Tıbbi Deontoloji Madde 24
I. Hasta, konsültasyon yapılmasını arzu ederse, müdavi tabip veya diş tabibi bu talebi kabul eder.
II. Müdavi tabip veya diş tabibi, konsültasyon yapılmasına lüzum gördüğü takdirde, keyfiyeti hastaya bildirir. Bu teklifin kabul edilmemesi halinde, müdavi tabip veya diş tabibi, hastasını bırakabilir.
III. Bu Nizamnamenin yirmi birinci maddesinde yazılı sağlık tesislerinde, konsültasyonun hangi hallerde ve ne suretle yapılacağı, hastahaneler talimatnamelerinde gösterilir.
Açıklama
TDN Madde 24, konsültasyon isteminin nasıl karşılanacağını, müdavi hekimin bu süreçteki rolünü ve kamu sağlık tesislerindeki özel usulü belirleyen önemli bir düzenlemedir. Nizamnamenin 24. maddesi, 6023 sayılı TTB Kanunu’nun hasta haklarına ilişkin genel çerçevesiyle bütünleşerek hem hekime hem de hastaya konsültasyon konusunda açık ve bağlayıcı görevler yükler. Hasta konsültasyon talep ettiğinde müdavi hekim bu talebi kabul etmekle yükümlüdür; müdavi hekim de gerekli gördüğü durumlarda konsültasyonu hastaya bizzat önermeli ve bu öneriyi kayda geçirmelidir. Teklifin hasta tarafından reddedilmesi hâlinde müdavi hekim hastayı bırakabilir. Kamu sağlık tesislerinde ise konsültasyon hangi hâllerde ve ne biçimde yapılacağı kuruma ait talimatnameyle ayrıca düzenlenir.
Uygulama boyutunda müdavi hekim, konsültasyon talebinin geldiği tarihi, talebin kaynağını ve tercih edilen konsültan bilgisini tıbbi kayıtlara eksiksiz geçirmelidir. Hastanın konsültasyonu reddetmesi hâlinde bu ret, ret nedeni de açıkça belirtilerek yazılı olarak belgelenmeli; böylece reddin ve gerekçesinin güvenilir kaydı sağlanmış olur. Kamu kurumlarında konsültan seçimi ilgili talimatnameye uygun yapılmalı, sürecin iç denetim mekanizmaları gözetilmelidir. Konsültasyon sürecinin hastayı doğrudan etkileyen sonuçlarına ilişkin bilgilendirme, aydınlatılmış onamın ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmeli ve hasta ile varsa yakınları tarafından tarih atılarak imzalanmalıdır.
TDN Madde 24 kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmeyen hekim TTB Haysiyet Divanı’na sevk edilerek uyarı ya da kınama yaptırımıyla karşılaşabilir; hastanın gerekli konsültasyondan mahrum bırakılması ve bunun sonucunda zarar doğması hâlinde geçici meslekten men de gündeme gelebilir. Hukuki boyutta konsültasyon hakkının engellenmesi tedavi eksikliğine dayalı tazminat talebini doğrudan tetikleyebilir; hekim bu durumda ispat yükünü ters çeviren bildirim kayıtlarından yoksun kalır. İdari boyutta kamu kurumlarında talimatname ihlali, kurumun kendi iç disiplin mekanizmaları aracılığıyla da ayrıca soruşturmaya konu olabilir. Örneğin ciddi tanısal belirsizliği olan ve konsültasyon talep eden hastayı reddeden hekim, geç tanı ve buna bağlı zarar nedeniyle hem disiplin hem de malpraktis sorumluluğuyla eş zamanlı karşılaşabilir.
