Dijital Senet ve E-İmzalı Bono Geçerli mi?

Borç ilişkileri elektronik ortama taşındıkça dijital senet sorusu da sık sorulur hâle geldi. Alacaklı, borçluya e imza ile senet imzalatmak ister. Borçlu ise e-imzalı senet karşısında kâğıt bono kadar bağlı olup olmadığını merak eder. Bazı uygulamalar da elektronik senet adıyla ödeme taahhüdü alabilir. Türk Ticaret Kanunu bu konuda açık bir kural koyar: bono, poliçe ve çek güvenli elektronik imza ile düzenlenemez. Bu kural, elektronik ortamda imzalanan belgenin hiçbir hüküm doğurmadığı anlamına gelmez. Belge kambiyo senedi sayılmasa da borç tanıması ya da ispat aracı olarak önem taşıyabilir. Bu yazı dijital senet kavramını, kanundaki yasağı, icra takibini ve alacağın başka yollarla istenmesini kanun metni üzerinden anlatıyor.

Son güncelleme: 19.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 19.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine göre yapıldı. Kontrol; TTK, TBK, HMK, İİK, TKHK ve 5070 sayılı Kanun metinlerini kapsadı. Çek, noterlik, arabuluculuk ve harçlara ilişkin kanunlar da aynı tarihli metinlerden okundu.

Dijital Senet Kanunda Düzenlenmiş mi?

Günlük dilde dijital senet, elektronik ortamda hazırlanıp elektronik araçla onaylanan ödeme taahhüdünü anlatır. Bu ifade bir kanun terimi değildir. İncelenen kanun metinlerinde bu adla düzenlenmiş ayrı bir kurum bulunmaz. Bu nedenle böyle bir belgenin hukuki niteliği, adına göre değil içeriğine ve imzalanma biçimine göre belirlenir. Belgenin üzerinde “bono” ya da “senet” yazması tek başına sonucu değiştirmez.

Kambiyo senetleri kıymetli evrakın bir türüdür. TTK m. 645’e göre kıymetli evrak, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve devredilemediği senettir. TTK m. 646 borçlunun ancak senedin teslimi karşılığında ödeme ile yükümlü olduğunu belirtir. Kıymetli evrakın devri için de m. 647 uyarınca senet üzerindeki zilyetliğin devri şarttır. Kanunun kurduğu bu sistem, elden ele geçen ve teslim edilebilen bir senet üzerine oturur. Bir dosyanın elektronik kopyası ise bu anlamda teslim edilebilen tek bir senet değildir.

Dijital Senet ve TTK m. 1526: Bono E-İmzayla Düzenlenemez

Konunun temel hükmü TTK m. 1526’nın birinci fıkrasıdır. Hükme göre poliçe, bono, çek, makbuz senedi, varant ve kambiyo senetlerine benzeyen senetler güvenli elektronik imza ile düzenlenemez. Aynı fıkra, bu senetlere ilişkin kabul, aval ve ciro gibi senet üzerindeki işlemlerin de güvenli elektronik imza ile yapılamayacağını söyler. Dolayısıyla yasak yalnız senedin düzenlenmesiyle sınırlı değildir. Kâğıt üzerinde düzenlenmiş bir bonoya elektronik ortamda aval verilmesi ya da ciro yapılması da bu kapsamdadır.

Poliçe, bono, çek, makbuz senedi, varant ve kambiyo senetlerine benzeyen senetler güvenli elektronik imza ile düzenlenemez…

TTK m. 1526 güncel kanun metni →

Aynı maddenin ikinci fıkrası farklı bir kural koyar. Konişmento, taşıma senedi ve sigorta poliçesinin imzası mekanik veya elektronik herhangi bir araçla da atılabilir. Üçüncü fıkra ise tacirlere ilişkin olarak TTK’nın zorunlu tuttuğu işlemlerin güvenli elektronik imza ile de yapılabileceğini belirtir. Bu genel izin, aynı maddenin birinci fıkrasındaki özel yasağı ortadan kaldırmaz. Kanun koyucu kambiyo senetlerini bilinçli olarak elektronik imza imkânının dışında tutmuştur. Sonuç olarak kanun metnine göre dijital senet, bono ya da çek olarak düzenlenemez.

Elektronik İmza Kanunu ile İlişkisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu m. 5’e göre güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur. Kanunun tamamı 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu resmî metni içinde yer alır. Bu genel kural, e imza ile senet imzalamanın da geçerli olacağı izlenimini verebilir. Ancak aynı madde bazı işlemleri istisna tutar. Kanunların resmî şekle veya özel bir merasime bağladığı hukuki işlemler güvenli elektronik imza ile gerçekleştirilemez. Teminat sözleşmeleri de kural olarak bu imzayla kurulamaz. Banka teminat mektupları ile Türkiye’de yerleşik sigorta şirketlerinin düzenlediği kefalet senetleri bu istisnanın dışında bırakılmıştır.

TBK m. 15 de güvenli elektronik imzanın el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğuracağını belirtir. TBK m. 16 ise imza atamayanların usulüne göre onaylanmış olması koşuluyla işaret kullanabileceğini düzenler ve kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri saklı tutar. Böylece genel imza kuralları ile kambiyo senetlerine özgü kurallar ayrışır. Kambiyo senedi söz konusu olduğunda TTK’nın özel hükümleri uygulanır. Bu nedenle 5070 sayılı Kanun ve TBK’daki genel eşitlik kuralı, TTK m. 1526’daki yasağı aşmaya yetmez.

İmzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunludur…

TBK m. 15 güncel kanun metni →

Güvenli Elektronik İmza Nedir?

Her elektronik onay, güvenli elektronik imza değildir. 5070 sayılı Kanun m. 4 güvenli elektronik imzayı dört özelliğe bağlar. İmza münhasıran imza sahibine bağlı olmalıdır. Yalnız imza sahibinin tasarrufundaki güvenli imza oluşturma aracıyla oluşturulmalıdır. Nitelikli elektronik sertifikaya dayanarak kimliğin tespitini sağlamalıdır. Son olarak imzalanmış veride sonradan değişiklik yapılıp yapılmadığının tespitine imkân vermelidir. Kısa mesajla gelen kodun girilmesi ya da ekranda bir kutucuğun işaretlenmesi, bu dört şartı taşımayabilir. Bu ayrım, belgenin ispat gücü bakımından aşağıda önem kazanır.

Dijital Senet ve El ile İmza Şartı (TTK m. 756)

Kambiyo senetlerinde imzanın biçimi ayrıca düzenlenmiştir. TTK m. 756’ya göre poliçe üzerindeki beyanların el ile imza edilmesi gerekir. Aynı maddeye göre el ile atılan imza yerine mekanik bir araç, onaylanmış bir işaret ya da resmî bir şahadetname kullanılamaz. Bu hüküm bonoya TTK m. 778’in birinci fıkrasının (i) bendi yoluyla uygulanır. Çek bakımından ise TTK m. 818’in birinci fıkrasının (r) bendi aynı maddeye gönderme yapar.

Poliçe üzerindeki beyanların el ile imza edilmesi gerekir…

TTK m. 756 güncel kanun metni →

Bu gönderme hükümleri birlikte okunduğunda kanunun el ile atılmış imzayı esas aldığı görülür. Dokunmatik ekrana parmakla ya da kalemle çizilen imza ise ayrı bir sorudur. Kanun bu konuda ayrı bir hüküm içermez. Bu imza elektronik bir kayıttır ve kâğıt senet üzerinde atılmış bir imza değildir. Böyle bir belgenin kambiyo senedi sayılması, el ile imzayı arayan m. 756 karşısında güç görünmektedir. Sonuç somut olaya göre değerlendirilir; bu belgeye bono gibi güvenmeden önce bu nokta ayrıca incelenmelidir.

Bononun Zorunlu Unsurları ve Dijital Senet

Bononun zorunlu unsurları TTK m. 776’da sayılır. Senet metninde “bono” ya da “emre yazılı senet” kelimesi, kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi ve vade yer alır. Ödeme yeri, lehtarın adı, düzenlenme tarihi ve yeri ile düzenleyenin imzası da unsurlar arasındadır. TTK m. 777’ye göre bu unsurlardan birini içermeyen senet, kanunun saydığı istisnalar dışında bono sayılmaz. Örneğin vadesi gösterilmemiş bono, TTK m. 777/2’ye göre görüldüğünde ödenecek bono sayılır. Unsurların ayrıntısı ve eksik unsurun sonuçları bu yazının konusu dışında kalır.

Bono veya emre yazılı senet; a) Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini…

TTK m. 776 güncel kanun metni →

Dijital senet bakımından kritik unsur, düzenleyenin imzasıdır. Bu imzanın m. 756 uyarınca el ile atılması gerekir. Bu işlev için güvenli elektronik imza da m. 1526/1 uyarınca kullanılamaz. Dolayısıyla e imza ile senet düzenlendiğinde, diğer unsurlar eksiksiz olsa bile kanunun aradığı imza biçimi gerçekleşmez. Bu nedenle elektronik senet, adı ne olursa olsun, kanundaki anlamıyla bono niteliği kazanmaz. Kambiyo senedine özgü takip yolu, defi sınırlamaları ve zamanaşımı kuralları da kural olarak bu belgeye uygulanmaz.

E-İmzalı Senet Hiç Hüküm Doğurmaz mı?

Kambiyo senedi sayılmamak, belgenin tamamen hükümsüz olduğu anlamına gelmez. Belge, borçlunun belirli bir tutarı ödeyeceğini kabul ettiği bir beyan içerebilir. TBK m. 18’e göre borcun sebebini içermese bile borç tanıması geçerlidir. Bu nedenle e-imzalı senet, içeriğine göre bir borç tanıması olarak değerlendirilebilir. Belgenin bu niteliği, kambiyo senedi olmamasından etkilenmez; ancak kambiyo senedinin sağladığı kolaylıkları da taşımaz. Borçlunun bu belgeye karşı hangi savunmaları ileri sürebileceği ise somut olaya göre değerlendirilir.

Belgenin ispat gücü, imzanın türüne göre değişir. HMK m. 205/2’ye göre usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik veriler senet hükmündedir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, hâkimin belgenin güvenli elektronik imza ile oluşturulup oluşturulmadığını resen inceleyeceğini belirtir. Dolayısıyla güvenli elektronik imza ile imzalanmış bir dijital senet, kambiyo senedi olmasa da senet hükmünde bir belge olabilir.

Mahkeme huzurunda ikrar olunan veya mahkemece inkâr edenden sadır olduğu kabul edilen adi senetler, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılırlar…

HMK m. 205 güncel kanun metni →

Güvenli elektronik imza taşımayan elektronik onaylarda durum farklıdır. Böyle bir kayıt HMK m. 205/2’deki senet hükmünden yararlanmaz. Bununla birlikte HMK m. 199 elektronik ortamdaki verileri de belge sayar. Mahkeme bu kaydı, kimin tarafından ve nasıl oluşturulduğunu gösteren diğer delillerle birlikte değerlendirir. HMK m. 202’ye göre karşı taraftan gelen ve işlemi muhtemel gösteren belge delil başlangıcı sayılabilir. Delil başlangıcı varsa senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde de tanık dinlenebilir.

Senetle İspat Kuralı ve İnkâr

HMK m. 200 belirli bir değeri aşan hukuki işlemlerin senetle ispatını arar. Bu kuraldaki parasal sınır HMK Ek Madde 1 uyarınca her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır. Sınırın uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı tarihteki miktar esas alınır. Senet hükmündeki güvenli elektronik imzalı belge bu kuralı karşılayabilir. Basit elektronik onay ise kural olarak bu sonucu doğurmaz.

Borçlu elektronik belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürebilir. HMK m. 210’a göre güvenli elektronik imzayla oluşturulmuş verinin inkârı hâlinde hâkim önce inkâr eden tarafı dinler. Bir kanaate varamazsa bilirkişi incelemesine başvurur. Bilirkişi imzanın teknik doğrulamasını yapar; belgenin hukuki niteliğini belirlemek ise mahkemeye aittir. Hükmün metni HMK m. 210 güvenli elektronik imzalı belgenin inkârı sayfasında yer almaktadır.

Dijital Senet İcra Takibine Konulabilir mi?

Kambiyo senetleri için öngörülen özel takip İİK m. 167 ve devamında düzenlenir. İİK m. 167/2’ye göre alacaklı, takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu sayısı kadar onaylı örneğini eklemek zorundadır. İİK m. 168’e göre icra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse ödeme emri gönderir. Dijital senet ise kanun anlamında kambiyo senedi değildir. Bu nedenle bu belgeye dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapılması, kanun metnine göre mümkün görünmemektedir.

Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz…

İİK m. 167 güncel kanun metni →

Böyle bir takip yine de başlatılırsa borçlunun başvurabileceği yollar vardır. İİK m. 168’in birinci fıkrasının 3 numaralı bendine göre senet kambiyo senedi vasfını taşımıyorsa borçlu beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet eder. Borçlu, imzaya ve borca itirazını da aynı beş günlük süre içinde icra mahkemesine bildirmelidir (İİK m. 168/1 bent 4 ve 5, m. 169). İmzaya bu sürede itiraz edilmezse imza, bu takip bakımından borçludan sadır sayılır. İİK m. 170/a’ya göre icra mahkemesi, süresinde yapılan şikâyet veya itiraz üzerine önüne gelen işte bu hususu resen de gözetebilir. Senedin kambiyo vasfı taşımadığını saptarsa kambiyo takibini iptal edebilir. Kambiyo takibindeki itiraz süreleri ve yolları ödeme emrine itiraz süresi yazısında ayrıca anlatılmıştır.

Genel Haciz Yoluyla İlamsız Takip

Alacaklı, elektronik belgeye dayanarak genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatabilir. Bu takipte borçlu, İİK m. 62’ye göre ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. İmzanın kendisine ait olmadığını ileri süren borçlu, bunu itirazında ayrıca ve açıkça belirtmelidir. Aksi hâlde aynı madde uyarınca icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. İİK m. 63’e göre itirazın kaldırılması duruşmasında borçlu, senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur (İİK m. 66). Alacaklı bu durumda iki yoldan birini kullanabilir. İİK m. 67’ye göre itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemede itirazın iptalini dava edebilir. Bu davanın süresi ve şartları itirazın iptali davası süresi ve açma şartları yazısında incelenmiştir.

İkinci yol, İİK m. 68’deki itirazın kaldırılmasıdır. Bu yol, takibin imzası ikrar edilen ya da noterlikçe onaylanan borç ikrarını içeren bir senede dayanması hâlinde açıktır. Alacaklı itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. İİK m. 8/a, usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik verilerin senet hükmünde olduğunu belirtir. İİK m. 68 ise güvenli elektronik imzalı belgeyi ayrıca saymaz; kanun bu konuda ayrı bir hüküm içermez. Bu imzayı taşıyan borç tanımasının m. 68 kapsamına girip girmediği somut olaya göre değerlendirilir. Bu nedenle m. 67’deki bir yıllık dava süresinin kaçırılmaması güvenli olur.

İcra sürelerinin hesabında İİK m. 19 uygulanır. Gün olarak belirlenen sürelerde ilk gün hesaba katılmaz. Sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre izleyen günde biter. İİK’da adli tatile ilişkin bir hüküm yer almaz. HMK m. 104’teki bir haftalık uzama ise yalnız HMK’nın belirlediği süreler içindir. Bu nedenle adli tatilde icra sürelerinin uzayacağına güvenilmemelidir.

Çek Elektronik Ortamda Düzenlenebilir mi?

Çek bakımından kanun daha da somut şartlar koyar. TTK m. 780’e göre çek, diğer unsurların yanında banka tarafından verilen seri numarasını ve karekodu içerir. 5941 sayılı Çek Kanunu m. 2/5’e göre çek defterleri bankalarca bastırılır. Aynı maddenin yedinci fıkrası, çek defterinin her yaprağına yazılacak bilgileri sayar. Bu hükümler birlikte, çekin bankanın bastırdığı yaprak üzerinde düzenlenmesini esas alır. Ayrıca m. 1526/1, çekin güvenli elektronik imza ile düzenlenemeyeceğini açıkça belirtir.

Çek Kanunu m. 8/3 ayrı bir konuyu düzenler. Hükme göre çeklerin fiziki olarak ibraz edilmeden yalnız çek bilgileri üzerinden takas odaları aracılığıyla elektronik ortamda muhatap bankaya gönderilmesi, takas odasına ibraz hükmündedir. Bu hüküm çekin düzenlenmesine değil, düzenlenmiş kâğıt çekin bankaya ibrazına ilişkindir. Dolayısıyla elektronik ibraz imkânı, elektronik ortamda çek düzenlenebileceği anlamına gelmez. Kaybolan ya da çalınan kâğıt çekte izlenecek yol çek ve kıymetli evrakın iptali yazısında anlatılmıştır.

Elektronik Senet Ürünlerinin Hukuki Niteliği

Bazı finans kuruluşları ve dijital hizmet sağlayıcıları elektronik senet adıyla ürün sunabilir. İncelenen kanunlar bu ürünler hakkında ayrı bir hüküm içermez. Bunlara ilişkin bir ikincil düzenleme bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir. Bu nedenle her ürün, kullanılan metne ve imza yöntemine göre ayrı değerlendirilir. Metin bir ödeme taahhüdü içeriyorsa borç tanıması niteliği taşıyabilir. Taraflar arasındaki genel sözleşmenin bir eki olarak da düzenlenmiş olabilir. Hangi nitelikte olursa olsun, TTK m. 1526/1 karşısında bono ya da çek sayılması kanun metnine göre mümkün görünmemektedir.

Ürünün sunduğu imza yöntemi de ayrıca incelenmelidir. Nitelikli elektronik sertifikaya dayanan güvenli elektronik imza kullanılıyorsa belge HMK m. 205/2 uyarınca senet hükmünde olabilir. Kısa mesaj kodu ya da uygulama içi onay kullanılıyorsa bu sonuç kendiliğinden doğmaz. Böyle bir onayın ispat değeri, kaydın güvenilirliğine ve diğer delillere göre belirlenir. Dijital senet düzenleyen tarafın, onay kayıtlarını değiştirilemez biçimde saklaması bu nedenle önemlidir.

E-İmza ile Kefalet ve Aval Verilebilir mi?

Dijital senet uygulamalarında borçlunun yanına bir kefil eklenmesi de istenebilir. Burada iki ayrı kural devreye girer. Aval, kambiyo senedine özgü bir teminattır ve TTK m. 1526/1 uyarınca güvenli elektronik imza ile verilemez. Kefalet ise TBK m. 581 ve devamında düzenlenen bir sözleşmedir. Öte yandan 5070 sayılı Kanun m. 5, banka teminat mektupları ve yerleşik sigorta şirketlerinin kefalet senetleri dışındaki teminat sözleşmelerinin güvenli elektronik imza ile kurulamayacağını belirtir.

TBK m. 583 de kefalet için ayrıca yazılı şekil ve kefilin kendi el yazısıyla yazacağı kayıtlar arar. Kefil, sorumlu olduğu azami miktarı ve kefalet tarihini kendi el yazısıyla belirtmelidir. Müteselsil kefalette bu sıfatı da kendi el yazısıyla yazmalıdır. Bu nedenle e imza ile senet altına eklenen bir kefil imzası, kefalet olarak geçerlilik sorunuyla karşılaşabilir. Kefaletin şekil şartları ve eşin rızası kefil olmak ve kefilin sorumluluğu yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Belge Türlerine Göre Karşılaştırma

Aşağıdaki tablo, elektronik ortamda imzalanan ödeme belgelerini kâğıt bono ile karşılaştırır. Her satırdaki sonuç, belgenin içeriği ve imza yöntemi doğru nitelendirildiğinde geçerlidir.

Belge Dayanak Kambiyo senedi mi? İspat değeri İcra yolu
Kâğıt üzerinde el ile imzalı bono TTK m. 756, 776, 777, 778 Zorunlu unsurları taşıyorsa evet Senet; imza inkârı icra mahkemesinde incelenir (İİK m. 170) Kambiyo senetlerine özgü takip (İİK m. 167 vd.); senedin aslı gerekir; şikâyet, imzaya ve borca itiraz 5 gün içinde icra mahkemesine (İİK m. 168, 169)
Güvenli elektronik imzalı dijital senet TTK m. 1526/1; HMK m. 205/2; TBK m. 18 Hayır; bono ve çek bu imzayla düzenlenemez Usulüne göre oluşturulmuşsa senet hükmünde; inkârda bilirkişi (HMK m. 210) Genel haciz yoluyla ilamsız takip; itiraz 7 gün (İİK m. 62); iptal davası 1 yıl (m. 67) ya da şartları varsa kaldırma 6 ay (m. 68)
Kısa mesaj kodu ya da uygulama onayıyla oluşturulan belge HMK m. 199, 202; TBK m. 18 Hayır Senet hükmünde değil; diğer delillerle değerlendirilir, delil başlangıcı sayılabilir Genel haciz yoluyla ilamsız takip; itiraz 7 gün (İİK m. 62); itiraz hâlinde kural olarak itirazın iptali davası 1 yıl (m. 67)
Elektronik ortamda düzenlenmek istenen çek TTK m. 780, 1526/1; Çek K. m. 2 Hayır; çek banka yaprağında düzenlenir İçeriğine göre belge; çek sonuçları doğmaz Kambiyo takibi değil; genel hükümler
E-imzayla verilen aval ya da kefalet TTK m. 1526/1; 5070 s. K. m. 5; TBK m. 583 Aval bu imzayla verilemez Kefalette şekil ve el yazısı şartları karşılanmaz; banka teminat mektubu ve yerleşik sigorta şirketi kefalet senedi istisnadır Geçerli bir teminat yükümlülüğü kurulmamışsa kefile karşı takip dayanaksız kalabilir

Dijital Senet Alacağında Görevli Mahkeme

Görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. Kâğıt bonodan doğan davalar TTK’da düzenlendiği için TTK m. 4/1-a uyarınca tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari davadır. Dijital senet ise kambiyo senedi olmadığından bu sonuç kendiliğinden ona taşınmaz. Alacak, belgenin dayandığı borç ilişkisine göre nitelendirilir. Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir alacak söz konusuysa dava TTK m. 4 uyarınca ticari davadır. Kanunun tarafların tacir olup olmadığına bakmadan ticari dava saydığı hâller de saklıdır (TTK m. 4/1). Bankalara, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan davalar bunlar arasındadır. Bu durumlarda TTK m. 5’e göre asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Borçlu tüketiciyse aşağıdaki tüketici hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Belge bir tüketici işlemine dayanıyorsa farklı bir sonuç doğar. TKHK m. 3, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden kişiyi tüketici olarak tanımlar. Satıcı ya da sağlayıcı ticari amaçla hareket ediyor ve borçlu tüketiciyse TKHK m. 73’e göre tüketici mahkemesi görevlidir. Değeri parasal sınırın altında kalan tüketici uyuşmazlıklarında ise önce tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur (TKHK m. 68/1). Bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır (TKHK m. 68/4). Aynı hüküm tarafların İcra ve İflas Kanunundaki haklarını saklı tutar. Alacak kira ilişkisinden doğuyorsa HMK m. 4/1-a uyarınca sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Bu ihtimallerin dışında kalan alacaklarda HMK m. 2 uyarınca asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından HMK m. 6 davalının yerleşim yeri mahkemesini genel yetkili kılar. HMK m. 10’a göre sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yerde de açılabilir. Görev konusunda tereddüt varsa dava açmadan önce bu nokta ayrıca değerlendirilmelidir.

Arabuluculuk Dava Şartı mı?

Arabuluculuk, uyuşmazlığın türüne göre ayrı hükümlerden okunur. TTK m. 5/A’ya göre ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabulucuya başvuru dava şartıdır. Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda TKHK m. 73/A da arabulucuya başvuruyu dava şartı yapar. Ancak tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar ve kanunun saydığı diğer hâller bu kuralın dışındadır. Tüketici hakem heyetinin parasal sınırı her yıl ayrıca belirlenir.

Bu iki kapsamın dışında kalan alacaklarda durum farklıdır. 6325 sayılı Kanunun 18/B maddesi kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarını sayar. Alacak kira ilişkisinden doğuyorsa bu madde uyarınca arabulucuya başvuru dava şartıdır. Ticari dava sayılmayan, tüketici işlemine ya da bu sayımdaki ilişkilere dayanmayan bir para alacağı bu sayımda yer almaz. Bu tür bir alacak için arabuluculuk, incelenen hükümlere göre dava şartı değildir. Taraflar yine de ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir.

Dava Kime Karşı Açılır?

Alacak davası, kural olarak dijital senedi imzalayan ve borç altına giren kişiye karşı açılır. Belge bir şirket adına imzalanmışsa davalı, kural olarak temsil edilen şirkettir. İmzalayanın şirketi temsile yetkili olup olmadığı ayrıca incelenir. Kâğıt bonoda, TTK m. 778/2-e yoluyla uygulanan m. 678 temsil yetkisi olmadan senet imzalayanı bizzat sorumlu tutar. Bu özel hüküm kambiyo senetlerine ilişkindir ve dijital senede doğrudan uygulanmaz. Elektronik belgede yetkisiz temsilin sonuçları genel hükümlere göre belirlenir.

Elektronik senet altına kefil ya da avalist olarak eklenen kişinin durumu ayrıca değerlendirilmelidir. Yukarıda açıklandığı gibi aval, güvenli elektronik imza ile de verilemez. Kefalet de 5070 sayılı Kanun m. 5 ve TBK m. 583’teki şartlar nedeniyle elektronik ortamda kurulamayabilir. Bu kişiye karşı dava açılmadan önce, ayrı ve geçerli bir teminat yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Dijital Senet Hangi Delillerle İspat Edilir?

E imza ile senet düzenlenmişse en önemli delil, elektronik belgenin kendisidir. HMK m. 219’a göre elektronik belgeler, çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye sunulur. Belgenin yalnız ekran görüntüsünü sunmak, imzanın doğrulanmasına yetmeyebilir. Bu nedenle imzalı dosyanın imza verileriyle birlikte saklanması önem taşır. Paranın ödendiğini gösteren banka kayıtları da borcun varlığını destekler.

Taraflar arasındaki yazışmalar ve elektronik postalar HMK m. 199 uyarınca belge niteliğindedir. Onay kodunun gönderildiği telefon hattı ve onay anına ait sistem kayıtları da delil olarak sunulabilir. Noterlik Kanunu m. 198/A, noterin elektronik ortamdaki durum, görüntü ve işlemleri tespit edebileceğini belirtir. Delilin kaybolma tehlikesi varsa HMK m. 400 uyarınca delil tespiti istenebilir. İmzanın teknik yönden doğrulanması gerekirse mahkeme bilirkişi incelemesine başvurur.

Geçici Koruma: İhtiyati Haciz ve Tedbir

Dijital senetten doğan para alacağı için ihtiyati haciz de gündeme gelebilir. İİK m. 257’ye göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçta ise ihtiyati haciz yalnız kanunun saydığı hâllerde istenebilir. İİK m. 258’e göre alacaklı, alacağı ve gerekiyorsa haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermek zorundadır. Bu noktada güvenli elektronik imzalı bir borç tanıması önemli bir delil olabilir. İhtiyati haczin şartları ve teminat meselesi ihtiyati haciz şartları ve itiraz süreleri yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Para alacağı dışındaki uyuşmazlıklarda HMK m. 389’daki ihtiyati tedbir gündeme gelir. Bu tedbir, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişmenin hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracağı hâllerde istenebilir. Gecikme nedeniyle sakınca ya da ciddi bir zarar doğacağı endişesi de tedbir sebebidir. Delil tespiti, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri HMK m. 103/1-a uyarınca adli tatilde de görülür.

Zamanaşımı ve Harç

Kambiyo senetlerinin zamanaşımı süreleri TTK m. 749 ve devamında düzenlenir. Bu süreler poliçeden ve bonodan doğan istemlere ilişkindir. Kambiyo senedi sayılmayan dijital senet bu sürelere tabi olmaz. Alacak, niteliğine göre TBK’daki zamanaşımı sürelerine bağlıdır. TBK m. 146 kanunda aksine hüküm bulunmadıkça on yıllık süre öngörür. TBK m. 147 ise dönemsel edimler ve bazı sözleşmelerden doğan alacaklar için beş yıllık süre öngörür. Kâğıt bonodaki süreler senet ve çek zamanaşımı yazısında ayrıca incelenmiştir.

Harçlar Kanunu m. 15’e göre yargı harçları değer ölçüsüne göre nispi, işlemin niteliğine göre maktu esas üzerinden alınır. Dijital senetten doğan alacak davası bir para alacağı olduğundan kural olarak nispi harca tabidir. Bu yazıda harç tutarı verilmemiştir; dava açılırken güncel tarifeye bakılmalıdır.

Sonuç

Dijital senet kanunda ayrı bir kurum olarak düzenlenmemiştir. Ticaret Kanunu m. 1526/1 bono, poliçe ve çekin güvenli elektronik imza ile düzenlenemeyeceğini açıkça belirtir. Aynı yasak kabul, aval ve ciro gibi senet üzerindeki işlemleri de kapsar. TTK m. 756 kambiyo senetlerinde el ile imzayı arar ve bu kural bonoya da çeke de uygulanır. Çekte ayrıca TTK m. 780 ve Çek Kanunu, bankanın bastırdığı yaprağı esas alır. Bu nedenle e-imzalı senet kambiyo senedi niteliği taşımaz; kambiyo senetlerine özgü takibe dayanak olması da kanun metnine göre mümkün görünmemektedir.

Bu sonuç, elektronik senet adıyla imzalanan belgenin tamamen değersiz olduğu anlamına gelmez. Belge, içeriğine göre TBK m. 18 anlamında bir borç tanıması olabilir. Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulmuşsa HMK m. 205/2 uyarınca senet hükmündedir. Basit elektronik onaylar ise diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Alacak genel haciz yoluyla ilamsız takip ya da alacak davası ile istenebilir. Görevli mahkeme ve arabuluculuk şartı, alacağın ticari, tüketici, kira ya da genel nitelikte olmasına göre belirlenir. E imza ile senet altına eklenen aval veya kefalet ise ayrıca geçerlilik sorunu taşıyabilir.

Sık Sorulan Sorular

Dijital senet geçerli mi?

Dijital senet, bono ya da çek olarak geçerli değildir. TTK m. 1526/1 bu senetlerin güvenli elektronik imza ile düzenlenemeyeceğini belirtir; m. 756 da el ile imzayı arar. Ancak belge, içeriğine göre borç tanıması olabilir. Güvenli elektronik imzayla usulüne göre oluşturulmuşsa HMK m. 205/2 uyarınca senet hükmündedir.

E-imzalı senet icraya konulabilir mi?

Kambiyo senetlerine özgü takip yolu, İİK m. 167 uyarınca kambiyo senedinin aslına dayanır. E-imzalı senet kambiyo senedi sayılmadığından bu yol kanun metnine göre kapalı görünmektedir. Alacaklı genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatabilir. Borçlu yedi gün içinde itiraz ederse takip durur ve alacaklı itirazın iptali ya da şartları varsa itirazın kaldırılması yoluna başvurur. İmzayı inkâr eden borçlu bunu itirazında ayrıca ve açıkça belirtmelidir.

E-imzalı borç belgesi mahkemede delil olur mu?

Evet, olabilir. Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik veriler HMK m. 205/2 uyarınca senet hükmündedir. İmza inkâr edilirse HMK m. 210’a göre gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılır. Kısa mesaj kodu gibi basit onaylar senet hükmünde değildir; mahkeme bunları diğer delillerle birlikte değerlendirir.

Çek elektronik ortamda düzenlenebilir mi?

Hayır. TTK m. 1526/1 çekin güvenli elektronik imza ile düzenlenemeyeceğini belirtir. TTK m. 780 çekte banka seri numarası ve karekod arar; Çek Kanunu m. 2’ye göre çek defterleri bankalarca bastırılır. Çek Kanunu m. 8/3’teki elektronik ibraz yalnız düzenlenmiş kâğıt çekin takas yoluyla bankaya ibrazına ilişkindir.

E-imza ile kefil olunabilir mi?

Kambiyo senedine aval, TTK m. 1526/1 uyarınca güvenli elektronik imza ile verilemez. Elektronik İmza Kanunu m. 5 de teminat sözleşmelerinin bu imzayla kurulamayacağını belirtir. Banka teminat mektupları ve yerleşik sigorta şirketlerinin kefalet senetleri bu kuralın istisnasıdır. Kefalette ayrıca TBK m. 583’teki yazılı şekil ve el yazısı şartları aranır.

Dijital senet alacağında arabuluculuk zorunlu mu?

Alacağın niteliğine bağlıdır. Ticari davalarda para alacağı için TTK m. 5/A uyarınca arabuluculuk dava şartıdır. Tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda TKHK m. 73/A uygulanır; tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar bunun dışındadır. Kira ilişkisinden doğan alacaklarda 6325 sayılı Kanun m. 18/B uyarınca arabuluculuk dava şartıdır. Bu kapsamlara girmeyen genel bir para alacağında incelenen hükümlere göre arabuluculuk dava şartı değildir.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.