Tıbbi Deontoloji Madde 20
I. Tabip ve diş tabibi, faydasızlığını bildiği bir ilacı, hastaya veremez. Ancak, esaslı bir tedavi yapılması mümkün olmayan hallerde, teselli bakımından bazı ilaçlar tavsiye edebilir.
II. Mali vaziyetleri müsait olmayan hastalara, mutlak zaruret olmadıkça, pahalı teselli ilaçları verilmesi caiz değildir.
III. Tabip ve diştabibi, hastaya lüzumsuz ve fuzuli masraflar yaptırmıyacağı gibi faydası olmayacağını ve hastanın mali kudretinin kafi gelmiyeceğini bildiği bir tedaviyi tavsiye edemez.
Açıklama
TDN Madde 20, hekimin ilaç reçeteleme yetkisini etik ve ekonomik sınırlar içinde tutan çok yönlü bir yükümlülük normudur. 1219 sayılı Kanun’un hekimlere tanıdığı reçete yazma yetkisi, Nizamnamenin 20. maddesiyle dengelenerek zarara yol açan ya da hastaya yersiz ve orantısız mali yük bindiren uygulamaların önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Yararsız olduğu bilinen bir ilacı hastaya vermek yasak olmakla birlikte nedensel tedavinin olanaksız olduğu durumlarda teselli amaçlı ilaç önerilebilir; ne var ki bu istisna, gereksiz pahalı ilaçların reçete edilmesini meşrulaştırmaz ve her koşulda ekonomik denge gözetilmelidir. 6023 sayılı TTB Kanunu kapsamında hazırlanan ilaç reçeteleme etiği standartları da bu maddeyle örtüşen uygulamaları açıkça zorunlu kılar.
Uygulama açısından hekim, hastanın mali durumunu göz önünde bulundurarak reçete seçeneklerini değerlendirmekle yükümlüdür; eşdeğer etkinlikte daha uygun maliyetli alternatif varken pahalı ilacı tercih etmek bu maddeyle bağdaşmaz. Diş hekimi de kendi tedavi alanında aynı ekonomik denge yükümlülüğüne tabidir. Reçete edilen her ilacın terapötik gerekçesi ve alternatif değerlendirmesi muayene kaydına yansıtılmalı; pahalı ya da uzun süreli teselli tedavilerinin önerildiği durumlarda hastanın bilgilendirildiğini gösteren yazılı onam notu dosyada mutlaka yer almalıdır. Aydınlatılmış onam belgesi, gereksiz tedavi ve haksız zenginleşme iddialarına karşı temel ve vazgeçilmez savunma belgesi işlevi görür.
TDN Madde 20’yi ihlal eden hekime TTB Haysiyet Divanı tarafından uyarı ya da kınama; tekrarlayan ya da ağır durumlarda geçici meslekten men yaptırımı uygulanabilir. Hukuki boyutta yersiz reçete nedeniyle hastanın zarara uğraması tazminat davalarını gündeme getirir; özellikle bağımlılık riski taşıyan ilaçların gereksiz yere yazılması, taksirle yaralama kapsamında cezai sorumluluk da doğurabilir. Sağlık sigortası sisteminde usulsüz reçetelemenin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tespit edilmesi, idari yaptırım ve bedel iade yükümlülüğünü beraberinde getirir. Örneğin sosyal güvencesi kısıtlı bir hastaya faydası bulunmayan pahalı teselli ilacını uzun süre reçete eden hekim hem disiplin hem de tazminat süreci ile SGK iade talebini eş zamanlı taşıyabilir.
