TMK ▸ Madde 1014
Madde 1013
MADDE 1014

b. Terkin ve değişiklik için

Madde Listesi
Madde 1015

TMK 1014. Madde

(1) Bir tescilin terkin edilmesi veya değiştirilmesi, ancak bu kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılabilir.

TMK 1014. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 923 üncümaddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinde yanlışolarak, bir tescilin taşınmaz malikinin yazılıbeyanıüzerine terkin edileceği belirtilmiştir. Bu hüküm yazılıolduğu biçimde uygulanırsa, bir taşınmaz maliki, taşınmaz üzerinde başkasılehine kurulu bulunan bir irtifak ve ya rehin hakkınıkolayca terkin ettirebilecektir. Kaynak Kanunun 964 üncümaddesine gere ise, bir tescilin terkin edilmesi ve ya değiştirilmesi için, bu kaydın kendilerine hak sağladığıkimselerin yazılıbeyanıgereklidir. Maddenin ifadesi bu esas uyarınca düzeltilmiştir. Yürürlükteki Kanunun ikinci fıkrasında yer alan, “Hak sahiplerinin sic ile vazedecekleri imza, bu beyan yerine kaim olur” biçimindeki hüküm, Ülkemizde uygul ama yeri olmadığından, maddeye alınmamıştır.

Açıklama

Türk Medeni Kanunu, 1014. maddesinde terkin ve değişiklik için hususunu tapu sicili sistematiği çerçevesinde ele almaktadır. Hüküm, 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı eski Türk Kanunu Medenîsi’nin 923. maddesinin karşılığıdır; metin 4721 sayılı Kanun’da güncel hukuk diline uyarlanmıştır. Madde tek fıkradan oluşan, net ve doğrudan bir kural koyar.

Maddenin tek fıkrası şu kuralı koymaktadır: “Bir tescilin terkin edilmesi veya değiştirilmesi, ancak bu kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılabilir.” Bu düzenleme, kayda güven ilkesi, aleniyet, tescilin kurucu etkisi, yolsuz tescil — iptal ve tescil davası bakımından uygulayıcıya doğrudan bir yol gösterir. Hükmün unsurlarının her biri somut olayda ayrı ayrı ispatı gereken olgulardır; unsurlardan birinin eksikliği kuralın uygulanmasına engel olur. Hâkim, öncelikle fıkradaki tanımlayıcı unsurları tespit eder, ardından somut olayın bu unsurları karşılayıp karşılamadığını değerlendirir ve son olarak hükmün öngördüğü sonucu uygular.

Madde, Tapu Kanunu (2644 sayılı); Tapu Sicili Yönetmeliği (17/8/2013 tarihli, 28738 sayılı RG) hükümleri ile sistematik bütünlük içinde uygulanır. Tapu sicilinin aleniyet ve kayda güven işlevleri, idari işlem niteliğindeki tescilin özel hukuk boyutuyla birleşerek Devletin kusursuz sorumluluğunu doğuran karakteristik bir yapı yaratır. TMK m.1020 aleniyet ilkesini; m.1023 iyiniyetli üçüncü kişinin korunmasını; m.1007 ise Devletin sorumluluğunu düzenler. Tapu Sicili Yönetmeliği (17/8/2013 tarihli, 28738 sayılı RG) kütük, kayıt, şerh, beyan ve tescil işlemlerinin teknik usulünü ayrıntılı biçimde belirler. 6083 sayılı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kanunu ise teşkilat yapısını düzenler.

Yargıtay’ın 1., 8. ve 14. Hukuk Daireleri eliyle oluşturduğu içtihat, terkin ve değişiklik için uyuşmazlıklarında yolsuz tescilin iptali ile birlikte tescilin düzeltilmesinin aynı davada istenmesini uygun görmekte; iyiniyetli üçüncü kişinin TMK m.1023 koruması altına girdiği hallerde gerçek malikin tazminat yoluyla hakkını araması gerektiğini vurgulamaktadır. Tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlarda TMK m.1007 kapsamında Devlet’in kusursuz sorumluluğu esastır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2009/4-55 E. 2009/61 K. sayılı ve sonraki kararlarında Devletin sorumluluğunun mutlak karakterini teyit etmiş; kusur koşulu aramayan bir tazmin rejimi benimsemiştir. Tapu iptal-tescil davaları HMK’nın genel usulüne tâbidir ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12). TMK m.2 dürüstlük kuralı ve m.3 iyiniyet karineleri, uyuşmazlığın çözümünde tamamlayıcı dayanak oluşturur; hakkın kötüye kullanılması def’i ise karşı tarafın açıkça dürüstlük kuralına aykırı davranması halinde gündeme gelir.

Avukatlık pratiğinde TMK m.1014, tapu sicili kaynaklı uyuşmazlıklarda dayanak norm olarak gösterilir. Tapu kayıtlarının getirtilmesi, kadastro tutanaklarının incelenmesi, tapu müdürlüğünden bilgi-belge celbi, keşif ve teknik bilirkişi raporu olmazsa olmaz delillerdir. Madde, tapu sicili rejiminin hukuki güvenlik içinde işlemesi bakımından yapı taşı işlevi görür. Avukat, tapu iptal-tescil davası ile birlikte gerektiğinde tedbir talebinde bulunmalı; iyiniyetli üçüncü kişiye karşı gerçek malikin TMK m.1007 tazminat davası ile hakkını aramasının önünü açmalıdır. 1014. madde, kayda güven ilkesi, aleniyet, tescilin kurucu etkisi, yolsuz tescil — iptal ve tescil davası mantığı ile birlikte değerlendirildiğinde, terkin ve değişiklik için sorunlarına öngörülebilir ve sistematik çözümler sunar; Türk özel hukukunun eşya hukuku omurgası içindeki yerini kuvvetle korur.

Madde 1013
MADDE 1014

b. Terkin ve değişiklik için

Madde Listesi
Madde 1015
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tmk-madde/madde-1014/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık