TMK ▸ Madde 43
Madde 42

MADDE 43

I. Ölümün bildirilmesi

Madde Listesi

Madde 44

TMK 43. Madde

(1) Ölümlere ilişkin bildirimler ilgili kanun hükümlerine göre yapılır.

TMK 43. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 41 inci maddesini karşılamaktadır. 9 Yürürlükteki maddede öngörülen süreler, ilgili kanunlara yoll ama yapılmak suretiyle metinden çıkarılmıştır. Ölümlere ilişkin bildirimlerin hangi sürelerde yapılmasıgerektiği konusu 1587 sayılı Nüfus Kanununda düzenlenmiştir. Bu nedenle, bu hususların Medenî Kanunda yer almasıisabetli görülmemiştir.

Açıklama

Türk Medeni Kanunu’nun 43. maddesi, ölümlere ilişkin bildirimlerin ilgili kanun hükümlerine göre yapılacağını belirten yollama hükmüdür. Madde, ayrıntılı usul düzenlemesini 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ile 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na bırakmakta ve bu özel düzenlemelerin TMK sistematiği içinde uyumlu biçimde işlemesini sağlamaktadır.

Ölümün bildirilmesi, kişiliğin sona erdiğinin (TMK 28/f.1) sicile yansıtılması ve buna bağlı tüm hukuki sonuçların — mirasın açılması (TMK 575), evliliğin sona ermesi (TMK 131), hayat sigortasının ödenmesi, dul-yetim aylığı bağlanması, borç ve alacakların tasfiyesi — harekete geçmesi için zorunlu bir aşamadır. 5490 sayılı Kanun m.31-33 uyarınca ölüm; hastanede, sağlık kuruluşunda veya hekim denetiminde gerçekleşmişse ilgili kuruluş veya hekim tarafından; ev ve benzeri yerlerde gerçekleşmişse ana-baba, eş, çocuk, diğer yakınlar veya mülki amirliğe bildirim yapmakla yükümlü kişiler tarafından nüfus müdürlüğüne bildirilir.

Ölüm belgesi (defin ruhsatı), cenazenin gömülmesi için zorunlu bir belgedir ve defin izni verecek mülki amirlikçe düzenlenir. Ölüm nedeninin tıbben tespiti için gerekli işlemler (ölü muayenesi, gerektiğinde otopsi) 5271 sayılı CMK ve 1593 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülür. Şüpheli ölüm, haksız fiil veya suç şüphesi varsa Cumhuriyet Savcısı’na haber verilir ve CMK m.86-87 uyarınca ölü muayenesi ve otopsi işlemleri gerçekleştirilir; nüfus tescili bu işlemler sonrasına bırakılabilir.

Yurt dışında vefat eden Türk vatandaşlarının ölümü, ilgili Türk temsilciliğine bildirilir; temsilcilik, ölüm belgesinin aslını veya tasdikli örneğini alarak Türkiye’deki nüfus idaresine iletir. Yabancı devlet makamlarınca düzenlenmiş ölüm belgelerinin Türkiye’de tescili için apostil veya Türk Konsolosluğu tasdikinin bulunması, bazen de noter tasdikli Türkçe tercümenin sunulması aranır.

Ölüm bildirimi yapılmayan veya gecikmiş bildirimlerde, kişinin nüfus kaydı kapatılmadığı için MERNİS sisteminde “sağ” olarak görünür; bu durum miras, emeklilik, sigorta gibi süreçleri kilitler. Uygulamada en sık rastlanan sorun, eski tarihli köy ölümlerinde ya da yurt dışı ölümlerinde tescilin geciktirilmiş olması ve mirasçıların onlarca yıl sonra bu ölümü tescil ettirmek zorunda kalmasıdır. 5490 sayılı Kanun, gecikmiş bildirimler için süre sınırlaması koymamış; ancak ceza kanununun kayıt sahteciliği hükümleri (TCK 204-206) aranmaktadır.

Ölüm tescili, beş gün içinde nüfus kütüğüne işlenir; bu tescille birlikte T.C. kimlik numarası kapatılır, nüfus cüzdanı Nüfus Müdürlüğüne iade edilir, ehliyet ve pasaport gibi belgelerin geçerliliği sona erer. Ölüm olayı sonucunda doğan mirasçılar arasındaki tereke ilişkileri sulh hukuk mahkemesinde veya noterde açılan mirasçılık belgesi ile şekillenir (TMK 598).

Cesedi bulunamayan kişi (TMK 44) ve gaiplik kararı (TMK 32-35) halinde ölümün bildirilmesi özel rejime tabidir; bu durumlarda idari değil, mülki amir emri veya mahkeme kararı esas alınır. Yargıtay 2. ve 8. Hukuk Daireleri ölüm tescil tarihi ile gerçek ölüm tarihinin farklılık taşıdığı hallerde, mirasın açılma tarihinin gerçek ölüm tarihi olduğunu içtihat olarak yerleştirmiştir. Böylece TMK 43, kişiliğin biyolojik sonunun hukuki sonuçlarını düzenleyen, Türk özel hukuku ile idari nüfus hukukunu birleştiren köprü bir hükümdür.

Madde 42

MADDE 43

I. Ölümün bildirilmesi

Madde Listesi

Madde 44

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tmk-madde/madde-43/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık