Özel Hastane Devri: Ruhsat, Eski Eksiklikler ve Devir Yasağı

Bir özel hastaneyi satın almak, bir binayı ya da sıradan bir şirketi satın almaktan farklı sonuçlar doğurur. Hastanenin faaliyeti için Bakanlıkça düzenlenen özel hastane ruhsatı ve il sağlık müdürlüğünce düzenlenen faaliyet izin belgesi gerekir. Özel hastane devri bu nedenle hem bir özel hukuk işlemi hem de idari bir süreçtir. Özel Hastaneler Yönetmeliği, devralanı denetimde tespit edilmiş eksikliklerden de sorumlu tutar ve devralınan hastanenin iki yıl içinde yeniden devrini yasaklar. Her sağlık kuruluşu devri bu kurallara bağlı değildir; Yönetmelik hastaneleri kapsar ve ağız ve diş sağlığı hastanelerini dışarıda bırakır (m. 2). Bu yazı devrin iki biçimini, devir usulünü, borçlar ve çalışanlar bakımından sonuçları, devirden önceki hukuki incelemeyi ve satıcıya karşı hakları ele alır.

Son güncelleme: 01.11.2026. Mevzuat kontrolü, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 29/8/2026 tarihli değişikliği işlenmiş güncel metni üzerinden yapılmıştır. TBK, TTK, İş Kanunu, 5510 sayılı Kanun, HMK, İİK ve 6325 sayılı Kanunun yürürlükteki metinleri de esas alınmıştır. Yönetmeliğin resmî metni Mevzuat Bilgi Sistemi sitesinde yer alır.

Özel Hastane Devri Hangi Yollarla Yapılır?

Yönetmelik, özel hastaneyi gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileri adına Bakanlıkça ruhsatlandırılan yataklı sağlık kurumu olarak tanımlar (m. 4/1-f). Özel hastane ruhsatı, açılışta hastane sahibi adına düzenlenir. Belgede hastanenin adı, adresi ve yatak sayısı yer alır (m. 4/1-g). Dolayısıyla bu tanım, devirde neyin el değiştirdiğini anlamak için çıkış noktasıdır.

Uygulamada iki yol öne çıkar. Birincisinde hastane devredilir; devir uygun bulunursa yeni sahip adına yeni ruhsat ve faaliyet izin belgesi düzenlenir. Yönetmeliğin 13. maddesi bu yolu düzenler ve Yönetmelik bu işlemi ruhsat devri olarak da anar (m. 9/4, m. 13/3). Buna karşılık ikincisinde hastane, ruhsat sahibi bir şirketin bünyesindedir ve alıcı bu şirketin paylarını satın alır. Bu durumda ruhsat sahibi şirket aynı kalır, yalnız şirketin ortaklık yapısı değişir. Bu nedenle özel hastane devri denildiğinde hangi yolun kastedildiği, sonraki bütün soruların cevabını etkiler.

Devralan kimler olamaz?

Hastane açmaya ve işletmeye yetkili kişileri Özel Hastaneler Yönetmeliği m. 7 belirler. Hüküm, özel hastanelerin gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından açılıp işletileceğini öngörür. 1219 sayılı Kanunun 28. maddesinde sayılan suçlardan hüküm giymiş kişiler bu bakımdan sınırlanır. Bunun yanında cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan hüküm giymiş kişiler ile kamu görevinden yasaklı kişiler de aynı sınırlamaya tabidir. Bu kişiler ruhsatlı hastanelerin ruhsatlarını devralamaz ve adına ruhsat bulunan tüzel kişilerin ortaklık yapısında yer alamaz (m. 7/2).

Özel hastaneler gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından açılır ve işletilir…

Özel Hastaneler Yön. m. 7 güncel metni →

Aynı maddeye göre, sahipliğinde ruhsat iptali gerçekleşen kişiler adına beş yıl boyunca yeni özel hastane ruhsatı düzenlenmez (m. 7/3). Öte yandan adına ruhsat bulunan tüzel kişinin ortaklık yapısındaki değişiklik, en geç bir ay içinde Müdürlüğe bildirilir (m. 7/4). Ancak halka arz edilmiş tüzel kişilerde bu bildirim aranmaz. Müdürlük, Yönetmelikte il veya ilçe sağlık müdürlüğü anlamında kullanılır (m. 4/1-e).

Yönetmeliğin yürürlüğünden önce ruhsatlandırılmış veya ön izin almış hastanelerde 7. maddenin ikinci fıkrasındaki şartlar aranmaz (geçici m. 3). Bununla birlikte bu istisnanın, böyle bir hastaneyi sonradan devralan kişiye nasıl uygulanacağı metinde ayrıca düzenlenmemiştir. Devralanın durumu bu nedenle başvurudan önce Müdürlükle netleştirilmelidir.

Özel Hastaneler Yönetmeliği m. 13: Devir Usulü ve Süreler

Ruhsat devrinin usulü Yönetmeliğin 13. maddesinde yer alır. Hastanenin Yönetmelik kapsamındaki kişilere devri hâlinde, devir tarihinden itibaren en geç bir ay içinde Müdürlüğe başvurulur. Ayrıca başvuruya Ek-8’in 14. maddesinde yer alan belgeler eklenir. Ekteki belge listesi bu yazıda aktarılmamıştır; başvuru öncesinde güncel ek metninden kontrol edilmelidir.

Özel hastanelerin bu Yönetmelik kapsamındaki kişilere devri halinde Ek-8’in 14 üncü maddesinde yer alan ilgili belgeler ile birlikte devir tarihinden…

Özel Hastaneler Yön. m. 13 güncel metni →

Yeni sahip adına ruhsat ve faaliyet izin belgesi düzenleninceye kadar hastanenin faaliyeti devredenin sorumluluğunda sürer. Buna karşılık devredenin sorumluluğunda faaliyet gösterilmesi istenmiyorsa, hastanenin faaliyetine bu belgeler düzenleninceye kadar ara verilir. Son olarak devir işlemi uygun bulunursa yeni sahiplik adına ruhsat ile faaliyet izin belgesi on beş iş günü içinde düzenlenir (m. 13/1).

Bu ara dönemin özel hastane devri sözleşmesinde ayrıca düzenlenmesinde yarar vardır. Çünkü devreden, belgeler yeni sahip adına düzenlenene kadar faaliyetten sorumlu kalır. Örneğin bu sürede giderleri kimin karşılayacağı ve hangi kararları kimin alacağı sözleşmede belirlenebilir. Hüküm başvuruyu devir tarihine bağlar. Bu yüzden devrin Bakanlık onayına geciktirici koşul olarak bağlanması düşünülüyorsa, bu yapı başvuru belgeleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Bazı belgeler hastaneyle birlikte el değiştirmez. Planlama uygunluk belgesi devredilemez (m. 8/5). Aynı şekilde ön izin belgeleri de kural olarak devredilemez. Ancak taşınma amaçlı ön izni bulunan ruhsatlı ve faal hastane ruhsat devri yaparsa durum farklıdır. Bu hâlde ön iznin yeni ruhsat sahibi adına mevcut süresi korunarak devamına izin verilir (m. 9/4).

Devralan hastanenin adını değiştirmek isterse ruhsattaki bilgiler de değişir. Bu durumda ruhsat ve faaliyet izin belgesindeki hususlarda değişiklik Müdürlüğe bildirilir ve belgeler yeniden düzenlenir (m. 14/1). Ayrıca hastanelere Bakanlıkça onaylanan isimler verilir (m. 38/3). Öte yandan Bakanlık, ruhsat ve faaliyet izin belgesi işlemlerini valiliklere devredebilir (m. 49/1).

Özel Hastane Devri Sonrası Eski Eksiklikler: Devralan Sorumlu mu?

Yönetmeliğin 13. maddesinin ikinci fıkrası, devralan bakımından en önemli sonucu düzenler. Hastanenin denetimi sırasında tespit edilen eksiklik ve uygunsuzluklardan dolayı devralan, devredenin sorumluluklarını da almış sayılır. Dolayısıyla devirden önce tespit edilmiş bir eksiklik, ruhsatın el değiştirmesiyle ortadan kalkmaz.

Hüküm devralana bir imkân da tanır. Eksiklik ve uygunsuzluklar için devredene verilmiş süre, devralanın talebi hâlinde yeniden verilir. Böylece bu talep, eksikliği gidermek için yeni sahibe zaman kazandırır. Buna karşılık hastanenin faaliyeti durdurulmuşsa devralan, faaliyet durdurma süresinin tamamlanmasını beklemek zorundadır (m. 13/2).

Bu fıkra, denetimde tespit edilen eksiklik ve uygunsuzluklara ilişkindir. Dolayısıyla devredenin tedarikçilere, kiraya verene veya çalışanlara olan özel hukuk borçlarını düzenlemez. Bu borçlar, devrin biçimine göre TBK, TTK ve İş Kanunu hükümleriyle ayrıca değerlendirilir. Bunun yanında devredene daha önce verilmiş bir idari para cezasının devralana geçip geçmediği de fıkrada açıkça düzenlenmemiştir.

Faaliyet durdurma ve ruhsat iptali

Yönetmelik eksikliğin türüne göre kademeli yaptırımlar öngörür. Örneğin gerekli uzman tabip, tıbbi donanım veya asgari sağlık personeli eksikse ilgili birimin faaliyeti eksiklik giderilinceye kadar durdurulur (m. 44/1-a). Öte yandan hastanenin tamamında faaliyet, Bakanlığın kararı üzerine valilikçe durdurulur. Mesul müdürün ölümü veya işten ayrılmasından sonra bir ay içinde yerine başkasının başlatılmaması bu hâllerden biridir (m. 45/1-a).

Denetimlerde tespit edilen eksiklikler verilen süre içinde giderilmediği için hastanenin bir kısmında veya tamamında faaliyet durdurulmuş olabilir. Bu durumda eksiklikler durdurma tarihinden itibaren altı ay içinde giderilmezse ruhsat Bakanlıkça askıya alınır ve altı ay ek süre verilir. Ek sürenin sonunda faaliyete geçemeyen hastanenin ruhsatı Bakanlıkça iptal edilir (m. 46/1).

Kısmen durdurulduğu hâlde hasta kabulüne devam eden hastanenin faaliyeti iki kat süreyle tamamen durdurulur. Ayrıca herhangi bir tespit sonrasında faaliyeti tamamen durdurulduğu hâlde hasta kabul eden hastanenin ruhsatı Bakanlıkça iptal edilir (m. 46/2).

Bu kademeler devralan için ayrı bir risk taşır. Özellikle ruhsat iptali devralanın sahipliği döneminde gerçekleşirse, 7. maddedeki beş yıllık engel devralan bakımından gündeme gelebilir. Yönetmelik, usul ve esaslara uymayanlara kendi öngördüğü idari müeyyidelerin uygulanacağını belirtir. Müeyyide öngörmediği hâllerde ise 2219 sayılı Kanundaki ve ilgili mevzuattaki idari ve cezai müeyyidelere gönderme yapar (m. 48/1). Bu yazı ceza tutarlarına yer vermez.

Askıdaki Ruhsat ve İki Yıllık Özel Hastane Devri Yasağı

Ruhsatı askıda olan hastanelerin ruhsatları askı süresince sadece bir kez devredilebilir (m. 13/3). Özel Hastaneler Yönetmeliği ruhsatın askıya alınmasını 46. maddede düzenler. Buna karşılık mücbir sebeplerle faaliyetin askıya alınması 45. maddenin üçüncü fıkrasında ayrıca yer alır. Faaliyetin askıya alınması ile ruhsatın askıya alınması ayrı durumlardır; hangisinin söz konusu olduğu Müdürlük kayıtlarından teyit edilir.

Maddenin son fıkrası daha geniş bir sınırlama getirir: bu madde hükmünce devralınan hastane iki yıl içinde yeniden devredilemez (m. 13/4). Bu nedenle hastaneyi kısa süre içinde yeniden satmayı planlayan yatırımcı için bu yasak belirleyici bir ölçüttür. Finansman ve çıkış planı da bu süre hesaba katılarak kurulur.

Fıkra, ruhsat devri yoluyla devralınan hastaneden söz eder ve pay devrini ayrıca anmaz. Ancak Bakanlığın pay devrine bu yasağı nasıl uyguladığı bu yazıda doğrulanamamıştır. Dolayısıyla kısa aralıklarla ardışık işlemler planlanıyorsa, Müdürlükten yazılı görüş almak belirsizliği azaltır.

Pay Devri Yoluyla Özel Hastane Devri

Hastane bir şirketin bünyesindeyse alıcı, ruhsatı değil şirketin paylarını satın alabilir. Bu yolda ruhsat sahibi şirket değişmez. Yönetmelik bu durumu ruhsat devri olarak değil, ortaklık yapısındaki değişiklik olarak ele alır ve bir ay içinde Müdürlüğe bildirim ister (m. 7/4). Ayrıca yeni ortakların 7. maddenin ikinci fıkrasındaki yasaklı kişilerden olmaması da gerekir.

Payların devri şirket türüne göre farklı kurallara bağlıdır. Limited şirkette esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır. Aynı zamanda tarafların imzaları noterce onanır. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse devir, ortaklar genel kurulunun onayıyla geçerli olur (TTK m. 595).

Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır…

TTK m. 595 güncel kanun metni →

Noter onayı, genel kurul kararı ve tescil aşamaları limited şirket hisse devri, noter ve genel kurul onayı yazısında ayrıca anlatılır.

Anonim şirkette nama yazılı paylar, kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe sınırlamaya bağlı olmaksızın devredilebilir (TTK m. 490). Bununla birlikte esas sözleşme, nama yazılı payların devrini şirketin onayına bağlayabilir (TTK m. 492). Bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar ise kural olarak şirketin onayıyla devredilir (TTK m. 491).

Pay devrinin hastane bakımından en önemli sonucu, şirketin bütün geçmişiyle birlikte el değiştirmesidir. Şirketin vergi, prim, tedarikçi ve hasta kaynaklı borçları şirkette kalır. Dolayısıyla alıcı bu borçları, payın değeri üzerinden ekonomik olarak üstlenmiş olur. Aynı şekilde ruhsat sahibi değişmediği için daha önceki denetim tespitleri ve faaliyet durdurma kararları da kural olarak şirket hakkında geçerliliğini korur.

Hastanenin hasta zararlarından sorumluluğu hastanenin kusuru ispatlanamasa da sorumluluğu yazısında ele alınır. Şirket yöneticisinin kamu borçları bakımından durumu ise limited şirket müdürünün vergi ve SGK borcundan sorumluluğu yazısında anlatılır.

İşletme Devrinde Borçlar: TBK m. 202 ve TTK m. 11

Ruhsat devriyle birlikte hastane işletmesi aktif ve pasifleriyle devralınıyorsa TBK m. 202 gündeme gelir. Devralan, devri alacaklılara bildirdiği veya ilanla duyurduğu tarihten başlayarak işletmedeki borçlardan alacaklılara karşı sorumlu olur. Ticari işletmelerde ilan Ticaret Sicili Gazetesinde yapılır.

Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili…

TBK m. 202 güncel kanun metni →

Önceki borçlu da iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre muaccel borçlar için bildirme veya ilan tarihinden işler. Buna karşılık daha sonra muaccel olacak borçlarda süre muacceliyet tarihinden başlar. Ayrıca devralan bildirme veya ilan yükümlülüğünü yerine getirmedikçe iki yıllık süre işlemeye başlamaz (TBK m. 202/4).

Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurları ayrı ayrı devredilmeden bir bütün hâlinde devredilebilir. Aksi öngörülmemişse devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını ve ticaret unvanını içerdiği kabul olunur. Bu sözleşme yazılı yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir (TTK m. 11/3).

Pay devrinde bu hükümler kural olarak uygulanmaz; işletme ve borçlar ruhsat sahibi şirkette kalır. Bu fark, satış bedelinin belirlenmesinde ve satıcıdan alınacak teminatın kapsamında belirleyici olur. Bir sağlık kuruluşu devri sözleşmesi hazırlanırken önce bu yapısal tercih yapılır, sorumluluk hükümleri ona göre kurulur.

Özel Hastane Devri ve Çalışanlar: İş Kanunu m. 6

Özel hastanede sağlık personeli, sözleşme ile ve 5510 sayılı Kanunun 4/1-a bendi kapsamında sigortalı olarak çalışır (Yönetmelik m. 15/2). İşyeri hukuki bir işleme dayalı olarak devredildiğinde, devir tarihindeki iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla devralana geçer (İş K. m. 6/1).

İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut…

İş K. m. 6 güncel kanun metni →

Devralan işveren, hizmet süresine dayanan haklarda işçinin devreden yanında işe başladığı tarihi esas alır (İş K. m. 6/2). Öte yandan devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan iki işveren birlikte sorumludur. Ancak devredenin bu sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlıdır (İş K. m. 6/3).

Devreden veya devralan işveren, iş sözleşmesini sırf işyerinin devri nedeniyle feshedemez. Aynı şekilde devir, işçi yönünden de fesih için haklı sebep oluşturmaz (İş K. m. 6/5). Buna karşılık ekonomik ve teknolojik sebeplerin ya da iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları ile haklı sebeple derhal fesih hakları saklıdır. Son olarak iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu yapılan devirde bu hükümler uygulanmaz (İş K. m. 6/6).

Pay devrinde işveren sıfatını taşıyan şirket değişmez. Bu nedenle iş sözleşmelerinin geçişine ilişkin İş K. m. 6 kural olarak gündeme gelmez; sözleşmeler aynı işverenle sürer. Bununla birlikte şirketin birikmiş işçilik borçları da şirkette kalır ve hukuki incelemede ayrıca ölçülür.

Tabip kadrosu ve asgari personel

Hastanenin değeri büyük ölçüde tabip kadrosuna bağlıdır. Ruhsata esas tabip ve uzman tabip kadro sayıları EKİP sistemine Bakanlıkça kaydedilir (m. 16/1). Ayrıca bir uzmanlık dalında iki yıl süreyle kadrolu tabip çalışmazsa bu kadro Bakanlıkça iptal edilir. Ancak altı aydan kısa çalışmalar bu iki yıllık sürenin hesabında dikkate alınmaz (m. 16/2).

Aktif çalışan klinisyen uzman tabip sayısı dördün altına düşen hastanenin faaliyeti en fazla iki yıl süreyle askıya alınır. İki yılın sonunda eksikliği gideremeyen hastanenin ruhsatı iptal edilir (m. 15/3). Uzman tabiplerin devir sürecinde topluca ayrılması bu nedenle ticari olduğu kadar idari bir risktir.

Mesul müdür

Hastanenin tıbbi, idari ve teknik hizmetleri bir mesul müdürün sorumluluğunda yürütülür (m. 18/1). Mesul müdür olacak tabip, diğer şartların yanında Türk vatandaşı olmalı ve ilgili tabip odasına kayıtlı bulunmalıdır. Bunun yanında en az beş yıl tabiplik yapmış olması ve bunun iki yılının kamu ya da özel hastanelerde geçmesi de aranır (m. 18/2).

Mesul müdür görevden alınır, istifa eder veya şartları kaybederse hastane sahibi en geç bir ay içinde yeni bir mesul müdür görevlendirir. Bu sürede mesul müdür yardımcısı görevi yürütür (m. 18/6). Ancak bir ay içinde yeni mesul müdür başlatılmazsa hastanenin tamamında faaliyet durdurulabilir (m. 45/1-a). Devir sözleşmesinde mesul müdürün görevine devam edip etmeyeceği bu yüzden önceden konuşulur.

Özel Hastane Devri Öncesi Hukuki İnceleme

Devralanın eski eksikliklerden sorumlu tutulması, hukuki incelemeyi özel hastane devri sürecinin merkezine taşır. İnceleme, satıcının beyanlarını belgeyle karşılaştırmayı ve riskleri bedele veya sözleşmeye yansıtmayı amaçlar. Her sağlık kuruluşu devri kendi mevzuatına göre ayrı bir inceleme listesi gerektirir. Hastane bakımından başlıca kalemler aşağıda sıralanmıştır.

  • Özel hastane ruhsatı ve faaliyet izin belgesi: Belgedeki isim, adres, yatak sayısı, uzmanlık dalları ve hizmet birimlerinin fiilî durumla örtüşüp örtüşmediği incelenir. Faaliyet izin belgesinde bulunmayan uzmanlık dalında hasta kabulü yasaktır (m. 43/1-c).
  • Eksiklik bildirimleri ve denetim kayıtları: Hastaneler, Özel Sağlık Tesislerinin Denetimi Hakkında Yönetmelik ve Ek-2’deki form kullanılarak denetlenir (m. 41/1). Son denetim tutanakları, verilen süreler ve eksikliğin giderildiğini gösteren yazılar istenir.
  • Faaliyet durdurma, askı ve iptal süreçleri: Bir birimde veya hastanenin tamamında verilmiş durdurma kararı ve işleyen altı aylık süreler araştırılır. Bu tespitler ruhsat devrinde devralanı da bağlar (m. 13/2).
  • İdari para cezaları: Verilmiş cezaların listesi, ödeme ve itiraz durumu ile kesinleşmemiş işlemler istenir. Yönetmelik, müeyyide öngörmediği hâllerde 2219 sayılı Kanuna gönderme yapar (m. 48/1).
  • Kadro ve personel: EKİP’teki kadro kayıtları, boş kadroların ne kadar süredir boş olduğu, uzman tabiplerle yapılan sözleşmeler ve birikmiş işçilik alacakları incelenir.
  • Planlama ve ön izin: Devam eden kapasite artırımı, taşınma veya birleşme işlemleri araştırılır. Planlama uygunluk belgesi devredilemez; ön izin belgesi de 9. maddenin dördüncü fıkrasındaki istisna dışında devredilemez (m. 8/5, m. 9/4).
  • Bina ve tadilat: Ruhsata esas proje ile binanın fiilî durumu karşılaştırılır. Tadilat gerektiren durumda tadilata başlanmadan önce projenin Bakanlıkça onaylanması gerekir (m. 14/2).
  • Uyuşmazlıklar: Devam eden tazminat davaları, hasta şikâyetleri ve ilave ücret iadesi talepleri listelenir.

İnceleme sırasında hasta dosyalarının paylaşılması ayrı bir hukuki soru doğurur. Sağlık verisinin korunmasına ilişkin kurallar kişisel sağlık verisinin hukuki korunması yazısında anlatılır. Bu yüzden incelemenin kimliği belirlenemeyen özet verilerle yürütülmesi tercih edilir.

SGK sözleşmesi

5510 sayılı Kanuna göre sağlık hizmetleri, Kurum ile sağlık hizmeti sunucuları arasındaki sözleşmeler yoluyla sağlanır. Bunun yanında sözleşmesiz sunuculardan alınan hizmetlerin giderleri de Kanuna uygun olarak ödenebilir (5510 s.K. m. 73/1). Ancak acil hâller dışında sözleşmesiz sunuculardan alınan hizmet bedelleri Kurumca ödenmez (5510 s.K. m. 73/6). Sözleşmenin sürmesi bu nedenle hastanenin gelir yapısı bakımından belirleyicidir.

Sağlık hizmeti satın alma sözleşmelerinin hazırlanması ve akdedilmesine ilişkin usul ve esaslar Kurumun yönetmeliğiyle düzenlenir (5510 s.K. m. 73/14). Ruhsat sahibinin değişmesinin sözleşmeye etkisi bu yazıda doğrulanamamıştır. Sözleşmeli bir sağlık kuruluşu devri gündemdeyse, Kurumla yapılan sözleşmenin devir ve fesih hükümleri işlemden önce incelenmelidir. Öte yandan sözleşmeli hastanelerin hastadan alabileceği ilave ücret de Kanunla sınırlanmıştır (5510 s.K. m. 73/2, m. 73/4).

Bu sınırı aşan tahsilatın hasta bakımından sonucu özel hastane fazla ücret iadesi yazısında ele alınır. Bu nedenle geçmiş dönem ilave ücret uygulamaları, hukuki incelemede iade riski yönünden de değerlendirilir.

Kira sözleşmesi

Hastane binası kiralıksa kira sözleşmesi, devrin en hassas kalemlerinden biridir. Özellikle kiralık binada yürütülen bir sağlık kuruluşu devri, kiraya verenin tutumuna da bağlıdır. Kiracı, kiraya verenin yazılı rızasını almadıkça kira ilişkisini başkasına devredemez. Bununla birlikte kiraya veren, işyeri kiralarında haklı sebep olmadıkça bu rızayı vermekten kaçınamaz (TBK m. 323/1).

Rızayla kira ilişkisi devredilirse devralan, kira sözleşmesinde kiracının yerine geçer. Ayrıca işyeri kiralarında devreden kiracı, sözleşmenin bitimine kadar ve en fazla iki yıl devralanla birlikte müteselsilen sorumlu olur (TBK m. 323/3). TTK m. 11/3 ise aksi öngörülmemişse işletme devir sözleşmesinin kiracılık hakkını da içerdiğini kabul eder. Ancak bu kabulün TBK m. 323’teki yazılı rıza şartıyla ilişkisi tartışmalıdır ve somut olaya göre değerlendirilir. Kiraya verenin yazılı rızasının alınması, bu belirsizliği gideren temkinli yoldur.

Buna karşılık pay devrinde kiracı şirket değişmez ve TBK m. 323 kural olarak gündeme gelmez. Ancak kira sözleşmesinde ortaklık yapısının değişmesine bağlanmış fesih veya bildirim hükümleri bulunabilir. Kiraya verenin rızasına ilişkin ayrıntılar işyeri kirasının devri ve devir hakkı yazısında ayrıntılı olarak anlatılır.

Özel hastane devri yolları: ruhsat devri ve pay devri

Aşağıdaki tablo, bir sağlık kuruluşu devri olarak hastane satın alımında iki yolun başlıca sonuçlarını yan yana gösterir. Tablo genel çerçeveyi verir; somut sözleşme ve Müdürlük uygulaması sonucu değiştirebilir.

Konu Ruhsat ve işletme devri Pay devri
Dayanak Yönetmelik m. 13; TBK m. 202; TTK m. 11 Yönetmelik m. 7/4; anonim şirkette TTK m. 490 vd., limited şirkette TTK m. 595
İdari işlem Devir tarihinden itibaren en geç bir ay içinde Müdürlüğe başvuru; yeni sahip adına ruhsat ve faaliyet izin belgesi Ortaklık yapısı değişikliğinin bir ay içinde Müdürlüğe bildirimi; halka arz edilmiş tüzel kişide aranmaz
Ruhsat sahibi Değişir; devir uygun bulunursa yeni sahip adına yeni ruhsat düzenlenir Değişmez
Denetimde tespit edilen eksiklikler Devralan, devredenin sorumluluklarını da almış sayılır; süre talep hâlinde yeniden verilir Tespitler kural olarak ruhsat sahibi şirket hakkında geçerliliğini korur
Özel hukuk borçları Aktif ve pasifleriyle devirde, bildirim veya ilandan itibaren devralan sorumlu; devreden iki yıl müteselsil sorumlu Borçlar şirkette kalır
Çalışanlar İş sözleşmeleri devralana geçer; devir öncesi borçlarda devreden iki yıl birlikte sorumlu; iflas tasfiyesi sonucu devirde uygulanmaz İşveren değişmez; sözleşmeler aynı şirketle sürer
Kira TBK m. 323’teki yazılı rıza şartı ile TTK m. 11/3’teki kiracılık hakkı kabulünün ilişkisi somut olaya göre değerlendirilir; rıza alınması temkinli yoldur Kiracı değişmez; sözleşmedeki ortaklık değişikliği hükümleri incelenir
Yeniden devir Devralınan hastane iki yıl içinde yeniden devredilemez Metinde ayrıca düzenlenmemiştir; uygulama Müdürlükten teyit edilmelidir

Özel Hastane Devri Sözleşmesinde Satıcıya Karşı Haklar

Hukuki inceleme her riski ortaya çıkarmayabilir. Bu nedenle devir sözleşmelerinde satıcı, hastanenin hukuki ve mali durumuna ilişkin beyanlarda bulunur. Uygulamada beyan ve tekeffül olarak anılan bu hükümler ruhsatın geçerliliğini ve açık denetim tespitlerinin bulunmadığını kapsayabilir. Bunun yanında borçların eksiksiz bildirildiği ve personel kayıtlarının doğru olduğu da bu beyanlar arasında yer alabilir.

Beyanın gerçeğe aykırı çıkması, sözleşmenin kuruluş biçimine göre satıcının sözleşmeden doğan borcuna aykırılık oluşturabilir. TBK m. 112’ye göre borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kusursuzluğunu ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür. Sözleşme ayrıca belirli risklerin gerçekleşmesi hâlinde satıcının zararı karşılayacağını öngörebilir. Bu tazmin hükümlerinde kapsam, üst sınır ve bildirim usulü sözleşmenin kendisinden belirlenir.

Satıcının sorumluluğunu sınırlayan hükümler de devir sözleşmelerinde yer alabilir. Ancak borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m. 115/1). Sorumluluk tavanı, ağır kusur hâllerinde satıcıyı bu nedenle koruyamayabilir.

Aldatma ve bir yıllık süre

Satıcı, bildiği bir denetim tespitini veya faaliyet durdurma riskini gizleyerek alıcıyı sözleşmeye yöneltmiş olabilir. TBK m. 36/1’e göre taraflardan biri diğerinin aldatması sonucu sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir.

Bu imkân süreye bağlıdır. Aldatılan taraf, aldatmayı öğrendiği andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmez veya verdiğini geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır. Bununla birlikte aldatma nedeniyle bağlayıcı olmayan sözleşmenin onanmış sayılması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz (TBK m. 39). Öte yandan yeni sahip adına düzenlenmiş ruhsatın akıbeti Müdürlük nezdinde ayrıca ele alınır.

Yol Dayanak Sebep Kim, kime karşı Süre Sonuç
Sözleşmeye aykırılık tazminatı TBK m. 112; devir sözleşmesindeki beyanlar Beyanın gerçeğe aykırı çıkması, borcun gereği gibi ifa edilmemesi Alıcı, sözleşmenin karşı tarafı olan satıcıya karşı Kanunda özel süre yoksa TBK m. 146 uyarınca on yıl; sözleşmenin niteliğine göre farklı süre gündeme gelebilir Zararın giderilmesi; satıcı kusursuzluğunu ispat ederse kural olarak sorumlu olmaz
Sözleşmesel tazmin Devir sözleşmesinin tazmin hükmü Sözleşmede sayılan riskin gerçekleşmesi Alıcı, taahhütte bulunan satıcıya karşı Sözleşmedeki bildirim düzeni ve kanuni zamanaşımı birlikte incelenir Kararlaştırılan kapsam ve üst sınır içinde ödeme; ağır kusurda sorumsuzluk kaydı hükümsüz
Aldatma TBK m. 36, m. 39 Satıcının bir riski gizleyerek veya yanlış bilgi vererek alıcıyı sözleşmeye yöneltmesi Alıcı, aldatan satıcıya karşı Aldatmayı öğrenmeden itibaren bir yıl içinde bildirim veya geri isteme; aksi hâlde sözleşme onanmış sayılır Sözleşmeyle bağlı olmama; onama hâlinde de tazminat hakkı saklı

Satıcıyla Uyuşmazlıkta Davalı, Mahkeme ve Arabuluculuk

Dava kime karşı açılır?

Beyan ve tekeffüllere dayalı dava, sözleşmenin karşı tarafı olan satıcıya karşı açılır. Pay devrinde satıcı, payları devreden ortaktır. Dolayısıyla hastaneyi işleten şirket, pay devri sözleşmesinin tarafı değilse bu davanın davalısı olmaz. Buna karşılık ruhsat ve işletme devrinde davalı, hastaneyi devreden gerçek veya tüzel kişidir.

Devralınan işletmenin alacaklıları, TBK m. 202 kapsamında devralana başvurabilir. Bu hâlde devralan, ödediği tutarı sözleşmedeki tazmin veya beyan hükümlerine dayanarak satıcıdan isteyebilir. Alacaklının devralana yönelttiği talep kanundan doğar. Öte yandan devralanın satıcıya yönelttiği talep, devir sözleşmesine dayanır ve ayrı bir hukuki ilişkidir.

Görevli mahkeme ve arabuluculuk

Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır (TTK m. 4/1). TBK m. 202 ve 203’te öngörülen hususlardan doğan davalar ise tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılır (TTK m. 4/1-c). Satıcıya karşı beyan ve tekeffüllere dayalı talepler ise bu bentte sayılmaz. Bu talepler, iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgiliyse ya da 4. maddede sayılan başka bir hususa dayanıyorsa ticari dava olur. Aksine hüküm bulunmadıkça ticari davalarda asliye ticaret mahkemesi görevlidir (TTK m. 5/1).

TTK m. 5/A, konusu bir miktar para olan bazı ticari davalarda arabulucuya başvurmayı dava şartı yapar. Hüküm alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını sayar. Bu davalarda başvuru, dava açılmadan önce yapılır. Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse satıcıdan tazminat istenmesi de bir borcun bulunmadığının tespitinin istenmesi de bu kapsama girebilir. Arabulucuya başvurulmadan açılan bir davada mahkeme, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret kararı verir (HUAK m. 18/A). Bununla birlikte tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.

Yetkili mahkeme, sözleşmedeki yetki veya tahkim şartı ile genel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Harç ve arabuluculuk ücreti yürürlükteki tarifelere bağlı olduğundan bu yazıda tutar verilmez.

Hangi deliller kullanılır?

İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraftadır (HMK m. 190/1). Bu nedenle beyanın gerçeğe aykırılığını ileri süren alıcı, bunu ve uğradığı zararı ortaya koyar. Başlıca deliller şunlardır:

  • Devir sözleşmesi, ekleri ve satıcının açıklama listeleri.
  • İnceleme sırasında sunulan belgeler ve yazılı soru cevap kayıtları.
  • Denetim tutanakları, eksiklik bildirimleri ve Müdürlük yazışmaları.
  • Ruhsat, faaliyet izin belgesi ve EKİP kadro kayıtları.
  • SGK sözleşmesi ve Kurumla yapılan yazışmalar.
  • Bordrolar, ticari defterler ve mali tablolar.

Bilirkişi teknik ve mali konularda görüş verir. Buna karşılık beyanın sözleşmeye aykırı olup olmadığı ve zararın satıcıya yüklenip yüklenemeyeceği mahkemenin hukuki değerlendirmesidir.

Geçici koruma: ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir

Bu yazıda anılan Yönetmelik ve kanun hükümleri, alıcı lehine özel bir geçici koruma önlemi içermez; genel hükümler uygulanır. Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun mallarını ve alacaklarını ihtiyaten haczettirebilir (İİK m. 257/1). Örneğin satıcının tazminat borcu muaccel hâle gelmişse bu yol gündeme gelebilir. Şartlar ve itiraz yolları ihtiyati haciz şartları, itiraz ve süreler yazısında anlatılır.

Mevcut durumdaki bir değişme hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracaksa ihtiyati tedbir istenebilir (HMK m. 389/1). Örneğin bedelin bir kısmı emanette tutuluyor ve serbest bırakılması uyuşmazlık konusuysa tedbir istemi değerlendirilebilir. Ancak tedbir isteyen taraf, sebebi ve türü açıkça belirtir ve haklılığını yaklaşık olarak ispat eder (HMK m. 390/3). Bunun yanında sözleşmeye konan bedel tutma, emanet hesabı veya teminat mektubu gibi mekanizmalar dava beklenmeden güvence sağlayabilir.

Sonuç

Bir özel hastane devri iki biçimde yapılabilir ve sonuçlar bu tercihe göre değişir. Ruhsat ve işletme devrinde ruhsat sahibi değişir. Devralan, devir tarihinden itibaren bir ay içinde Müdürlüğe başvurur ve yeni belgeler onun adına düzenlenir. Pay devrinde ise ruhsat sahibi şirket aynı kalır ve ortaklık değişikliği bir ay içinde Müdürlüğe bildirilir.

Özel Hastaneler Yönetmeliği, ruhsat devrinde devralanı denetimde tespit edilen eksikliklerden de sorumlu tutar. Devralan, devredene verilen sürenin yeniden verilmesini isteyebilir; faaliyet durdurulmuşsa durdurma süresinin bitmesini bekler. Askıdaki ruhsat askı süresince sadece bir kez devredilebilir. Bu madde uyarınca devralınan hastane iki yıl içinde yeniden devredilemez.

Özel hukuk borçları devrin biçimine göre ayrı kurallara bağlıdır. İşletme aktif ve pasifleriyle devralınırsa TBK m. 202, çalışanlar bakımından İş K. m. 6 uygulanır; pay devrinde borçlar ve iş sözleşmeleri şirkette kalır. Ruhsat, denetim kayıtları, idari para cezaları, kadro, SGK sözleşmesi ve kira devirden önce incelenmelidir. Ortaya çıkmayan riskler için satıcının beyan ve tekeffülleri ile TBK’nın sözleşmeye aykırılık ve aldatma hükümleri devreye girer.

Sık Sorulan Sorular

Özel hastane devri için sağlık müdürlüğüne ne zaman başvurulur?

Ruhsat devrinde başvuru, devir tarihinden itibaren en geç bir ay içinde il veya ilçe sağlık müdürlüğüne yapılır. Başvuru Ek-8’in 14. maddesindeki belgelerle birlikte yapılır. Devir uygun görülürse yeni ruhsat ve faaliyet izin belgesi on beş iş günü içinde düzenlenir.

Devralan, önceki sahibin döneminde tespit edilen eksikliklerden sorumlu mu?

Ruhsat devrinde evet. Özel Hastaneler Yönetmeliği m. 13/2’ye göre denetimde tespit edilen eksiklik ve uygunsuzluklardan dolayı devralan, devredenin sorumluluklarını da almış sayılır. Devralan, devredene verilen sürenin yeniden verilmesini talep edebilir. Hüküm devredenin özel hukuk borçlarını düzenlemez; bunlar devrin biçimine göre ayrıca değerlendirilir.

Özel hastane devri sonrasında hastane ne zaman yeniden devredilebilir?

Ruhsat devri yoluyla devralınan hastane iki yıl içinde yeniden devredilemez (m. 13/4). Hüküm pay devrini ayrıca anmaz. Pay devrinde uygulamanın nasıl olduğu Müdürlükten teyit edilmelidir.

Şirket hissesi satın almak özel hastane ruhsatı devri sayılır mı?

Pay devrinde özel hastane ruhsatı şirketin adına kalır ve ruhsat sahibi değişmez. Yönetmelik bu durumda ortaklık yapısındaki değişikliğin bir ay içinde Müdürlüğe bildirilmesini ister (m. 7/4). Yeni ortaklar da 7. maddenin ikinci fıkrasında sayılan kişilerden olmamalıdır.

Hastane devredilince çalışanların iş sözleşmeleri ne olur?

İşyeri hukuki bir işlemle devredilirse iş sözleşmeleri kural olarak bütün hak ve borçlarıyla devralana geçer (İş K. m. 6). Devir öncesi doğmuş ve ödenmesi gereken borçlardan iki işveren birlikte sorumludur; devredenin sorumluluğu iki yılla sınırlıdır. Pay devrinde işveren şirket değişmez ve sözleşmeler aynı şirketle sürer.

Satıcı bir eksikliği gizlemişse alıcı ne yapabilir?

Beyan gerçeğe aykırı çıkarsa alıcı, devir sözleşmesine ve TBK m. 112’ye dayanarak zararını isteyebilir; sonuç sözleşmenin kuruluş biçimine bağlıdır. Aldatma varsa TBK m. 36 uyarınca sözleşmeyle bağlı olmadığını da ileri sürebilir. Bu bildirim, aldatmanın öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde yapılmazsa sözleşme onanmış sayılır; tazminat hakkı saklı kalır.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Mobil sürümden çık