TMK ▸ Madde 1013
Madde 1012
MADDE 1013

a. Tescil için

Madde Listesi
Madde 1014

TMK 1013. Madde

(1) Tescil, tasarrufa konu olan taşınmaz malikinin yazılı beyanı üzerine yapılır.

(2) Edinen kimse, kanun hükmüne, kesinleşmiş mahkeme kararına veya buna eşdeğer bir belgeye dayanıyorsa, bu beyana gerek yoktur.

(3) Bir aynî hakkı tescilden önce kazanan kimse, gerekli belgeleri ibraz ederek tescili isteyebilir.

(4) b. Terkin ve değişiklik için

TMK 1013. Madde Gerekçesi

Maddenin ilk iki fıkrasıyürürlükteki Kanunun 922 nci maddesini karşılamaktadır. Bu fıkralarda hüküm değişikliği yoktur. Maddeye eklenen üçüncüfıkra ise, aynîhakların tescilden önce edinildiği hâllerde yapılacak açıklayıcıtesc ile ilişkin istemi düzenlemekte ve yürürlükteki Kanunun 642 nci maddesinin ikinci fıkrasınıkarşılamaktadır. Maddenin, konu başlığıkendisinden sonra gelen maddeleri de içerecek şekilde “Tescilin ve terkinin koşulları” şeklinde düzenlenmiştir.

Açıklama

1013. madde, tapu sicili içinde tescilin ve terkinin koşulları konusuna ilişkin kuralı koymaktadır. Hüküm, 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı eski Türk Kanunu Medenîsi’nin 922. maddesinin karşılığıdır; mevcut hüküm dilsel olarak sadeleştirilmiş, esasa ilişkin bir değişiklik yapılmamıştır. Madde 3 fıkra halinde düzenlenmiş olup hem asli kuralı hem de istisna ve tamamlayıcı hükümleri barındırmaktadır.

Maddenin fıkraları birlikte okunduğunda tescilin ve terkinin koşulları bakımından asli çerçeve ortaya çıkar. I. fıkra şu hükmü içerir: “Tescil, tasarrufa konu olan taşınmaz malikinin yazılı beyanı üzerine yapılır.” II. fıkra şu hükmü içerir: “Edinen kimse, kanun hükmüne, kesinleşmiş mahkeme kararına veya buna eşdeğer bir belgeye dayanıyorsa, bu beyana gerek yoktur.” III. fıkra şu hükmü içerir: “Bir aynî hakkı tescilden önce kazanan kimse, gerekli belgeleri ibraz ederek tescili isteyebilir.” Fıkralar arasındaki iç bağlantı, kayda güven ilkesi, aleniyet, tescilin kurucu etkisi, yolsuz tescil — iptal ve tescil davası mantığı üzerinden kurulmuş olup uygulayıcı her fıkrayı diğerinin ışığında okumakla yükümlüdür.

Tapu Kanunu (2644 sayılı); Tapu Sicili Yönetmeliği (17/8/2013 tarihli, 28738 sayılı RG); Türk Borçlar Kanunu m.49 vd. (tazminat) — bu düzenlemeler, tescilin ve terkinin koşulları meselesinin pratik sonuçlarını belirleyen yan hükümlerdir. Tapu sicilinin aleniyet ve kayda güven işlevleri, idari işlem niteliğindeki tescilin özel hukuk boyutuyla birleşerek Devletin kusursuz sorumluluğunu doğuran karakteristik bir yapı yaratır. TMK m.1020 aleniyet ilkesini; m.1023 iyiniyetli üçüncü kişinin korunmasını; m.1007 ise Devletin sorumluluğunu düzenler. Tapu Sicili Yönetmeliği (17/8/2013 tarihli, 28738 sayılı RG) kütük, kayıt, şerh, beyan ve tescil işlemlerinin teknik usulünü ayrıntılı biçimde belirler. 6083 sayılı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kanunu ise teşkilat yapısını düzenler.

1., 8. ve 14. Hukuk Daireleri’nin yerleşik uygulaması, tescilin ve terkinin koşulları uyuşmazlıklarında yolsuz tescilin iptali ile birlikte tescilin düzeltilmesinin aynı davada istenmesini uygun görmekte; iyiniyetli üçüncü kişinin TMK m.1023 koruması altına girdiği hallerde gerçek malikin tazminat yoluyla hakkını araması gerektiğini vurgulamaktadır. Tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlarda TMK m.1007 kapsamında Devlet’in kusursuz sorumluluğu esastır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2009/4-55 E. 2009/61 K. sayılı ve sonraki kararlarında Devletin sorumluluğunun mutlak karakterini teyit etmiş; kusur koşulu aramayan bir tazmin rejimi benimsemiştir. Tapu iptal-tescil davaları HMK’nın genel usulüne tâbidir ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12). TMK m.2 dürüstlük kuralı ve m.3 iyiniyet karineleri, uyuşmazlığın çözümünde tamamlayıcı dayanak oluşturur; hakkın kötüye kullanılması def’i ise karşı tarafın açıkça dürüstlük kuralına aykırı davranması halinde gündeme gelir.

Uygulamada 1013. madde, tapu sicili kaynaklı uyuşmazlıklarda dayanak norm olarak gösterilir. Tapu kayıtlarının getirtilmesi, kadastro tutanaklarının incelenmesi, tapu müdürlüğünden bilgi-belge celbi, keşif ve teknik bilirkişi raporu olmazsa olmaz delillerdir. Tapu sicilinde tescil, taşınmaz aynî haklarının kazanılması, devri, değiştirilmesi ve sona ermesi bakımından kurucu etkiye sahiptir (TMK m.1022). Avukat, tapu iptal-tescil davası ile birlikte gerektiğinde tedbir talebinde bulunmalı; iyiniyetli üçüncü kişiye karşı gerçek malikin TMK m.1007 tazminat davası ile hakkını aramasının önünü açmalıdır. 1013. madde, kayda güven ilkesi, aleniyet, tescilin kurucu etkisi, yolsuz tescil — iptal ve tescil davası mantığı ile birlikte değerlendirildiğinde, tescilin ve terkinin koşulları sorunlarına öngörülebilir ve sistematik çözümler sunar; Türk özel hukukunun eşya hukuku omurgası içindeki yerini kuvvetle korur.

Madde 1012
MADDE 1013

a. Tescil için

Madde Listesi
Madde 1014
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tmk-madde/madde-1013/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık