TBK 357. Madde
I. Ürün kirası kiraya verenin, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir.
II. Ürüne katılmalı kira, kira bedelinin devşirilecek ürünün belli bir oranı olarak kararlaştırıldığı ürün kirasıdır. Bu oran sözleşmeyle kararlaştırılmamışsa, yerel âdete göre belirlenir.
TBK 357. Madde Gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 270 inci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının iki fıkradan oluşan 356 ncı maddesinde, ürün kirası tanımlanmaktadır.
818 sayılı Borçlar Kanununun 270 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Tarifi” şeklindeki ibare, Tasarının 356 ncı maddesinde “A. Tanımı” olarak değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 270 inci maddesinin ikinci ve son fıkrasının aynı konuya ilişkin olduğu göz önünde tutularak, Tasarıda tek fıkra hâlinde kaleme alınmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanununun 270 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “ücret” sözcüğü yerine, ücretin işgörme sözleşmelerinde işverenin işçiye karşı olan borcunu ifade etmek için kullanılması doğru olmakla birlikte, kira sözleşmesinde kiracının kiraya verene karşı olan borcu her zaman paradan ibaret olmadığı için, Tasarının 356 ncı maddesinin birinci fıkrasında “bedel” sözcüğü kullanılmıştır.
Ayrıca, 818 sayılı Borçlar Kanununun 270 inci maddesinin ikinci ve son fıkralarında kullanılan “iştirakli kira” ibaresi yerine, Tasarının 356 ncı maddesinin ikinci fıkrasında “ürüne katılmalı kira” ibaresi kullanılmıştır. Bununla birlikte, ürün kirasında kira bedeli, bir miktar para veya devşirilecek ürünün belirli bir oranı olarak kararlaştırılabilir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 270 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “hâsılatın bir hissesi” şeklindeki ibare, Tasarının 356 ncı maddesinin ikinci fıkrasında “devşirilecek ürünün belli bir oranı” şeklinde ifade edilmiştir. Fıkrada söz konusu edilen ürüne katılmalı kira, Ülkemizin değişik bölgelerindeki örf ve âdete göre, “ortakçılık”, “yarıcılık” ve “marabacılık” gibi isimlerle anılmaktadır.
Metninde yapılan arılaştırma ve düzeltme dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 357. maddesi, ürün kirası sözleşmesini tanımlayan temel bir hükümdür.
Maddenin birinci fıkrası ürün kirasını tanımlar: ürün kirası kiraya verenin, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir.
Ürün kirası, sıradan kira sözleşmesinden farklı bir kategoridir. Sıradan kira, sadece kullanım hakkı devreder; ürün kirası ise kullanım + yararlanma (ürün elde etme) haklarını birlikte verir.
Ürün kirasının tipik örnekleri çeşitlidir: tarım arazisi kirası (kiracı ürün yetiştirir), meyve bahçesi kirası (kiracı meyve toplar), hayvan kirası (kiracı süt, et, yumurta alır), balık havuzu kirası, işletilen restoran kirası (ürün = kâr), işletme kirası.
"Ürün veren bir şey veya hak" kavramı geniştir. Hem maddi varlıklar (tarla, hayvan, işletme) hem de haklar (maden hakkı, balık avlama hakkı, marka kullanım hakkı) ürün kirasının konusu olabilir.
"Ürünlerin devşirilmesi" önemli bir unsurdur. Ürün kirasında kiracı, pasif kullanıcı değil aktif üreticidir. Toprağı işler, hayvanlara bakar, işletmeyi yönetir. Elde ettiği ürünler kiracıya aittir.
İkinci fıkra, özel bir ürün kirası türünü tanımlar: ürüne katılmalı kira, kira bedelinin devşirilecek ürünün belli bir oranı olarak kararlaştırıldığı ürün kirasıdır. Bu oran sözleşmeyle kararlaştırılmamışsa, yerel âdete göre belirlenir.
Ürüne katılmalı kira (Türkiye’de "yarıcılık", "ortakçılık", "marabacılık" olarak bilinir), kira bedelinin para olarak değil, ürün olarak ödendiği sistemdir. Kiracı, elde ettiği ürünün belirli bir oranını kiraya verene verir.
Bu sistem Türk tarım kültüründe geleneksel olarak yaygındır. Topraksız köylü, başkasının tarlasını işler; mahsulün belirli bir oranını (genellikle yarısı) tarla sahibine verir. Bu nedenle "yarıcılık" denir.
Oran sözleşmede belirtilmemişse, yerel âdet esas alınır. Farklı bölgelerde farklı oranlar yaygındır: yarıcılık (%50), dörtte bir, üçte bir. Bu, tarafların anlaşmayla belirleyebileceği esnek bir unsurdur.
Ürün kirası ile sıradan kira arasındaki fark, kira bedelinin niteliğinde yatar. Sıradan kirada para ödenir; ürün kirasında para veya ürün. Ürünle ödeme, ekonomik esneklik sağlar ve tarım sektörüne uygun bir yapıdır.
Bu düzenleme, tarım ekonomisi, hayvancılık, balıkçılık gibi üretim sektörlerinde temel bir hukuki çerçeve sunar.
