Sevgiliye Verilen Para Geri Alınır mı? Kardeşe Verilen Para: Borç mu Bağış mı

Bir ilişki bittiğinde ya da kardeşler küstüğünde en sık sorulan sorulardan biri, verilen paranın geri istenip istenemeyeceğidir. Sevgiliye verilen para, kardeşe yapılan yardım ya da IBAN ile gönderilen para hukuken tek bir rejime bağlı değildir. Ödeme bir ödünç, bir bağışlama, gerçekleşmeyen bir amaç için yapılmış kazandırma ya da nişan hediyesi olabilir. Sevgilime verdiğim parayı geri alabilir miyim ya da kardeşime verdiğim para borç sayılır mı sorularının cevabı bu nitelendirmeye bağlıdır. Bu yazı önce ilişkinin türünü, ardından ispat yükünü, süreleri, icra ve dava yolunu Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve ilgili kanunlar üzerinden açıklıyor.

Son güncelleme: 18.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 17.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine göre yapıldı. Kontrol kapsamındaki metinler: TBK, TMK, HMK, İİK, TCK, TKHK, Anayasa, Harçlar Kanunu, TTK, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu ve 7589 sayılı Kanun.

Sevgiliye Verilen Para Hukuken Ne Sayılır?

Kanun, sevgililer ya da kardeşler arasındaki para ilişkisi için ayrı bir sözleşme türü öngörmez. Mahkeme bu yüzden önce ödemenin hangi amaçla yapıldığını belirler. Geri isteme hakkı, süre ve ispat kuralları bu nitelendirmeye göre değişir. TBK m. 12’ye göre sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir. Sözlü kurulan bir ödünç sözleşmesi de bu nedenle geçerli olabilir; asıl sorun çoğu dosyada ispattır.

Uygulamada dört ihtimal öne çıkar. Para geri verilmek üzere verilmişse geri verme borcu ödünç sözleşmesinden doğar. Karşılıksız verilmişse bağışlama söz konusudur ve geri isteme kural olarak kanundaki sınırlı hâllerde mümkündür. Ortak bir amaç için verilen para, o amaç gerçekleşmezse sebepsiz zenginleşme talebine konu olabilir. Taraflar nişanlıysa Türk Medeni Kanununun (TMK) nişan hediyelerine ilişkin özel hükmü de gündeme gelir.

Sevgiliye Verilen Para Ödünç İse: Tüketim Ödüncü

TBK m. 386’ya göre tüketim ödüncünde ödünç veren, bir miktar parayı ödünç alana devretmeyi üstlenir. Ödünç alan da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlenir. Bu sözleşmeye dayanan bir ödemede sevgiliye verilen para için geri verme borcu sözleşmenin kendisinden doğar. İlişkinin sona ermesi bu borcu ortadan kaldırmaz; ayrılık, ödünç alanın geri verme yükümlülüğünü etkilemez.

Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve…

TBK m. 386 güncel kanun metni →

Ticari olmayan tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmış olmadıkça faiz istenemez (TBK m. 387). Bu kural sözleşmeden doğan faize ilişkindir. Borçlu temerrüde düşerse temerrüt faizi ayrıca gündeme gelir; bu konu aşağıdaki geri isteme bölümünde açıklanıyor.

Sevgiliye Verilen Para Karşılıksızsa: Bağışlama

Bağışlama, bağışlayanın malvarlığından bağışlanana karşılıksız bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 285). Kanun, bağışlama sözü vermenin geçerliliğini yazılı şekle bağlar (m. 288). Elden bağışlama ise bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulur (m. 289). Elden verilen hediye niteliğindeki para bu kapsama girebilir.

Elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulmuş olur…

TBK m. 289 güncel kanun metni →

Kanun, banka hesabına yapılan karşılıksız transfer için ayrı bir hüküm içermez. Böyle bir transferin elden bağışlama sayılıp sayılmayacağı somut olaya göre değerlendirilir. Şekle uyulmaması sebebiyle geçersiz olan bağışlama sözü, bağışlayan tarafından yerine getirildiğinde elden bağışlama hükmündedir (m. 288/3). Geçerliliği resmî şekle bağlanmış bağışlamalarda, örneğin taşınmaz bağışlama sözünde, bu hüküm uygulanmaz.

Ortak Amaç Gerçekleşmezse: Sebepsiz Zenginleşme

Haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından zenginleşen kişi, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür (TBK m. 77). Kanun, geçerli olmayan, gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanan zenginleşmeyi de bu kapsamda sayar. Örneğin birlikte oturulacak evin kaporası için gönderilen para, plan bozulunca bu çerçevede tartışılabilir. Bu ihtimalde para ödünç ya da bağış olarak değil, belirli bir amaca bağlı olarak verilmiştir.

Sebepsiz zenginleşmenin unsurları ve iade süreci, yanlış hesaba gönderilen paranın sebepsiz zenginleşme yoluyla geri alınması yazısında ayrıntılı olarak ele alındı.

Taraflar Nişanlıysa: Hediyelerin Geri İstenmesi

Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur; küçüğü veya kısıtlıyı ise yasal temsilcisinin rızası olmadıkça bağlamaz (TMK m. 118). Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirine verdiği alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir (TMK m. 122). Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır. Hüküm nişanlıları düzenler; nişanlılık kurulmamış sevgililer arasında genel hükümler gündeme gelir.

Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya…

TMK m. 122 güncel kanun metni →

Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 123). Nişanlılar arasında ödünç verilmiş bir paranın geri istenmesi ise nişanın bozulmasından değil, ödünç sözleşmesinden doğar. Bu ayrım, uygulanacak zamanaşımı süresini değiştirebilir.

Kardeşime Verdiğim Para Borç mu, Ahlaki Ödev mi?

Aile içindeki ödemelerde nitelendirme daha da güçleşir. TBK m. 285’e göre ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi bağışlama sayılmaz. TBK m. 78 de ahlaki bir ödevin yerine getirilmesinden kaynaklanan zenginleşmelerin geri istenemeyeceğini düzenler. Zor durumdaki kardeşe yapılan yardım ahlaki ödev niteliğindeyse, sebepsiz zenginleşme yoluyla geri istenemeyebilir. Paranın ödünç verildiği ispatlanırsa talep, ödünç sözleşmesine dayanır.

Kardeşler arasında kanundan doğan bir yardım yükümlülüğü de vardır. TMK m. 364’e göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin bu yükümlülüğü ise refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Kardeşime verdiğim para geri istenebilir mi sorusunun cevabı, ödemenin ödünç mü yoksa yardım mı olduğuna bağlıdır.

Ödünç verildiği ispatlanan para, akrabalık nedeniyle bağışa dönüşmez. Kardeşler arasındaki işlemlerde Kanun ayrıca bir ispat kolaylığı tanır. Bu kolaylık aşağıdaki ispat bölümünde ayrı başlık altında açıklanıyor.

Bağış Olarak Sevgiliye Verilen Para Hangi Hâllerde Geri İstenir?

Bağışlama tamamlandıktan sonra ayrılık ya da küslük, kanunda sayılan bir sebep olmadıkça geri isteme hakkı vermez. TBK m. 295, bağışlayanın elden bağışlamayı geri alabileceği hâlleri üç bentte sayar:

  • Bağışlananın, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemiş olması.
  • Bağışlananın, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranması.
  • Yüklemeli bağışlamada bağışlananın, haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemesi.

Bu sebeplerden biri varsa bağışlayan, bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde geri verme isteyebilir. Sevgililer arasında kanundan doğan aile hukuku yükümlülükleri bulunmadığından, ikinci bendin uygulanma alanı dar kalabilir. Kardeşler arasında ise TMK m. 364’teki nafaka yükümlülüğü bu bent bakımından önem taşıyabilir.

Bağışlayan, aşağıdaki durumlardan biri gerçekleşmişse, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir ve bağışlananın istem…

TBK m. 295 güncel kanun metni →

Geri alma hakkı süreye bağlıdır. TBK m. 297’ye göre bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir. Madde bu süreyi zamanaşımı diye adlandırmaz; süre geçtikten sonra geri alma yoluna başvurmak mümkün olmayabilir. Sürenin mirasçılara geçişine ilişkin kurallar TBK m. 297 geri alma hakkının süresi sayfasında yer alır.

IBAN ile Gönderilen Para Neyi İspatlar?

Sevgiliye Verilen Para Davasında İspat Yükü Kimdedir?

TMK m. 6’ya göre taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190 da ispat yükünü, vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa yükler. Parayı ödünç verdiğini ileri süren kişi, bu nedenle ödünç sözleşmesini ispat etmek durumundadır. Sevgiliye verilen para için ödünç iddiasıyla dava açan taraf da aynı yük altındadır.

Banka dekontu, paranın gönderildiğini ve alıcının hesabına geçtiğini gösterir. Ancak dekont tek başına paranın hangi amaçla gönderildiğini ispat etmeyebilir. Kanun, açıklamasız bir havalenin ödünç mü, borç ödemesi mi yoksa bağış mı olduğu konusunda ayrı bir hüküm içermez. Ödünç iddiasında bulunan taraf, yukarıdaki genel ispat kuralı gereği ödemenin ödünç amacıyla yapıldığını da ispat etmek durumundadır. Bu durum, IBAN ile gönderilen para için ödünç iddiasının ispatını zorlaştırabilir.

Dekont Açıklaması ve Yazışmalar

Gönderim sırasında açıklama alanına “borç” ya da “ödünç” yazılması, ödemenin amacına ilişkin önemli bir belgedir. Ancak bu açıklamayı gönderen tek taraflı olarak yazar ve karşı tarafın kabulünü göstermeyebilir. Bu açıklamanın ispat değeri, diğer delillerle birlikte somut olaya göre değerlendirilir. HMK m. 199’a göre yazılı metinler, fotoğraf, ses kaydı ve elektronik ortamdaki veriler belge niteliğindedir. Mesajlaşma kayıtları ve e-postalar da bu sayede delil olarak sunulabilir. Bu kayıtlar, sevgilime verdiğim parayı nasıl ispat ederim sorusunda çoğu zaman belirleyici rol oynar.

Karşı tarafın “ayın sonunda öderim” gibi bir mesajı, ödünç ilişkisini muhtemel gösterebilir. HMK m. 202’ye göre böyle bir belge, kendisine karşı ileri sürülen kişiden geliyorsa delil başlangıcı sayılabilir. Delil başlangıcı bulunursa, senetle ispat zorunluluğu olan hâllerde de tanık dinlenebilir. IBAN ile gönderilen para ile bu tür yazışmalar birlikte değerlendirildiğinde ispat imkânı güçlenebilir.

Senetle İspat Kuralı

HMK m. 200’e göre bir hakkın doğumu amacıyla yapılan hukuki işlemler, kanundaki parasal sınırı geçiyorsa senetle ispat edilmelidir. Bu sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılır (HMK Ek Madde 1). Güncel tutar her yıl değiştiği için bu yazıda verilmedi. Sınırı aşan bir ödünç iddiası, kural olarak tanıkla ispat edilemez. Bu kurala rağmen karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir (m. 200/2).

Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları…

HMK m. 200 güncel kanun metni →

Senet, ödünç alanın imzasını taşıyan basit bir yazılı belge de olabilir. Hükmün güncel metni HMK m. 200 senetle ispat zorunluluğu sayfasındadır.

Senet ve delil başlangıcı bulunmayan durumda, koşulları varsa yemin deliline de dayanılabilir. HMK m. 225’e göre yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Paranın ödünç olarak alınıp alınmadığı, karşı tarafın kendisinden kaynaklanan bir vakıa olarak bu kapsamda değerlendirilebilir.

Kardeşler Arasında Tanıkla İspat

HMK m. 203’e göre altsoy ve üstsoy, kardeşler ve eşler arasındaki işlemlerde tanık dinlenebilir. Senet bulunmasa da kardeşime verdiğim para ödünçtü iddiası, bu istisna sayesinde tanıkla ispat edilebilir. Sevgililer bu bentte sayılmaz. İşin niteliğine göre senede bağlanmaması teamül olan işlemlere ilişkin bent ise somut olaya göre tartışılabilir.

Aşağıdaki hâllerde tanık dinlenebilir: a) Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler…

HMK m. 203 güncel kanun metni →

Sevgilime Verdiğim Parayı Nasıl Geri İsterim?

Ödünç sözleşmesinde geri verme günü belirlenmişse borç o gün muaccel olur. Geri verme için gün, bildirim süresi ya da istem anında muacceliyet kararlaştırılmamışsa TBK m. 392 uygulanır. Bu durumda ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir. Maddenin tam metni TBK m. 392 ödüncün geri verilme zamanı sayfasında yer alır.

İstemin ispatlanabilir biçimde yapılması önemlidir. Noter aracılığıyla gönderilen ihtarname ya da tarih taşıyan yazılı bir mesaj, istemin tarihini gösterebilir. Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer (TBK m. 117). Geri verme günü birlikte belirlenmişse borçlu, bu günün geçmesiyle ihtara gerek kalmadan temerrüde düşer. Temerrüde düşen borçlu, temerrüt faizi ve kusursuzluğunu ispat edemediği gecikme zararı bakımından sorumlu olur (m. 118, 120).

Sevgilime verdiğim parayı geri alabilir miyim sorusunda ilk adım, ödemenin ödünç olduğunu gösteren delilleri bir araya getirmektir. İkinci adım, geri verme istemini tarihli ve kanıtlanabilir biçimde iletmektir. Ödeme bağış niteliğindeyse sevgiliye verilen para için bu adımlar yerine m. 295’teki geri alma sebepleri incelenir.

Zamanaşımı ve Süreler: Hangi İlişkide Hangi Süre?

Süre, ödemenin nitelendirilmesine göre değişir. Aşağıdaki tablo dört ayrı rejimi ve ahlaki ödev durumunu birlikte gösterir.

Dayanak Sebep Kim açabilir Süre Sonuç
Tüketim ödüncü (TBK m. 386, 392) Para geri verilmek üzere verilmiş Ödünç veren 10 yıl zamanaşımı (m. 146); muacceliyetle başlar; geri verme günü belirlenmemişse istemin yapılabileceği günden işler (m. 149) Aynı miktarın geri verilmesi; temerrütten sonra temerrüt faizi
Bağışlamanın geri alınması (TBK m. 295, 297) m. 295’teki üç sebepten biri Bağışlayan; m. 297’deki şartlarla mirasçıları Geri alma sebebini öğrenmeden itibaren 1 yıl (m. 297) İstem tarihindeki zenginleşme ölçüsünde geri verme
Sebepsiz zenginleşme (TBK m. 77, 82) Gerçekleşmemiş ya da sona ermiş sebep Malvarlığından zenginleşme sağlanan kişi Geri isteme hakkını öğrenmeden 2 yıl; zenginleşmeden en geç 10 yıl (m. 82) Zenginleşmenin geri verilmesi; elden çıkan kısım için m. 79 sınırı
Nişan hediyeleri (TMK m. 122, 123) Nişanlılığın evlenme dışındaki bir sebeple sona ermesi Hediyeyi veren nişanlı, ana baba ya da onlar gibi davrananlar Sona ermeden itibaren 1 yıl zamanaşımı (TMK m. 123) Alışılmışın dışındaki hediyenin aynen veya mislen geri verilmesi
Ahlaki ödev (TBK m. 78, 285) Ödeme ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi Yok; sebepsiz zenginleşme yoluyla geri isteme hakkı doğmaz Uygulanmaz Geri istenemez; ödemenin ödünç olduğu ispatlanırsa ödünç hükümleri uygulanır

Ödemenin niteliği tartışmalıysa mahkeme, tarafların düşündüğünden farklı bir rejim uygulayabilir. Bu nedenle en kısa sürenin dolmasını beklemeden hareket etmek güvenli olur.

Ödünç Alacağında Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?

Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146). TBK m. 147 ödünç verilen ana parayı beş yıllık süreye bağlamaz; anapara faizleri ise beş yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Muacceliyet bir bildirime bağlıysa süre, bu bildirimin yapılabileceği günden işler (m. 149).

Geri verme zamanı belirlenmemiş ödünçte alacaklı, istemi paranın verilmesinden hemen sonra da yapabilir. Kanun, bu durumda m. 149 ile m. 392’deki altı haftalık sürenin nasıl birlikte uygulanacağına ilişkin ayrı bir hüküm içermez. Sürenin kaçırılmaması için başlangıcı paranın verildiği tarihe yakın bir gün olarak hesaplamak güvenli olur. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m. 161). Yine de uzun süre beklemek, karşı tarafın zamanaşımı def’i ileri sürme riskini artırır.

Sevgiliye Verilen Para İçin Dava mı, İcra Takibi mi?

Ödünçte geri verme günü belirlenmemişse, takip veya dava için ilk istemden itibaren altı haftanın geçmesini beklemek güvenli olur (TBK m. 392). Alacaklı, dava açmadan önce ilamsız icra takibi başlatabilir. İcra dairesi, borcun yedi gün içinde ödenmesi ihtarını içeren bir ödeme emri düzenler (İcra ve İflas Kanunu, İİK m. 60). Borçlu itirazını, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bildirir (İİK m. 62). Süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur (İİK m. 66). İtiraz süresinin başlangıcı ödeme emrine itiraz süresi ve dilekçenin verileceği yer yazısında açıklandı.

Takip durduğunda alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir (İİK m. 67). Bu davada alacaklı, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat eder. İtiraz haksız bulunursa borçlu, talep üzerine hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı için de aynı yaptırım gündeme gelir.

Bir yıllık süreyi geçiren alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı saklıdır (m. 67). Davanın şartları itirazın iptali davasının süresi ve açma şartları yazısında ele alındı. İtirazın kaldırılması yolu ise imzası ikrar edilmiş ya da noterce onaylanmış borç ikrarı içeren senet gibi belgeler gerektirir (İİK m. 68). Senetsiz ödünçte bu yol çoğu zaman kullanılamaz.

Sevgiliye Verilen Para Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) m. 3, tüketiciyi ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden kişi olarak tanımlar. Tüketici işlemi ise bu kişi ile ticari veya mesleki amaçla hareket eden kişi arasında kurulur. Sevgililer ya da kardeşler arasındaki ödünçte tarafların ikisi de çoğu olayda ticari amaçla hareket etmez. Bu durumda tüketici mahkemesi ve tüketici hakem heyeti görevli olmaz.

Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi görevlidir (HMK m. 2). Genel yetkili mahkeme, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6). Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m. 10). Aksine anlaşma yoksa para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir (TBK m. 89).

Bu iki hüküm birlikte okunduğunda ödünç alacağında alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olabilir. Sebepsiz zenginleşmeye dayanan talep sözleşmeden doğmadığından, bu talepte HMK m. 10’a dayanmak tartışmaya açıktır. Böyle bir talepte genel yetkili mahkeme daha güvenli seçenektir.

Dava Kime Karşı Açılır?

Davacı, parayı veren kişidir. Para başkası adına gönderilmişse geri isteme hakkının kime ait olduğu ayrıca incelenir. Davalı ise ödünç ilişkisinde sözleşmenin karşı tarafı, sebepsiz zenginleşmede malvarlığı zenginleşen kişidir. Para karşı tarafın isteğiyle üçüncü bir kişinin hesabına gönderilmişse, hesap sahibi ile ödünç alan aynı kişi olmayabilir.

Bu ihtimalde ödünç talebi sözleşmenin tarafına yöneltilir. Hesabına para geçen kişi sözleşmenin tarafı değilse, ona karşı başvurulabilecek yol ayrıca değerlendirilir. Borçlu ölmüşse alacağın mirasçılara yöneltilip yöneltilemeyeceği, mirasın kabulü ve reddi gibi miras hukuku kurallarına göre belirlenir.

Sevgiliye Verilen Para İçin Arabuluculuk Dava Şartı mı?

6325 sayılı Kanunun 18/B maddesi, dava şartı arabuluculuğu belirli uyuşmazlıklarla sınırlar. Bunlar kira ilişkisi, paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklardır. Bireyler arasındaki ödünç ya da sebepsiz zenginleşme talebi bu listede yer almaz. Uyuşmazlık tüketici işleminden ya da ticari davadan doğmadığı sürece TKHK m. 73/A ve Türk Ticaret Kanunu m. 5/A da uygulanmaz.

Bu nedenle sevgiliye verilen para için açılacak alacak davasında arabuluculuk dava şartı değildir. Taraflar isterse dava öncesinde ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir. Bu tercih, aile içi ilişkilerde uyuşmazlığı daha az yıpratıcı biçimde sonuçlandırabilir.

Geçici Koruma: İhtiyati Haciz ve Delil Tespiti

Para alacaklarında başlıca geçici koruma aracı ihtiyati hacizdir. İİK m. 257’ye göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçta bu yol, borçlunun belirli bir yerleşim yerinin olmaması gibi sınırlı hâllerde açıktır. Kararın şartları ve teminat konusu ihtiyati haciz şartları, teminat ve itiraz süreleri yazısında açıklandı.

Dava açmadan veya takibe başlamadan ihtiyati haciz yaptıran alacaklı için kısa bir süre işler. Alacaklı, haczin tatbikinden itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmak veya dava açmak zorundadır (İİK m. 264). Haciz gıyabında yapılmışsa bu süre, haciz tutanağının alacaklıya tebliğinden başlar.

Vadesi belirlenmemiş ödünçte, m. 392’deki altı haftalık sürenin dolup dolmadığı vadenin gelip gelmediğini etkileyebilir. Bu nedenle ihtiyati haciz talebinden önce geri verme isteminin tarihi belgelenmelidir. Belirli bir eşyanın geri verilmesi istendiğinde ise HMK m. 389’daki ihtiyati tedbir gündeme gelebilir.

Tedbir isteyen taraf, dayandığı sebebi ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir (HMK m. 390). Kaybolma tehlikesi taşıyan bir delil için HMK m. 400 uyarınca delil tespiti istenebilir. Davadan önce tanık ifadesinin alınması, bu yola örnek gösterilebilir.

Harç ve Dava Değeri

Para alacağı davasında dava değeri, kural olarak istenen para miktarıdır. Harçlar Kanununa bağlı (1) sayılı tarifeye göre konusu belli bir değerle ilgili davalarda karar ve ilam harcı nispi olarak alınır. Bu harcın dörtte biri peşin, kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir (Harçlar Kanunu m. 28). Harç oranları ve maktu tutarlar her yıl güncellendiği için bu yazıda tutar verilmedi.

Alacaklı, bölünebilir bir talebin yalnız bir kısmını da dava edebilir (HMK m. 109/1). 7589 sayılı Kanunla eklenen m. 109/4’e göre kısmi davada talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Fıkra, 7589 sayılı Kanunun yayımıyla 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Kanun bu fıkra için ayrı bir geçiş hükmü içermez; daha önce açılmış davalara etkisi somut olaya göre değerlendirilir.

Ceza Yolu Ne Zaman Gündeme Gelir?

Anayasa m. 38’e göre hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz. Ödünç paranın geri verilmemesi bu nedenle kural olarak hukuk ve icra yollarıyla çözülen bir uyuşmazlıktır. Para baştan hileli davranışlarla aldatılarak alınmışsa değerlendirme değişebilir. Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 157, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun zararına yarar sağlayan kişiyi cezalandırır.

Sonradan ödeme yapmamak, tek başına hileli davranış anlamına gelmeyebilir. Hilenin varlığını ceza muhakemesi makamları somut olaya göre değerlendirir. Kardeşler arasında TCK m. 167 ayrıca önem taşır. Bu hükme göre aynı konutta beraber yaşayan kardeşin zararına işlenen, yağma dışındaki malvarlığı suçlarında ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Aynı konutta yaşamayan kardeş bakımından ise şikâyet üzerine verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu durumda şikâyet altı ay içinde yapılmalıdır (TCK m. 73). Süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla fiilin ve failin öğrenildiği günden başlar.

Kanunun güncel metninin tamamı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu resmî metni sayfasındadır.

Sonuç

Sevgiliye verilen para ya da kardeşe yapılan ödeme, tek bir kurala bağlı değildir. Ödünç verilen para, ilişki bitse de sözleşme gereği geri istenebilir. Karşılıksız verilen para ise kural olarak bağışlamadır; ayrılık tek başına geri alma sebebi oluşturmaz. Bağışlayan, ancak TBK m. 295’teki sebeplerden biri varsa ve sebebi öğrendiği günden itibaren bir yıl içinde geri alabilir. Gerçekleşmeyen bir amaç için verilen para sebepsiz zenginleşme talebine konu olabilir. Nişan evlenme dışında bir sebeple bozulursa alışılmışın dışındaki hediyeler TMK m. 122’ye göre, bir yıllık zamanaşımı içinde istenebilir.

İspat yükü, paranın ödünç verildiğini ileri süren taraftadır. Dekont, paranın gönderildiğini gösterir; amacını tek başına ispat etmeyebilir. Senetle ispat sınırını aşan ödünç iddiasında yazışmalar delil başlangıcı olabilir. Kardeşler arasındaki işlemlerde ise tanık dinlenebilir. Ödünç alacağında genel süre on yıldır; geri verme günü belirlenmemişse süre, istemin yapılabileceği günden işler. Sebepsiz zenginleşmede süre öğrenmeden itibaren iki yıl, zenginleşmeden itibaren en geç on yıldır. Alacak, asliye hukuk mahkemesinde ya da ilamsız icra takibiyle istenebilir. Bireyler arasındaki bu talepte arabuluculuk dava şartı değildir. Bu nedenle sevgilime verdiğim parayı geri alabilir miyim sorusu, ödemenin hangi ayrıma girdiğine göre cevaplanır. Kardeşime verdiğim para için ise ahlaki ödev ve tanıkla ispat kolaylığı ayrıca önem taşır.

Sık Sorulan Sorular

Sevgiliye verilen para ayrılıktan sonra geri istenebilir mi?

Para ödünç olarak verilmişse ayrılık geri verme borcunu ortadan kaldırmaz ve para TBK m. 386 ve devamındaki hükümlere göre istenebilir. Karşılıksız verilmişse kural olarak bağışlama söz konusudur. Bu durumda geri alma, TBK m. 295’teki sebeplerden biri varsa ve m. 297’deki bir yıllık süre içinde mümkündür.

IBAN ile gönderilen para borç olduğunu kanıtlar mı?

Dekont paranın gönderildiğini gösterir; tek başına ödünç verildiğini ispat etmeyebilir. Ödünç iddiasını ispat yükü, parayı ödünç verdiğini ileri süren taraftadır. Açıklama alanındaki ifade, karşı tarafın mesajları ve diğer belgeler birlikte değerlendirilir.

Kardeşe verilen para tanıkla ispat edilebilir mi?

Evet. HMK m. 203/1-a, kardeşler arasındaki işlemlerde senetle ispat zorunluluğuna rağmen tanık dinlenebileceğini düzenler. Bu istisna sevgililer için öngörülmemiştir. Senetle ispat sınırını aşmayan miktarlarda ise tanık dinlenebilir. Sınırı aşan işlemlerde sevgililer arasında delil başlangıcı varsa ya da karşı taraf açıkça muvafakat ederse tanık dinlenebilir. HMK m. 203/1-b’deki teamül istisnası da somut olaya göre değerlendirilir.

Verilen paranın geri istenmesi için süre var mı?

Süre ilişkinin türüne göre değişir. Ödünç alacağı kural olarak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146). Bu süre, geri verme günü belirlenmemişse istemin yapılabileceği günden işler (m. 149). Sebepsiz zenginleşmede süre, geri isteme hakkını öğrenmeden itibaren iki yıl ve zenginleşmeden itibaren on yıldır (m. 82). Bağışlamanın geri alınmasında süre, geri alma sebebini öğrenmeden itibaren bir yıldır. Nişan hediyelerinde süre, nişanın sona ermesinden itibaren bir yıldır. Ödemenin niteliği tartışmalıysa en kısa sürenin dolmasını beklemeden hareket etmek güvenli olur.

Bu tür alacak davasında arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Bireyler arasındaki ödünç ya da sebepsiz zenginleşme talebi, 6325 sayılı Kanunun 18/B maddesindeki dava şartı listesinde yer almaz. Bu nedenle arabuluculuk dava şartı değildir; taraflar isterse ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir.

Sevgilinin parayı geri vermemesi suç sayılır mı?

Borcun ödenmemesi kural olarak hukuki bir uyuşmazlıktır ve alacak dava ya da icra takibiyle istenir. Para baştan hileli davranışlarla aldatılarak alınmışsa TCK m. 157’deki dolandırıcılık suçu gündeme gelebilir. Bu değerlendirme somut olaya göre yapılır.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Mobil sürümden çık