Tıbbi Deontoloji Madde 1
I. Tabip ve diş tabiplerinin, deontoloji bakımından riayetle mükellef oldukları kaide ve esaslar bu Nizamnamede gösterilmiştir.
II. 6O23 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanununun 7 nci maddesi mucibince tabip odalarına kayıtlı bulunan tabip ve diştabipleri, bu Nizamname hükümlerine tabidirler.
III. Umumi kaide ve esaslar
Açıklama
TDN Madde 1, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nin kişisel ve kurumsal uygulama alanını belirleyen çerçeve hükmüdür. Nizamname, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ile 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun verdiği yetkiye dayanılarak Danıştay incelemesinden geçirilip yürürlüğe girmiş; hekim ve diş hekimlerinin mesleki davranışlarını kurallaştıran temel normatif belge niteliğini kazanmıştır. Tüm meslek yaşamı boyunca geçerliliğini koruyan bu hükümler, tıp etiğinin hukukileşmiş biçimini oluşturur ve yalnızca teknik yeterliliği değil, aynı zamanda mesleki ahlak standardını kapsar. Deontoloji kurallarının tarihsel dayanağı Osmanlı dönemi tababet mevzuatına uzanmakla birlikte 1960 yılında yürürlüğe giren Nizamname, meslek etiğini bütünsel ve bağlayıcı biçimde düzenleyen ilk kapsamlı metindir.
Nizamnamenin 1. maddesi, 6023 sayılı Kanun’un 7. maddesi gereğince tabip odalarına kayıtlı her hekim ve diş hekiminin Nizamname hükümlerine tabi olduğunu açıkça düzenlemektedir. Tabip odasına kayıt zorunluluğu mesleki kimliğin ayrılmaz parçasıdır; dolayısıyla deontoloji yükümlülükleri ihtiyari değil, zorunlu nitelik taşır. Kamu sektöründe, üniversite bünyesinde ya da özel pratikte çalışan her hekim, salt bu madde gereği Nizamname’nin tüm kurallarına tabidir. Hekimin bilgi eksikliğini ya da kurumsal konumunu mazeret göstererek sorumluluktan kurtulması mümkün değildir; mesleğin icrası başlı başına bu Nizamname’nin geçerliliğini doğrular.
Uygulamada TDN Madde 1, TTB’nin disiplin organları olan Haysiyet Divanları’nın yargı yetkisinin normatif kaynağını oluşturur. Divanlar, herhangi bir şikâyet incelemesinde öncelikle bu maddenin öngördüğü kişisel kapsam koşulunun karşılanıp karşılanmadığını tespit etmek durumundadır. TTB Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca idari ceza olarak uyarı, kınama, geçici veya sürekli meslekten men yaptırımları uygulanabilmekte; bu yaptırımların uygulanması hekime karşı ayrıca hukuki veya cezai takibat başlatılmasına engel oluşturmamaktadır. Bu çok katmanlı sorumluluk yapısı, TDN Madde 1’i hem idari hem de yargısal süreçlerde temel referans norma dönüştürmektedir. Tabip odasına kayıtlı olmayan kişilerin hekimlik icra etmesi fiilen mümkün değildir; bu nedenle pratikte TDN Madde 1’in kapsam dışında kalan hekim neredeyse yoktur.
