TMK 675. Madde
(1) Olağan hediyeler ile evlenme sırasında yapılan geleneğe uygun giderler denkleştirmeye tâbi değildir.
(2) Altsoy hısımlarının evlenmelerinde, alışılmış ölçüler içinde yapılan çeyiz giderleri hakkında denkleştirmeye tâbi tutmama arzusunun bulunduğu asıldır.
(3) 34 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlıkları” ibaresi “engelliliği” şeklinde değiştirilmiştir.
TMK 675. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 609 uncu maddesiyle, 606 ncı maddesinin son cümlesini karşılamaktadır. Altsoya, evlenmelerinde alışılan ölçüler içinde yapılan çeyiz masraflarına ilişkin hüküm, bu maddeye ikinci fıkra olarak konulmuştur. Böylelikle altso ya yapılan çeyiz niteliğindeki kazandırmaların, aksi öngörülmedikçe denkleştirmeye tâ bi olacağına ilişkin 669 uncu maddenin ikinci fıkrasındaki kuralın istisnasına yer verilmiş ve alışılan ölçüleri aşmayan çeyiz giderlerinin denkleştirme dışıkalacağıöngörülmüştür.
Açıklama
mirasta denkleştirme yükümlülüğü alanında hediyeler ve evlenme giderleri meselesi, Türk Medeni Kanunu’nun 675. maddesinde somut kurallara bağlanmıştır. Maddenin açılış cümlesi — “Olağan hediyeler ile evlenme sırasında yapılan geleneğe uygun giderler denkleştirmeye tâbi değildir.” — düzenlemenin esas iskeletini ortaya koymakta; ardından gelen 2 fıkra konunun usul, sonuç ve istisna boyutlarını tamamlamaktadır. Hüküm, 743 sayılı önceki Medenî Kanun’un 609. maddesinden alınarak günümüz diline uyarlanmış; böylece mirasbırakanın sağlığında altsoya yaptığı kazandırmaların paylaşmada dikkate alınması bakımından Türk hukukunda yerleşik bir çerçeve sunulmuştur.
Madde 3 fıkradan oluşmakta ve her fıkra hükmün farklı bir yönünü düzenlemektedir. Birinci fıkra “Olağan hediyeler ile evlenme sırasında yapılan geleneğe uygun giderler denkleştirmeye tâbi değildir.” kuralını içermekte; İkinci fıkra “Altsoy hısımlarının evlenmelerinde, alışılmış ölçüler içinde yapılan çeyiz giderleri hakkında denkleştirmeye tâbi tutmama arzusunun bulunduğu asıldır.” kuralını içermekte; Üçüncü fıkra “34 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlıkları” ibaresi “engelliliği” şeklinde değiştirilmiştir.” kuralını içermektetir. Fıkraların birlikte okunması, altsoyun denkleştirmesi, iade yükümlülüğü, karşılıksız kazandırma, eğitim ve çeyiz giderleri bakımından kuralın bütününü kavramayı sağlar; tek fıkra üzerinden değerlendirme yapmak yanlış sonuca götürür.
Madde, TMK 668-675, 505 vd. (saklı pay), 560 vd. (tenkis), Noterlik Kanunu ile bir bütün halinde uygulanır. hediyeler ve evlenme giderlerina ilişkin bir uyuşmazlıkta hâkim yalnız 675. maddeyi değil, TMK 560 (tenkis), 669 (iade seçeneği), 674 (sağlıklılar lehine sayışma) gibi komşu hükümleri de dikkate almak zorundadır. Bu bütünsel yorum, TMK m.1’deki kanunun sözü ve özüyle uygulanma ilkesinin 675. madde bakımından somutlaşmış halidir ve sistematik tutarlılığı güvenceye alır.
Yargıtay 14. ve 8. Hukuk Daireleri kararları, hediyeler ve evlenme giderleri konusundaki uyuşmazlıkları maddenin lafzı ile koruduğu menfaat arasındaki dengeyi gözeterek çözmüştür. Yerleşik içtihatta ispat yükü açıkça davacıya yüklenmiş; iddianın somut belgelerle veya tanıkla desteklenmesi aranmıştır. Hâkimin re’sen dikkate alacağı hususlar ile tarafların ileri sürmesi gereken hususlar net biçimde ayrılmakta; usul ekonomisi ilkesi (HMK m.30) de bu ayrımda rol oynamaktadır.
Uygulama açısından 675. madde, mirasta denkleştirme yükümlülüğü alanındaki uyuşmazlıklarda sıkça dayanılan temel hükümlerdendir. Avukat, hediyeler ve evlenme giderleri kapsamındaki bir talebi ileri sürerken maddenin unsurlarının her birini somut olayda ayrı ayrı ispatlamalı; ilgili yardımcı mevzuat (TMK 668-675, 505 vd. (saklı pay)) referanslarıyla iddiayı güçlendirmeli; varsa hak düşürücü süreleri ve zamanaşımını dikkatle izlemelidir. Dava dilekçesinde unsurların tek tek karşılanması, savunmada ise karşı delillerin zamanında sunulması, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının sınırları içinde değerlendirilmelidir.
Son olarak belirtmek gerekir ki 675. madde, mirasta denkleştirme yükümlülüğü içinde mirasbırakanın sağlığında altsoya yaptığı kazandırmaların paylaşmada dikkate alınması amacına hizmet eden bir koruma hükmüdür. Maddenin koruduğu menfaat; kanunun bütünü içinde benzer amaçla konulmuş diğer hükümlerle (TMK m.2 dürüstlük, TMK m.4 hakkaniyet, TBK m.49 haksız fiil) birlikte değerlendirilmelidir. Uyuşmazlıkta tarafların karşılıklı iddialarını dayandırdıkları olguların ispat yükü, TMK m.6 uyarınca iddia eden tarafa düşer; ancak kanunun aksine bir karine getirdiği durumlarda bu yük tersine döner. Hak arayan tarafın, delilleri dava açılırken eksiksiz sunması; karşı tarafın ise süresi içinde savunmasını somutlaştırması, davanın sağlıklı sonuçlanmasının olmazsa olmaz koşuludur.
