Bir marka sahibi, markasını taşıyan taklit ürünlerin bir pazaryerinde satıldığını fark edebilir. Böyle bir marka hakkı ihlali karşısında ilk adım, çoğu zaman platforma yapılan taklit ürün şikayeti olur. 6563 sayılı Kanun, platformun bilgi ve belgeye dayanan şikayet üzerine ürünü yayımdan kaldırmasını öngörür. Öbür tarafta ise “ürün yayından kaldırıldı” bildirimi alan satıcı durur. Satıcı, haksız bir marka ihlali şikayeti karşısında belgeleriyle itiraz edebilir ve ürünün yeniden yayımlanmasını isteyebilir. Bu yazı şikayet ve itirazın şartlarını, platformun inceleme sınırını, mahkeme yollarını ve haksız şikayete uğrayan satıcının haklarını ele alır.
Son güncelleme: 02.11.2026. Mevzuat kontrolü, 6563 ve 6769 sayılı Kanunların ve ilgili Yönetmeliğin değişiklikleri işlenmiş güncel metinleri üzerinden yapılmıştır. Yönetmelik, Elektronik Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcı ve Elektronik Ticaret Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmeliktir; son değişikliği 15/3/2025 tarihlidir. TTK, TBK, HMK, TCK, İİK ve 6325 sayılı Kanunun yürürlükteki metinleri de esas alınmıştır. Resmî metinler Mevzuat Bilgi Sistemi’nde yer alır: 6563 sayılı Kanun, Sınai Mülkiyet Kanunu ve Yönetmelik.
Pazaryerinde Marka Hakkı İhlali Ne Zaman Vardır?
Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m. 7/1’e göre marka koruması tescil yoluyla doğar. Tescilden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir (m. 7/2). Marka sahibi, tescilli markayla aynı işaretin tescil kapsamındaki mallarda izinsiz kullanımını önleme hakkına sahiptir. Karıştırılma ihtimali varsa, markayla aynı ya da benzer işaretin aynı veya benzer mallarda kullanımını da önleyebilir (m. 7/2-a, b). Tanınmış markalarda ise koruma, farklı mallardaki haksız yararlanmaya da uzanabilir (m. 7/2-c).
Pazaryeri bakımından en önemli hâller, SMK m. 7/3’te sayılan ticari kullanımlardır. İşareti taşıyan malları piyasaya sürmek, satışa teklif etmek ve bu amaçla stoklamak bunlar arasındadır (m. 7/3-b). Hüküm, işaretin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde anahtar sözcük olarak kullanımını da sayar. Ancak bu bent, işareti kullananın kullanıma ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı bulunmamasını şart koşar (m. 7/3-d).
Marka sahibi, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanımını da yasaklatabilir (m. 7/3-e). Pazaryerindeki mağaza adının bu bende girip girmediğini ise kullanımın somut biçimi belirler. Unvanın seçimi ve korunması ticaret unvanı nasıl seçilir ve korunur yazısı ayrıca anlatır.
Marka hakkı ihlali sayılmayan kullanımlar
Markanın sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı tescilin yayım tarihinden itibaren hüküm ifade eder (m. 7/4). Başvuru Bültende yayımlandıktan sonra gerçekleşen ve tescil ilan edilince yasaklanabilecek fiiller için başvuru sahibi tazminat davası açabilir. Bununla birlikte mahkeme, tescilin yayımından önce bu iddialar hakkında karar veremez.
Öte yandan marka sahibi, üçüncü kişilerin dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içindeki bazı kullanımlarını engelleyemez (m. 7/5). Malın türüne, kalitesine veya kullanım amacına ilişkin açıklamalar bunlardandır. Aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde kullanım amacını belirtmek için markayı anmak da bu istisnaya girebilir (m. 7/5-c). Örneğin bir kılıf satıcısı, ürünün hangi telefon modeliyle uyumlu olduğunu belirtmek için marka adını kullanabilir. Ancak kullanım dürüst ve olağan sınırda kalmalıdır; ürünü o markanın ürünü gibi göstermek bu istisnanın dışındadır.
Marka Hakkı İhlali Sayılan Fiiller: SMK m. 29
SMK m. 29/1, marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri sayar. Marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak tecavüzdür (m. 29/1-a). Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanarak taklit etmek de aynı sonucu doğurur (m. 29/1-b). Taklit ürünü satan kişi bakımından hüküm ayrıca bir bilgi unsuru arar. Markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu ürünleri satan, dağıtan ya da ticari amaçla elde bulunduran kişi tecavüz eder (m. 29/1-c).
Dolayısıyla pazaryerindeki bir marka hakkı ihlali iddiasında satıcının ürünü nereden ve hangi belgeyle temin ettiği önem kazanır. Buna ek olarak marka sahibinin ya da onun izniyle üçüncü kişilerin piyasaya sunduğu ürünlerle ilgili sonraki fiiller hakkın kapsamı dışında kalır (SMK m. 152/1). SMK bu kuralı “hakkın tüketilmesi” başlığıyla düzenler. Bununla birlikte marka sahibi, bu ürünlerin değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçla kullanımını önleyebilir (m. 152/2).
Pazaryerinin Sorumluluğu: 6563 Sayılı Kanun m. 9
6563 sayılı Kanun, pazaryeri işletmecisini elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı olarak tanımlar. Platformda satış yapan kişi ise elektronik ticaret hizmet sağlayıcıdır (m. 2/1-f, g). Bu yazı kısaca platform ve satıcı ifadelerini kullanır. Kanuna göre platform, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça satıcının sunduğu içerikle ilgili hukuka aykırılıklardan sorumlu değildir (m. 9/1). Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki dipnota göre Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı tüketici sözleşmeleri yönünden iptal etmiştir. İptal kararı 2/3/2027 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Bunun yanında Kanun platforma iki ayrı yükümlülük yükler. Birincisi, içeriğin hukuka aykırı olduğundan haberdar olan platform bu içeriği gecikmeksizin yayımdan kaldırır ve ilgili kamu kurumlarına bildirir (m. 9/2). Yönetmelik bu süreyi kırk sekiz saatle sınırlar (Yön. m. 10/2). Ayrıca yargı kararının platforma bildirimini haberdar olma hâlleri arasında sayar (Yön. m. 10/3). İkincisi, fikri ve sınai mülkiyet hakkı ihlaline özgü şikayet ve itiraz düzenidir (m. 9/3). Kanun, bu fıkralara aykırı davranan platform için idari para cezası öngörür (m. 12/1-ç). Ceza tutarları her yıl değiştiği için bu yazı tutar vermez.
Marka Sahibi İçin Taklit Ürün Şikayeti: Başvurunun İçeriği
6563 sayılı Kanun m. 9/3’e göre platform, hak sahibinin bilgi ve belgeye dayanan şikayeti üzerine ürünü yayımdan kaldırır. Ardından durumu satıcıya ve hak sahibine bildirir. Marka sahibi, Yönetmelik uyarınca taklit ürün şikayetini platformun dâhili iletişim sistemi, noter veya KEP aracılığıyla yapar (Yön. m. 12/1). Başvuruda şu unsurlar yer alır:
- Türk Patent ve Marka Kurumunun düzenlediği, hak sahipliğini gösteren tescil belgesi (m. 12/1-a).
- Şikayetçinin kimlik ve iletişim bilgileri: gerçek kişide ad, soyad ve kimlik numarası, tüzel kişide unvan; her iki durumda adres, e-posta ve varsa KEP adresi. Vekille başvuruda vekâlet verenin ve vekilin bu bilgileri ile vekilin temsil yetkisini gösteren belge de eklenir (m. 12/1-b).
- Ürünün marka hakkını ihlal ettiğine dair gerekçe ve deliller (m. 12/1-c).
- Şikayete konu ürünü gösteren internet adresi (m. 12/1-ç).
- Bilgi ve belgeler gerçeğe aykırı çıkarsa doğacak zararlardan sorumlu olunduğuna dair beyan (m. 12/1-d).
Platform, bu unsurları içermeyen başvuruyu işleme almaz ve başvuru sahibini eksiklikler konusunda bilgilendirir (m. 12/2). Tescil belgesi şartı nedeniyle, henüz tescil edilmemiş bir başvuruya dayanan marka ihlali şikayeti bu yolun şartlarını karşılamayabilir. Yönetmelik, lisans alanın platforma şikayet hakkını ayrıca düzenlemez. Lisans alanın dava açma hakkını ise SMK m. 158 düzenler.
Şartları taşıyan şikayet ulaşınca platform, kırk sekiz saati geçmemek üzere gecikmeksizin ürünü yayımdan kaldırır. Durumu satıcıya ve hak sahibine bildirir; satıcıya gönderdiği bildirimde itiraz yöntemlerini de belirtir (m. 12/3). Yönetmelik bu aşamada platforma, başvurunun sayılan unsurları taşıyıp taşımadığını denetleme görevi verir (m. 12/2). İhlalin gerçekten var olup olmadığı uyuşmazlığını ise yargı mercileri çözer.
Marka hakkı ihlali delilleriyle şikayet dosyası
Gerekçe ve deliller kısmı (m. 12/1-c), şikayetin en zayıf kalabilecek halkasıdır. Marka sahibi, ürün sayfasının tarih ve saat gösteren ekran görüntülerini, ilan metnini ve satıcı bilgilerini kayda alır. Test amacıyla satın aldığı ürünün fatura ve teslim belgeleri de ürünün taklit olduğunu göstermeye yarayabilir. Ambalaj, etiket ve seri numarası karşılaştırması, orijinal ürünle taklit arasındaki farkı somutlaştırır. Marka sahibi şikayetten önce satıcının yetkili satış kanalında yer alıp almadığını da kontrol eder. Çünkü yetkili kanaldan gelen ürüne yönelik şikayet, itiraz aşamasında sonuçsuz kalabilir. Güçlü delille hazırlanmış bir taklit ürün şikayeti, sonraki itiraz ve dava aşamalarında da marka sahibinin elini güçlendirir.
“Ürün Yayından Kaldırıldı” Bildirimi Alan Satıcının İtirazı
Ürünü kaldırılan satıcı, şikayetin aksini gösteren bilgi ve belgeye dayanan itirazını platforma sunabilir. Kanuna göre bu itiraz üzerine platform ürünü yeniden yayımlar (6563 sayılı Kanun m. 9/3). Yönetmelik, “ürün yayından kaldırıldı” uyarısı alan satıcının itirazında bulunması gereken unsurları ayrıca sayar (Yön. m. 13/1).
- İtirazda bulunanın adı, soyadı veya unvanı; temsilci ya da vekil varsa temsil yetkisini gösteren belge (m. 13/1-a).
- İtirazın gerekçeleri ile ürünün şikayetçinin haklarını ihlal etmediğine dair belge ve deliller (m. 13/1-b).
- Ürünün orijinal olduğunu ispatlamaya elverişli fatura veya fatura yerine geçen belgeler (m. 13/1-c).
- Satıcıdan başlayarak geriye doğru hak sahibini veya onun yetkisiyle ürünü piyasaya sunan kişileri gösteren sözleşme ve belgeler (m. 13/1-c).
- İtiraz kapsamındaki bilgi ve belgeler gerçeğe aykırıysa doğacak zararlardan sorumlu olunduğuna dair beyan (m. 13/1-ç).
Satıcı itirazını da dâhili iletişim sistemi, noter veya KEP aracılığıyla yapar. Platform, bu unsurları içermeyen itirazı işleme almaz (m. 13/1, 13/2). Yönetmelik itiraz için ayrı bir süre öngörmez. Ancak ürün yayında olmadığı sürece satış kaybı sürer; bu nedenle gecikmeden itiraz etmek satıcının yararınadır. Satıcı, aracılık sözleşmesinde bu konuda bir düzenleme bulunup bulunmadığını da kontrol eder.
Platform itirazı nasıl inceler?
Satıcının haklılığı sunduğu belgelerden açıkça anlaşılıyorsa platform ürünü en geç yirmi dört saat içinde yeniden yayımlar. Durumu hak sahibine ve satıcıya da gecikmeksizin bildirir (Yön. m. 14/1). Platformun incelemesi, satıcıdan temin ettiği bilgi ve belgelerle sınırlıdır (m. 14/3). Bu sınır nedeniyle platform süreci, tanık dinlenen ya da bilirkişi incelemesi yapılan bir yargılama değildir. Haklılık açıkça anlaşılmazsa ne olacağını Yönetmelik ayrıca düzenlemez. Bu hâlde ilgililerin genel hükümlere göre adli ve idari mercilere başvurma hakkı saklıdır (m. 14/4).
Marka hakkı ihlali iddiasına karşı savunmalar
Satıcı için öne çıkan savunma, ürünün marka sahibinin ya da onun izniyle başkasının piyasaya sunduğu orijinal ürün olmasıdır. Bu durumda sonraki satış SMK m. 152/1 uyarınca kural olarak hakkın kapsamı dışında kalır. Yönetmelikteki fatura ve tedarik zinciri belgesi şartı da bu savunmanın ispatına hizmet eder. Ürün aksesuar veya yedek parça ise satıcı, markayı uyumluluğu belirtmek için dürüstçe kullandığını gösterebilir (m. 7/5-c).
Satıcı ayrıca işaretin markayla aynı veya benzer olmadığını ileri sürebilir. Malların karıştırılma ihtimali doğurmayacak kadar farklı olması da bir savunmadır (m. 7/2-b). Uyuşmazlık mahkemeye taşınırsa davalı, SMK m. 19/2’deki kullanmama savunmasını def’i olarak ileri sürebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin hesabında dava tarihi esas alınır (m. 29/2).
Aynı Ürün İçin Yeniden Marka İhlali Şikayeti Yapılabilir mi?
Ürün itiraz üzerine yeniden yayımlandıysa marka sahibinin aynı yolu tekrar kullanması sınırlıdır. İhlali ispatlayan yeni belge sunulmadıkça platform, aynı ürün ve iddiaya ilişkin şikayetleri işleme almaz ve bunu başvuru sahibine bildirir (Yön. m. 14/2). Yeni delil yoksa aynı içerikte ikinci bir marka ihlali şikayeti bu nedenle sonuç vermeyebilir.
Marka sahibi bu aşamada mahkeme yoluna, özellikle ihtiyati tedbire yönelebilir. Mahkemenin kararı platforma bildirildiğinde platform hukuka aykırı içerikten haberdar olmuş sayılır (Yön. m. 10/3). Bu durumda platform içeriği kırk sekiz saati geçmemek üzere yayımdan kaldırır ve satıcıya gerekçesiyle bildirir (m. 10/2).
Hesap Kısıtlaması ve Mağazanın Kapatılması
Marka hakkı ihlali iddiası bazen ürünün kaldırılmasıyla sınırlı kalmaz ve satıcının hesabı da kısıtlanabilir. Bu noktada “ürün yayından kaldırıldı” bildirimi ile hesabın kısıtlanması ayrı işlemlerdir ve farklı kurallara bağlıdır. Yönetmeliğe göre platform, aracılık sözleşmesindeki nesnel ölçütler dışında aracılık hizmetini kısıtlayamaz, askıya alamaz veya sonlandıramaz (Yön. m. 17/1). Bu ölçütler varsa platform gerekçesini açıkça belirterek satıcıdan açıklama ister ve en az üç iş günü süre verir (m. 17/2). Açıklama yetersizse platform kararını açıklamanın ulaşmasından itibaren yedi iş günü içinde bildirir. Açıklama gelmezse bildirim, üç iş günlük sürenin sonunda yapılır (m. 17/3).
Buna karşılık bazı hâllerde platform hizmeti derhal kısıtlayabilir, askıya alabilir veya sonlandırabilir. Bunlar mevzuattan kaynaklanan sebepler ve kamu düzenini ilgilendiren ya da gecikmesinde sakınca bulunan durumlardır. Dolandırıcılık, veri ihlali veya diğer siber güvenlik riskleri de bu hâller arasındadır. Bu hâlde de platform gerekçeyi satıcıya gecikmeksizin bildirir (m. 17/7). Öte yandan sözleşmede nesnel ölçüt yokken hizmetin kısıtlanması haksız ticari uygulamadır. Kamu kurumlarına veya adli mercilere başvurulduğu gerekçesiyle yapılan kısıtlama da aynı niteliktedir (Yön. m. 11/2-e). Dolayısıyla satıcının mahkemeye başvurmuş olması, hesabının kısıtlanmasına gerekçe yapılamaz.
Marka Hakkı İhlali Davası: Talepler ve Tazminat
Platform süreci, tarafların mahkemeye başvurma hakkını ortadan kaldırmaz (6563 sayılı Kanun m. 9/3). SMK m. 149/1’e göre tecavüze uğrayan hak sahibi, fiilin tecavüz olup olmadığının tespitini isteyebilir. Muhtemel tecavüzün önlenmesini ve tecavüz fiillerinin durdurulmasını da talep edebilir. Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini de bu talepler arasındadır (m. 149/1-ç). Hak sahibi ayrıca tecavüz oluşturan ürünlere el konulmasını ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmazsa imhasını isteyebilir (m. 149/1-d, f). Haklı bir sebebi veya menfaati varsa, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın ilanını da talep edebilir (m. 149/1-g).
Tazminat bakımından SMK m. 150/1, tecavüz sayılan fiilleri işleyenleri hak sahibinin zararını tazminle yükümlü tutar. Zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar (m. 151/1). Hak sahibi, yoksun kalınan kazancın hesabında şu yöntemlerden birini seçer (m. 151/2):
- Tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
- Tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
- Tecavüz eden, hakkı lisansla hukuka uygun biçimde kullansaydı ödemesi gereken lisans bedeli.
Taklit ürünün kötü üretilmesi veya uygun olmayan tarzda piyasaya sürülmesi markanın itibarını zedelemişse hak sahibi ayrıca tazminat isteyebilir (m. 150/2). Manevi zararın genel şartlarını manevi tazminat yazısı anlatır. Zamanaşımı bakımından SMK m. 157, Türk Borçlar Kanununun zamanaşımı hükümlerine gönderme yapar. Talep haksız fiile dayanıyorsa TBK m. 72’deki süreler gündeme gelir. Buna göre süre, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, fiilden itibaren on yıldır. Fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (TBK m. 72/1).
Davayı kim açar, dava kime karşı açılır?
Davacı kural olarak marka sahibidir. İnhisari lisans alan da sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa hak sahibinin açabileceği davaları kendi adına açabilir (SMK m. 158/1). Davalı ise kural olarak tecavüz fiilini işleyen kişidir. Pazaryerinde bu kişi çoğu zaman ürünü satışa sunan satıcıdır. Ürünün üreticisi veya ithalatçısı belirlenebiliyorsa onların fiilleri de ayrıca tecavüz oluşturabilir.
Buna karşılık hak sahibi, tecavüz edenin piyasaya sürdüğü ürünleri kişisel ihtiyacı ölçüsünde elinde bulunduran veya kullanan kişilere karşı SMK’daki hukuk davalarını açamaz. Bu kişiler hakkında ceza davası açılması için şikayette de bulunamaz (m. 153/1). Platformun durumu ise farklıdır. 6563 sayılı Kanun m. 9/1, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça platformu satıcının içeriğinden sorumlu tutmaz. Platform bildirime rağmen kaldırma yükümlülüğünü yerine getirmezse bunun hukuki sonucunu somut olay belirler.
Marka hakkı ihlali davasında görevli ve yetkili mahkeme
SMK’da öngörülen davalarda görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde bu işlere, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun belirlediği asliye hukuk mahkemesi bakar (m. 156/1). Hak sahibinin üçüncü kişilere karşı açacağı davada birden çok yetkili mahkeme vardır. Davacının yerleşim yeri, hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yer veya fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi yetkilidir (m. 156/3). Üçüncü kişilerin hak sahibi aleyhine açacağı davalarda ise davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (m. 156/5).
Arabuluculuk dava şartı mı?
TTK m. 4/1-d, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta öngörülen hususlardan doğan davaları tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayar. Marka hakkına dayanan tazminat davası bu kapsamda ticari dava niteliği taşıdığında TTK m. 5/A uygulanır. Bu hükme göre konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.
TTK m. 5/A güncel kanun metni →
Buna karşılık tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması talepleri bir miktar paranın ödenmesine yönelik değildir. Bu talepler 5/A’da sayılan dava türleri arasında yer almaz. Tazminat bu taleplerle birlikte istenecekse, para talebi bakımından önce arabulucuya başvurmak temkinli yoldur. Arabulucuya başvurmadan açılan davada mahkeme, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret kararı verir (6325 sayılı Kanun m. 18/A). Harç, dava değeri ve arabuluculuk ücreti tarifelere ve talebin tutarına bağlı olduğundan bu yazı tutar vermez.
Hangi deliller kullanılır?
İspat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraftadır (HMK m. 190/1). Bu nedenle marka sahibi tescilini, tecavüz fiilini ve zararını ortaya koyar. Başlıca deliller şunlardır:
- TÜRKPATENT tescil belgesi ve marka sicil kaydı.
- Ürün sayfasının tarihli ekran görüntüleri ve ilan bağlantısı.
- Test alımına ait sipariş, fatura ve teslim kayıtları.
- Orijinal ve taklit ürünün karşılaştırmalı fotoğrafları, ambalaj ve etiket örnekleri.
- Platformla yapılan şikayet ve itiraz yazışmaları.
- Satış adedi ve kazanca ilişkin kayıtlar.
Ürün sayfası her an kaybolabileceği için delil riski yüksektir. HMK m. 400’e göre delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı ihtimal dâhilindeyse hukuki yarar var sayılır. Bu durumda marka sahibi, dava açmadan önce delil tespiti isteyebilir.
HMK m. 400 güncel kanun metni →
Hak sahibi, tazminat davasından önce delillerin tespiti için tazminat yükümlüsünün hakkın kullanılmasıyla ilgili belgeleri mahkemeye sunmasını da isteyebilir. Açılmış davada zarar miktarının belirlenmesi için de aynı talepte bulunabilir (SMK m. 150/3). Bilirkişi, ürünün taklit olup olmadığı ve kazanç hesabı gibi teknik konularda görüş verir. Karıştırılma ihtimali ve tecavüzün varlığına ilişkin hukuki değerlendirmeyi ise mahkeme yapar.
Marka Hakkı İhlalinde Geçici Koruma: İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz
Taklit ürün satışı dava süresince devam ederse marka sahibinin zararı büyüyebilir. SMK m. 159/1, dava açma hakkı olan kişilere ihtiyati tedbir isteme imkânı tanır. Talep eden, kullanımın ülke içinde marka hakkına tecavüz oluşturacak biçimde gerçekleştiğini ispat eder. Kullanım henüz başlamamışsa, bunun için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek de yeterlidir. Tedbir, tecavüz fiillerinin önlenmesi ve durdurulmasını, taklit ürünlere el konulmasını ve teminat verilmesini kapsayabilir (m. 159/2).
SMK’da hüküm bulunmayan hususlarda HMK uygulanır (m. 159/3). HMK m. 389’a göre mevcut durumdaki bir değişme hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracaksa mahkeme tedbir kararı verebilir. Gecikme sebebiyle bir sakınca veya ciddi bir zarar doğacağı endişesi de bir tedbir sebebidir.
HMK m. 389 güncel kanun metni →
Talep eden, tedbiri dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden ister. Dava açıldıktan sonra ise tedbiri asıl davanın görüldüğü mahkemeden ister (HMK m. 390/1). Dilekçede tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtir ve haklılığını yaklaşık olarak ispat eder (m. 390/3). Tedbir kararı platforma ulaştığında ürünün yayımdan kaldırılması Yönetmelik m. 10 kapsamında da gündeme gelir.
Tazminat alacağını güvenceye almak ise ayrı bir yoldur. Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirebilir (İİK m. 257/1). Tazminat alacağının bu şartları taşıyıp taşımadığını somut olay belirler. Şartlar ve itiraz yolları ihtiyati haciz şartları, itiraz ve süreler yazısı anlatır.
Haksız Şikayete Uğrayan Satıcının Hakları
Her şikayet haklı değildir. Orijinal ürün satan bir satıcı, rakibin ya da marka sahibinin haksız bir taklit ürün şikayeti nedeniyle satış kaybına uğrayabilir. Satıcının ilk aracı, yukarıda anlatılan belgeli itirazdır. Ancak itiraz ürünü yeniden yayına alır; zararın giderilmesi ve tekrarın önlenmesi için yargı yoluna başvurmak gerekebilir. Ürünü bir kez “ürün yayından kaldırıldı” uyarısıyla karşılaşan satıcı için öncelik, her yolun hangi sonucu doğurduğunu ayırmaktır.
Tecavüzün mevcut olmadığının tespiti davası
SMK m. 154/1, menfaati olan herkese Türkiye’de giriştiği veya gireceği ticari faaliyetin tecavüz oluşturup oluşturmadığını sorma imkânı verir. Menfaat sahibi önce hak sahibinden görüşünü bildirmesini isteyebilir. Hak sahibi talebin tebliğinden itibaren bir ay içinde cevap vermezse veya menfaat sahibi cevabı kabul etmezse, dava yolu açılır. Menfaat sahibi bu davada fiillerinin tecavüz oluşturmadığına karar verilmesini ister. Bildirim, bu davanın şartı değildir. Ancak kendisine karşı tecavüz davası açılmış kişi bu davayı açamaz. Bu dava, satıcının faaliyetinin marka hakkı ihlali oluşturmadığını yargı kararıyla ortaya koymasına imkân verir. Mahkeme davayı sicile kayıtlı tüm hak sahiplerine tebliğ eder; satıcı bu davayı hükümsüzlük davasıyla birlikte de açabilir (m. 154/2, 154/3).
Haksız rekabet ve tazminat
Gerçeğe aykırı bir şikayet, koşulları varsa haksız rekabet de oluşturabilir. TTK m. 55/1-a-1, başkalarını veya onların mallarını yanlış, yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemeyi haksız rekabet hâlleri arasında sayar. Orijinal ürünün taklit olduğu yönünde bilerek yapılan yanlış beyan bu hükmün kapsamına girebilir.
TTK m. 55 güncel kanun metni →
Bu durumda zarar gören ya da böyle bir tehlikeyle karşılaşan satıcı, TTK m. 56/1 uyarınca fiilin haksız olup olmadığının tespitini ve haksız rekabetin menini isteyebilir. Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını da talep edebilir. Kusur varsa maddi tazminat, TBK m. 58’deki şartlar varsa manevi tazminat da isteyebilir.
TTK m. 56 güncel kanun metni →
TTK m. 56’daki davalar, hakların doğumunun öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve doğumdan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Fiil daha uzun dava zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa bu süre hukuk davası için de geçerlidir (TTK m. 60/1). Haksız rekabet hükümleri TTK’da yer aldığından bu davalar TTK m. 4/1-a uyarınca ticari davadır. Aksine hüküm bulunmadıkça bu davalara asliye ticaret mahkemesi bakar (TTK m. 5/1). Tazminat talebi içeren davada TTK m. 5/A’daki arabuluculuk şartı da gündeme gelir.
Haksız fiil hükümleri ve zararın ispatı
Şikayetçinin Yönetmelik m. 12/1-d uyarınca verdiği sorumluluk beyanı, zarar talebinde delil olarak kullanılabilir. Talep haksız rekabete dayanmıyorsa genel hüküm olan TBK m. 49 gündeme gelir. Bu hükme göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Satıcı zararını, ürünün yayında olmadığı dönemdeki satış kaybı ve ek giderler üzerinden ispatlar. Haksız rekabet davasının şartlarını haksız rekabet davası ve süreleri yazısı ayrıntılı olarak anlatır. Platform yorumları üzerinden yapılan kötülemeyi ise rakip firmanın kötü yorumuna karşı yollar yazısı ele alır.
Marka Hakkı İhlalinde Ceza Yolu: SMK m. 30
Her marka hakkı ihlali suç oluşturmaz; SMK m. 30 iktibas veya iltibas suretiyle tecavüzü arar. Başkasına ait marka hakkına bu biçimde tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan kişi SMK m. 30/1 uyarınca cezalandırılır. Bu malları satışa arz eden, satan, ithal veya ihraç eden de aynı hükme tabidir. Ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi de cezalandırılır. Ceza, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır. Cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır (m. 30/5). Soruşturma ve kovuşturma şikayete bağlıdır (m. 30/6).
Şikayete bağlı suçlarda şikayet hakkı olan kişi, fiili ve faili öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikayette bulunmalıdır (TCK m. 73). Bu süre, dava zamanaşımını geçmemek koşuluyla işler. Taklit edilerek üretilmiş malı satışa arz eden veya satan kişi, malı nereden temin ettiğini bildirebilir. Bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara el konulmasını sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz (m. 30/7). Bu davalara fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi, bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde belirlenmiş asliye ceza mahkemesi bakar (m. 156/1).
Marka Sahibi ve Satıcı İçin Başvuru Yolları
Aşağıdaki tablo, marka hakkı ihlali uyuşmazlığında iki tarafın başvurabileceği yolları yan yana gösterir. Somut olay ve aracılık sözleşmesi sonucu değiştirebilir.
| Yol | Dayanak | Sebep | Kim, kime karşı | Süre | Sonuç |
|---|---|---|---|---|---|
| Platforma şikayet | 6563 s. Kanun m. 9/3; Yön. m. 12 | Tescilli markanın ihlali iddiası | Hak sahibi, platforma | Başvuru süresi yok; kaldırma en geç kırk sekiz saat | Ürün yayımdan kalkar; ihlal hakkında bağlayıcı karar değildir |
| Satıcının itirazı | 6563 s. Kanun m. 9/3; Yön. m. 13, 14 | Orijinal ürün veya ihlal yokluğu | Satıcı, platforma | İtiraz süresi yok; haklılık açıksa en geç yirmi dört saatte yeniden yayım | Ürün yeniden yayımlanır; yeni belge olmadan aynı şikayet işleme alınmaz |
| Tecavüz davası | SMK m. 29, 149–151 | Marka hakkına tecavüz | Hak sahibi veya inhisari lisans alan, tecavüz edene karşı | Tazminatta TBK zamanaşımı (SMK m. 157) | Tespit, önleme, durdurma, tazminat, el koyma, ilan |
| İhtiyati tedbir | SMK m. 159; HMK m. 389, 390 | Süren tecavüz veya ciddi hazırlık | Dava açma hakkı olan, tecavüz edene karşı | Dava öncesi veya dava sırasında | Satışın durdurulması, el koyma, teminat |
| Tecavüzün mevcut olmadığının tespiti | SMK m. 154 | Faaliyetin tecavüz oluşturmadığı | Menfaat sahibi satıcı, hak sahibine karşı | Görüş istenmişse bir aylık cevap süresi; tecavüz davası açılmışsa açılamaz | Tecavüz bulunmadığına karar |
| Haksız rekabet ve tazminat | TTK m. 55, 56, 60; TBK m. 49 | Gerçeğe aykırı şikayetle kötüleme | Zarar gören satıcı, şikayetçiye karşı | TTK m. 56 davalarında öğrenmeden itibaren bir yıl, doğumdan itibaren üç yıl; suç oluşturan fiilde daha uzun ceza süresi | Tespit, men; kusur varsa tazminat |
| Ceza şikayeti | SMK m. 30; TCK m. 73 | İktibas veya iltibas; Türkiye’de tescil | Hak sahibi, faile karşı | Fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay | Hapis ve adli para cezası; m. 30/7 hâlinde ceza yok |
Sonuç
Pazaryerinde marka hakkı ihlali iddiası iki aşamada ilerler. İlk aşama platform sürecidir. Marka sahibi, tescil belgesi ve delillerle platforma taklit ürün şikayeti yapar; platform ürünü kırk sekiz saati geçmemek üzere yayımdan kaldırır. Bunun üzerine “ürün yayından kaldırıldı” bildirimi alan satıcı, fatura ve tedarik zinciri belgeleriyle itiraz edebilir. Haklılığı açıkça anlaşılırsa platform ürünü yirmi dört saat içinde yeniden yayımlar.
Platformun incelemesi satıcının sunduğu belgelerle sınırlıdır ve ihlal hakkında bağlayıcı karar niteliği taşımaz. Yeni belge sunulmadıkça aynı ürün için tekrarlanan marka ihlali şikayeti işleme alınmaz. Bu nedenle ikinci aşama yargı yoludur. Marka sahibi fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde tespit, durdurma ve tazminat isteyebilir; ihtiyati tedbirle satışın durdurulmasını da talep edebilir. Konusu para olan ve ticari dava niteliği taşıyan tazminat talebinde arabuluculuk dava şartı gündeme gelir. Koşulları varsa ceza şikayeti de bir seçenektir.
Haksız şikayete uğrayan satıcı ise tecavüzün mevcut olmadığının tespitini isteyebilir. Koşulları varsa haksız rekabet veya haksız fiil hükümlerine dayanarak tazminat da talep edebilir. Her iki taraf için de belgenin niteliği ve yolun doğru seçimi sonucu belirler.
Sık Sorulan Sorular
Pazaryerine taklit ürün şikayeti nasıl yapılır?
Şikayet platformun dâhili iletişim sistemi, noter veya KEP aracılığıyla yapılır. Başvuruda TÜRKPATENT tescil belgesi, şikayetçinin kimlik ve iletişim bilgileri, ihlalin gerekçe ve delilleri, ürünün internet adresi ve gerçeğe aykırılıkta zarardan sorumluluk beyanı bulunur. Platform bu unsurları taşımayan başvuruyu işleme almaz.
Ürün yayından kaldırıldı bildirimi alan satıcı ne yapabilir?
Satıcı, ürünün hak sahibinin haklarını ihlal etmediğini gösteren belgelerle platforma itiraz edebilir. İtirazda fatura ve tedarik zincirini gösteren belgeler ile sorumluluk beyanı yer alır. Haklılık belgelerden açıkça anlaşılırsa platform ürünü en geç yirmi dört saat içinde yeniden yayımlar. Aksi hâlde yargı yolu saklıdır.
Tescilsiz marka için platforma marka ihlali şikayeti yapılabilir mi?
Yönetmelik, marka bakımından TÜRKPATENT tarafından düzenlenen ve hak sahipliğini gösteren tescil belgesini şikayetin unsurları arasında sayar. Bu nedenle tescil belgesi bulunmayan başvuru bu yolun şartlarını karşılamayabilir. Tescilli olmayan işaretin korunması için başka hukuki yollar somut olaya göre değerlendirilir.
Haksız şikayet yapan kişiden tazminat istenebilir mi?
Koşulları varsa istenebilir. Gerçeğe aykırı şikayet TTK m. 55 anlamında kötüleme oluşturuyorsa satıcı, TTK m. 56 uyarınca kusur varsa tazminat isteyebilir. Haksız rekabet şartları yoksa TBK m. 49’daki genel haksız fiil hükmü gündeme gelir. Zararı ve kusuru satıcı ispatlar.
Marka hakkı ihlali davası hangi mahkemede açılır?
SMK’daki davalarda görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir; kurulmadığı yerlerde belirlenmiş asliye hukuk mahkemesi bakar. Hak sahibi, kendi yerleşim yerinde, fiilin gerçekleştiği yerde veya etkilerinin görüldüğü yerde dava açabilir. Tazminat talebinde arabuluculuk dava şartı ayrıca değerlendirilir.
Pazaryerinde taklit ürün satmak suç mu?
Başkasının marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal satan veya satışa arz eden kişi SMK m. 30 uyarınca cezalandırılır. Suç şikayete bağlıdır ve markanın Türkiye’de tescilli olması gerekir. Malın kaynağını bildirip üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve mallara el konulmasını sağlayan satıcı hakkında cezaya hükmolunmaz.
İlgili Yazılar
- Pazaryeri Hakediş Kesintisi ve Ceza: Satıcı Parasını Nasıl Geri İster?
- Rakibin Kullanmadığı Marka Önümü Kesiyor: TÜRKPATENT’te Marka İptali
- Haksız Rekabet Davası: Rakip Firmaya Karşı Hangi Haklar Var, Süre Ne Kadar?
- Rakip Firma Kötü Yorum Yaptırıyorsa: Haksız Rekabet, Yorum Kaldırma ve Suç Şikâyeti
- Ticaret Unvanı Nedir, Nasıl Seçilir? Unvan Değişikliği ve Unvanın Korunması
