TMK ▸ Madde 6
Madde 5
MADDE 6

I. İspat yükü

Madde Listesi
Madde 7

TMK 6. Madde

(1) Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.

TMK 6. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 6 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde 1984 tarihli Öntasarının 6 ncı maddesinden kısmen değiştirilerek alınmış, konu ve kenar başlıkları günümüz diline uyarlanarak aynen korunmuştur.

Açıklama

Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi, Türk özel hukukunda ispat yükünün genel kuralını ortaya koyan temel hükümdür. Madde, “kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” kuralıyla klasik Roma hukukundan gelen “iddia eden ispat eder” (actori incumbit probatio) ilkesini Türk pozitif hukukunda kodifiye etmektedir. Hüküm, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesiyle birlikte okunduğunda, ispat hukuku sisteminin çerçevesini tamamlar.

Maddenin temel işlevi, davacı ve davalı arasındaki delil getirme yükünü dengelemek ve öngörülebilir kılmaktır. Davacı, dava konusu hakkı doğuran olguları ispatla yükümlüdür; davalı ise bu hakkı engelleyici, bozucu veya sona erdirici olguları ispatla yükümlüdür. Örneğin alacak davasında davacı borç ilişkisinin kuruluşunu, davalı ödeme, ibra veya zamanaşımı def’ini ispat eder. Sebepsiz zenginleşme davasında davacı verilen şeyi ve sebepsizliği, davalı sebebin varlığını ispatlar. Tapu iptal davasında davacı gerçek hak durumunu, davalı ise kayda güven veya iyiniyeti ispat etmek durumunda kalır.

Madde, “kanunda aksine hüküm bulunmadıkça” çekincesiyle ispat yükünün tersine çevrilmesini kabul eder. Türk hukukunda çok sayıda özel hüküm ispat yükünü değiştirir: TMK 3 iyiniyet karinesi, TMK 166/f.3 anlaşmalı boşanmada kusur, TBK 112 borçlunun kusursuzluğunu ispat yükü, TBK 58 çevresel zararlarda kusurun karinesi, iş hukukunda iş kazası ve meslek hastalığında işverenin sorumluluğu, tüketici hukukunda ayıplı mal karinesi, sigortacılıkta rizikonun varlığı karinesi bu tersine çevirmelerin başlıcalarıdır. Karineler (adi karine, kesin karine, kanuni karine, fiili karine) ispat yükünü etkileyen başlıca mekanizmalardır; kesin karinelerin aksi ispatlanamaz, adi karinelerin aksi ispat edilebilir.

Uygulamada TMK 6, hem maddi hem şeklî anlamda önem taşır. Maddi ispat yükü (objektif ispat yükü) bir olgu ispatlanamadığında kimin aleyhine karar verileceğini belirler; şeklî ispat yükü (sübjektif ispat yükü) hangi tarafın delil getirmesi gerektiğini ortaya koyar. Yargıtay kararları, ispat yükünün yanlış dağıtılmasını esaslı usul hatası saymakta ve bozma nedeni olarak görmektedir. Hâkim, re’sen ispat yükünü değiştiremez; yalnız kanunun öngördüğü karineleri uygulamak zorundadır.

Modern hukuk sisteminde ispat yükünün mutlak karakteri yumuşatılmış, “ispat yükünün yumuşatılması” (ispat kolaylığı, delil ağırlığının değerlendirilmesi, prima facie ispat) gibi kurumlar özellikle tıbbi malpraktis, üretici sorumluluğu, çevre hukuku ve rekabet hukukunda kabul görmektedir. TMK 6 bu esneklikleri dışlamaz; aksine, “kanunda aksine hüküm” kavramıyla bu düzenlemelere yer açar. Anayasa m.36’daki hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı ile birlikte okunduğunda, TMK 6 ispat rejiminin anayasaya uygun işleyişini sağlayan temel bir çerçeve normdur. Bu yönüyle madde, maddi hukukun usul hukukuyla buluştuğu kavşak noktasında duran ve özel hukukta adil sonuç üretilmesini güvenceleyen yapısal bir hüküm olarak değerlendirilmektedir.

Madde 5
MADDE 6

I. İspat yükü

Madde Listesi
Madde 7
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tmk-madde/madde-6/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık