Sağlık Çalışanına Şiddet

Türkiye’de 2012-2017 yılları arasında yalnızca beyaz kod sistemi üzerinden kayıt altına alınan sağlık çalışanına şiddet olayı sayısı 46.361’e ulaşmıştır. Bu başvuruların 12.489’u fiziksel, 31.513’ü sözel saldırıdır. Hekim ve sağlık personeli her ay ortalama 800 şiddet olayına maruz kalmaktadır.

Bu rakamlar, sağlık çalışanına şiddetin münferit bir sorun olmadığını; neredeyse sistemik bir boyut kazandığını gözler önüne sermektedir. Yasal düzenlemeler mevcut, ceza artırımları yapılmış, beyaz kod sistemi kurulmuş olmasına karşın pek çok sağlık çalışanı bu haklardan habersizdir ya da süreçleri nasıl işleteceğini bilmemektedir.

Sağlık Çalışanına Şiddetin Hukuki Dayanağı: Kimler Kapsanıyor?

Sağlık çalışanına şiddet konusundaki en kritik yasal düzenleme, 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen Ek Madde 12’dir. Bu düzenlemeye göre kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen suçlarda ceza artırımı uygulanır.

Özel hastanede çalışmak, bu korumadan yararlanmayı engellemez. 3359 sayılı kanun, özel sektörde görev yapan personeli de kamu görevlisi sayarak aynı koruma şemsiyesi altına almaktadır. Koruma kapsamındaki personel şöyle sıralanabilir: hekimler, diş hekimleri, hemşireler, ebeler, acil tıp teknisyenleri, sağlık teknikerleri, eczacılar, fizyoterapistler ve tüm yardımcı sağlık personeli. Güvenlik görevlileri de görevleri sırasında uğradıkları şiddet bakımından bu kapsamda değerlendirilebilir.

Sağlık Çalışanına Şiddeti Oluşturan Suçlar ve Ceza Artırımı

Sağlık çalışanına şiddet eylemleri, farklı suç tiplerini oluşturabilmektedir. Her birinde ceza artırımı uygulanır:

Kasten Yaralama (TCK 86): Sağlık personelini kasıtlı biçimde yaralayan kişi, normal koşullarda 1 ila 3 yıl hapis cezasıyla karşılaşır. Eğer mağdur sağlık çalışanıysa TCK 86/3-d gereği ceza yarı oranında artırılarak 1,5 ila 4,5 yıl hapis cezasına hükmedilir. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralamada ise 6 aydan 1,5 yıla kadar hapis cezası verilir. Ayrıca sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçunda tutuklama nedeni var sayılabilir.

Hakaret (TCK 125): Normal hakaret suçu 3 aydan 2 yıla kadar hapis ya da adli para cezası öngörmektedir. Sağlık personeline veya yardımcı sağlık personeline karşı hakaret eden kişi hakkında verilecek ceza yarı oranında artırılarak 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına hükmedilir.

Tehdit (TCK 106): Normal tehdit suçu 6 aydan 2 yıla kadar hapis ya da adli para cezası içermektedir. 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na göre tehdit suçu sağlık personeline karşı işlenirse cezası yarı oranında artırılarak 9 aydan 3 yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmedilir.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme (TCK 265): Sağlık personelinin veya yardımcı sağlık personelinin görevini yapmasını engellemek sureti ile bu madde hükmünü ihlal eden kişi hakkında verilecek ceza yarı oranında artırılarak 9 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasına hükmedilir.

Erteleme Yasağı: 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na göre bu suçlarda hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz.

Sağlık Çalışanına Şiddette Resen Kovuşturma

Sağlık çalışanına şiddet davalarının en önemli özelliklerinden biri, bu suçların şikayete tabi olmamasıdır. Sağlık çalışanına şiddet içeren suçlar, sağlık personelinin sağlık hizmeti sunumu sırasında işlendiğinde şikayete tabi olmayıp kovuşturulması ve soruşturulması resen yapılır. Beyaz kod verilmesi veya suç duyurusunda bulunulmasıyla Başsavcılık Makamı suç oluşturan eylemi haber alır ve şikayetle bağlı olmaksızın kendiliğinden kovuşturur.

Bu hüküm, uygulamada büyük önem taşımaktadır. Pek çok sağlık çalışanı; kurumsal baskı, saldırganın tanıdık çıkması ya da dava sürecinin yoruculuğu gerekçesiyle şikayetini geri çekmeye meyletmektedir. Sağlık çalışanı şikâyetçi olmasa bile adli merciler, olayı soruşturmakla yükümlüdür.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/9518, K. 2023/18194, T. 10.05.2023:

Bu davada mağdur, ağız ve diş sağlığı merkezinde doktor olarak görev yaparken hasta tarafından “Geri zekalı.” şeklinde hakarete uğramıştır. Mağdurun ve tanıkların aşamalardaki benzer ve istikrarlı anlatımları, beyaz kod formunun içeriği ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mezkur suçtan mahkumiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir.

HAGB Sorunu: Ceza Artırımının Caydırıcılık Zafiyeti

Sağlık çalışanına şiddet mevzuatındaki en önemli yapısal sorun, HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) meselesinde ortaya çıkmaktadır.

Yasada “erteleme” yasaklanmış olsa da 2 yılın altındaki cezalar için HAGB halen teknik olarak mümkündür. Bu durum failin hapse girmesini engelleyebilir.  Beyaz kod vakalarında sağlık personeline karşı en çok işlenen suçlar olan hakaret, tehdit ve kasten yaralama suçları için verilecek cezalar genellikle 2 yılın altındadır. 2 yılan az olan cezalar HAGB ve erteleme kararları verilebildiğinden suçu işleyen kişi genellikle cezaevine girmemektedir.

Vaka Örneği: Özel bir hastanenin psikiyatri servisinde görev yapan bir hemşireye, yatış prosedürü konusunda tartışma çıkan hasta yakını tarafından yumruk atılmış ve hemşirenin dişi kırılmıştır. Hemşire beyaz kod vererek savcılığa şikayette bulunmuş, saldırgan kasten yaralama suçundan yargılanmıştır. Ceza mahkemesinde 2 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedilmiş; HAGB kararıyla fail cezaevine girmemiştir. Ancak hemşire, tazminat davası açarak 65.000 TL manevi ve 12.000 TL maddi tazminat kazanmıştır. Sağlık çalışanına şiddet davalarında asıl caydırıcı etki buradan gelmektedir.

Hizmetten Çekilme Hakkı

Sağlık çalışanına şiddet konusunda kullanılabilecek haklardan biri, hizmetten çekilme hakkıdır. Sağlık personelinin talebi kabul edilirse, gereken tedbir alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. Eğer tehlike sağlık personeli açısından önlenemeyecek durumda ise çalışan, işyerini terk ederek belirlenen güvenli yere gider. Çalışanın bu hakkı, işveren tarafından kısıtlanamaz. Bu hak, sağlık çalışanına şiddet olayının yaşandığı ortamda aynı faile hizmet vermeyi reddetme imkânı tanımaktadır. Ancak diğer hastalara hizmet verme yükümlülüğü devam etmektedir.

Sağlık Çalışanına Şiddeti Önleme

Sağlık çalışanına şiddet yalnızca bireysel bir sorun değil; kurumsal bir sorumluluktur. Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri çerçevesinde hastanelerin yerine getirmesi gereken yükümlülükler şöyle özetlenebilir:

  • Yeterli güvenlik personeli bulundurma ve eğitme
  • Kamera sistemlerini tüm alanlara yayma ve kayıtları saklama
  • Beyaz kod sistemini etkin biçimde işletme
  • Hasta ve yakınlarına yönelik bilgilendirme panoları ve uyarı afişleri asma
  • Şiddet mağduru sağlık çalışanına psikolojik destek sağlama

Çalıştığı kurum, talep durumunda psikolojik danışmanlık hizmeti sağlamakla yükümlüdür.

Kurumun bu yükümlülükleri yerine getirmemesi, yaşanan şiddet olayından kaynaklanan tazminatta kurumun organizasyon sorumluluğunu doğurabilmektedir. Hastaneler, Hasta Üzerinde Gerçekleşen Zararlarda Kusuru İspatlanamasa Dahi Sorumlu Olur mu? başlıklı yazıda bu ilke ayrıntılı ele alınmaktadır.

Hastaneler, Hasta Üzerinde Gerçekleşen Zararlarda Kusuru İspatlanamasa Dahi Sorumlu Olur mu?

 

Sağlık Çalışanına Şidette Dijital ve Sözel Şiddet

Sağlık çalışanına şiddet yalnızca fiziksel eylemlerden ibaret değildir. Sosyal medya üzerinden yapılan karalama kampanyaları, ölüm tehditleri içeren mesajlar ve çevrimiçi taciz de bu kapsamda değerlendirilebilmektedir. Yargıtay içtihadı çerçevesinde dijital şiddet vakaları, TCK’nın tehdit ve hakaret hükümleri kapsamında ele alınmakta; sosyal medya mesajları ekran görüntüsüyle belgelenerek delil olarak sunulabilmektedir.

Tazminat Davası: Sağlık Çalışanına Şiddetin Gerçek Caydırıcısı

Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı, tazminat davası için delil teşkil eder. Bu nedenle sağlık çalışanına şiddet olayında ceza sürecini mutlaka bir tazminat davasıyla desteklemek gerekmektedir.

Talep Edilebilecek Tazminat Kalemleri

Sağlık çalışanına şiddet nedeniyle mağdur olan sağlık personelinin talep edebileceği başlıca tazminat kalemleri:

Maddi Tazminat:

  • Fiziksel yaralanmanın tedavi masrafları (diş kırığı, kemik kırığı, vb.)
  • İş göremezlik süresi boyunca uğranılan kazanç kaybı
  • Kalıcı hasar varsa sürekli iş göremezlik tazminatı
  • Psikolojik destek tedavi giderleri

Manevi Tazminat:

  • Hakaret ve tehdit nedeniyle kişilik haklarının zedelenmesi
  • Fiziksel şiddet nedeniyle yaşanan acı, korku ve travma
  • Mesleki itibar zararı
  • Uzun süre güvende hissedememekten kaynaklanan psikolojik yıkım

Kurum Aleyhine Tazminat: Hastane yeterli güvenlik önlemini almamışsa, şiddete zemin hazırlayan organizasyon eksikliği gerekçesiyle kuruma da tazminat davası açılabilir.

Manevi Tazminat ve Malpraktis Maddi Tazminat Davası yazıları bu kalemleri kapsamlı biçimde ele almaktadır.

Malpraktis Maddi Tazminat Davası

Manevi Tazminat

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Şiddet sonrası şikayetçi olmak istemiyorum, yine de dava açılır mı?

Evet. Sağlık çalışanına şiddet davaları resen kovuşturulur; şikayetten vazgeçmek kamu davasını durdurmaz.

Özel hastanede çalışıyorum, beyaz kod ve ceza artırımından yararlanabilir miyim?

Evet. 3359 sayılı kanun özel-kamu ayrımı gözetmeksizin tüm sağlık personelini kapsamaktadır.

Saldırgan HAGB aldı, tazminat davası açabilir miyim?

Evet. HAGB kararı bile verilmiş olsa, ceza mahkemesinin tespitleri tazminat davasında kesin delil sayılır.

Saldırıya uğrayan o hastaya bir daha hizmet vermek zorunda mıyım?

3359 sayılı kanun çerçevesinde, güvenlik tedbiri alınana kadar o hastaya hizmet vermekten çekinme hakkınız mevcuttur.

Hem ceza hem tazminat davası açılabilir mi?

Evet, bu iki yol birbirini dışlamaz ve birlikte yürütülmesi tavsiye edilir.

Psikolojik şok yaşıyorum, kurumdan destek talep edebilir miyim?

Evet. İşveren, şiddet mağduru sağlık çalışanına psikolojik destek sağlamakla yükümlüdür.

SON YAZILAR

Zorla Tedavi, Madde ve Alkol Bağımlığına Zorla Tedavi

Bir kişinin kendi iradesi dışında tıbbi müdahaleye tabi tutulması; kişi özgürlüğü, kamu sağlığının korunması ve tedavi hakkı arasında son derece hassas bir denge gerektirmektedir. Zorla tedavi uygulamaları; psikiyatrik zorla yatış, madde bağımlısı zorla tedavi ve alkol bağımlısı zorla tedavi senaryoları dahil olmak üzere Türk hukukunda özenle kurgulanmış istisnai hükümlerle düzenlenmiştir. Bu kararlar; psikiyatri kurumlarından bağımlılık…

Devamı için…

Darp Raporu Nasıl Alınır, Nedir ve Hukuki Önemi

Bir kavga, aile içi şiddet ya da herhangi bir fiziksel saldırı sonrasında darp raporu nasıl alınır sorusu, mağdurların aklına ilk gelen sorulardan biridir. Darp raporu nerede alınır, darp raporu geçerlilik süresi ne kadardır ve darp raporu tazminat davalarında nasıl kullanılır soruları bu makalede ayrıntılı biçimde yanıtlanmaktadır. Darp raporu nasıl alınır sorusuna doğru yanıt vermek; hem…

Devamı için…

Huzurevinde İhmal: Yaşlı Bakım Kuruluşlarında Hukuki Sorumluluk ve Hasta Hakları

Huzurevinde ihmal, Türkiye’de yaşlı nüfusun hızla artmasıyla birlikte giderek daha fazla gündeme gelen ciddi bir hukuki sorundur. Yaşlı bakım ihmali tazminat talepleri her yıl artmakta; huzurevi hukuki sorumluluk davaları mahkeme gündeminde önemli bir yer tutmaktadır. Bakım evi ihmal davası açmak isteyen aileler ise çoğu zaman nereye başvuracağını, hangi delilleri toplayacağını ve hangi tazminat haklarına sahip…

Devamı için…

Kanser Geç Tanı Tazminat: Tanı Gecikmesinde Hasta Hakları ve Dava Süreci

Kanser geç tanı tazminat davası, kanser hastalığının zamanında teşhis edilmemesi nedeniyle hastanın tedavi şansını kaybetmesi veya hastalığın ilerlemiş evreye ulaşması sonucu açılan tazminat davasıdır. Kanser tanısı gecikti dava süreçleri son yıllarda belirgin biçimde artmaktadır. Tedavi şansı kaybı tazminat talepleri kanser davalarının en tartışmalı alanlarından birini oluşturur. Kanser teşhis hatası sorumluluk kapsamında hekimlerin tanı sürecindeki kusurları…

Devamı için…

Kemoterapi Hatası Tazminat Davası: Kanser Tedavisinde Malpraktis

Kemoterapi hatası tazminat davası, kanser tedavisi sürecinde yapılan tıbbi hatalar sonucu hastanın zarar görmesi hâlinde açılan davadır. Kanser tedavisi malpraktis kapsamında kemoterapi dozunun yanlış hesaplanması, yanlış ilacın verilmesi veya gereksiz kemoterapi uygulanması ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Yanlış kemoterapi dozu dava konusu olan vakalar son yıllarda artmaktadır. Kanser yanlış teşhis tazminat talepleri de bu alanın…

Devamı için…

Epilepsi Hastası Ehliyet Alabilir mi? Epilepsi Araç Kullanma Yasağı ve Hukuki Haklar

Epilepsi hastası ehliyet alabilir mi sorusu, Türkiye’de bu hastalıkla yaşayan yüz binlerce kişiyi ve yakınlarını doğrudan ilgilendirmektedir. 2021 yılında yürürlüğe giren yönetmelik değişikliğiyle epilepsi araç kullanma yasağı mutlak olmaktan çıkmış; sürücü belgesi şartları nöbet tipine ve nöbetsizlik süresine göre bireysel değerlendirmeye bırakılmıştır. Nöbet sonrası ehliyet iptali ise artık otomatik değil, belirli kriterlere dayalı bir karardır.…

Devamı için…

Bir yanlışlık oldu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.

Exit mobile version