TTK 1456. Madde
(1) Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder.
(2) Sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez. Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur. Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski hâline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir.
(3) İkinci fıkra hükmüne aykırı hareket eden sigortacı, sınırlı ayni hak sahipleri ödemeye sonradan yazılı onay verdikleri takdirde, bunlara karşı sorumluluktan kurtulur.
(4) Sigortacı, sigorta ettirenin prim ödeme borcunda temerrüde düştüğünü ve prim farkı istemi dolayısıyla sigorta ettirene ihtarda bulunduğunu, ayni hakkını kendisine bildirmiş olan ve kendisi tarafından bilinen ayni hak sahiplerine de bildirir.
(5) Sigorta ettiren veya sigortacı tarafından sözleşme feshedildiğinde veya sözleşmeden cayıldığında; sigortacı, fesih veya cayma bildirimi kendisi tarafından yapılmışsa, söz konusu bildirim tarihinden, diğer hâllerde sözleşmenin sona ermesinden itibaren, onbeş gün içinde, durumu sınırlı ayni hak sahiplerine bildirir. Sigorta sözleşmesi, ayni hak sahipleri yönünden sözleşmenin sona ermesinden itibaren onbeş gün süre ile geçerli olur. Durumu öğrenen ayni hak sahibi, bu onbeş gün içinde sözleşmeye devam edeceğini sigortacıya bildirmediği takdirde, sigorta sözleşmesi, ayni hak sahibi için de geçersiz hâle gelir. Ayni hak sahibi sözleşmeye devam etmek isterse, sigortacı haklı bir neden olmadığı sürece bu istemi reddedemez.
(6) Sigortacı, istem üzerine, sınırlı ayni hak sahibi olduğunu bildiren kişiye sigorta koruması ile sigorta bedelinin miktarı hakkında bilgi verir.
(7) Hak sahipliğini sigortacıya bildiren sınırlı ayni hak sahibi hakkında da 1416 ncı madde uygulanır.
(8) Bu madde hükümleri sigorta ettiren lehine kurulmuş sınırlı ayni haklar için uygulanmaz.
TTK 1456. Madde Gerekçesi
Tasarının bu maddesi ile, üzerinde sınırlı aynı hak bulunan malların sigorta edilmeleri halinde, aynı hakkın mal yerine geçen sigorta bedelini kapsayacağı ilkesi kabul edilmiştir. Aslında bu madde, Medeni Kanunun taşınmaz mal rehni ve Deniz Ticareti Kanununun gemi ipoteği için koyduğu prensibin genişletilmiş bir şeklidir.
Açıklama
TTK Madde 1456, sınırlı ayni hakla takyit edilmiş malların sigorta edilmesi durumunda ortaya çıkan hukuki sorunları düzenlemektedir. Madde, Medeni Kanun’un taşınmaz mal rehni ve Deniz Ticareti Kanunu’nun gemi ipoteği hükümlerinin ilkelerini genişleterek, sigorta bedelinin ayni hakkın kapsamına girmesini sağlamaktadır. TTK Madde 1456 ile birlikte Türk Borçlar Kanunu’nun sigorta hukuku hükümleri ve Medeni Kanun’un ayni haklar sistemi uyumlu bir şekilde işletilmektedir. Bu düzenleme, rehin sahibi, ipotek sahibi, kiracı ve benzeri sınırlı ayni hak sahiplerinin korunmasını hedeflemektedir.
Uygulamada, sigortacının mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu hakkında bildirim alması durumunda, ayni hak sahiplerine danışmadan tazminatı sigortalıya ödeyememesi temel kuraldır. Bununla birlikte, ayni hakkın tapu kütüğüne kayıtlı veya sigortacıya önceden bilinir olması halinde ayrıca bildirime ihtiyaç yoktur. Sigorta bedelinin tamir veya eski haline getirme amacıyla ve güvence karşılığında sigortalıya ödenmesi mümkündür. Prim borcunda temerrüt veya sözleşme feshi halinde sigortacı, ayni hak sahiplerini on beş gün içinde haberdar etmek zorundadır. Sözleşme feshinden sonra sigorta on beş gün daha ayni hak sahiplerine karşı geçerli kalmaktadır.
TTK Madde 1456’ya aykırı hareket eden sigortacı, ayni hak sahiplerinin yazılı onayı alması halinde sorumluluktan kurtulmaktadır. Aksi takdirde sigortacı, rızasız ödeme nedeniyle ayni hak sahisine karşı tazminat ödemekle yükümlü olabilmektedir. Örneğin, rehinli malın sigorta tazminatı rehin sahibinin rızası olmaksızın borçluya ödenirse, rehin sahibi sigortacıya karşı hukuki çare arayabilir. Böylece ayni hak sahiplerinin güvenliği yasal çerçevede korunmaktadır.
