esnekliğini artıran ve tarafların gelecekteki belirsizliklere uyum sağlamasını kolaylaştıran önemli bir kurumdur.
