TBK 10. Madde
I. Geri alma açıklaması, diğer tarafa öneriden önce veya aynı anda ulaşmış ya da daha sonra ulaşmakla birlikte diğer tarafça öneriden önce öğrenilmiş olursa, öneri yapılmamış sayılır.
II. Bu kural, kabulün geri alınmasında da uygulanır.
TBK 10. Madde Gerekçesi
Tasarının iki fıkradan oluşan 10 uncu maddesinde, öneri ve kabul açıklamalarının hangi durumlarda yapılmamış sayılacağı düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 9 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “6. İcap ve kabulün geri alınması” şeklindeki ibare, Tasarıda “7. Önerinin ve kabulün geri alınması” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının sonunda kullanılan “icap keenlemyekün addolunur.” şeklindeki ibare, Tasarıda, “öneri yapılmamış sayılır.” şeklinde ifade edilmiştir.
Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TBK md. 10, sözleşmenin kurulması aşamasında yapılan öneri ve kabul açıklamalarının hangi koşullarda geri alınabileceğini düzenler. Madde, ulaşma teorisinin bir yansıması olarak geri alma açıklamasının zamanlaması ve hukuki sonucu bakımından kesin ölçütler getirir ve hem öneri hem de kabul için aynı kuralı uygular. Hüküm, sözleşme öncesi dönemde tarafların hareket alanını güvence altına alır.
Birinci fıkraya göre, geri alma açıklaması diğer tarafa öneriden önce veya aynı anda ulaşmış ya da daha sonra ulaşmakla birlikte diğer tarafça öneriden önce öğrenilmiş olursa, öneri yapılmamış sayılır. Bu hükümle geri alma için üç ayrı zaman dilimi kabul edilmiştir. İlk ihtimal, geri alma açıklamasının öneriden önce muhataba ulaşmasıdır; bu durumda öneri muhataba vardığı anda zaten geri alınmış sayılacağından hiçbir zaman hüküm doğurmaz. İkinci ihtimal, geri alma açıklamasının öneri ile aynı anda ulaşmasıdır; aynı posta paketinde iki mektubun gönderilmesi ya da e-posta ile aynı anda iletilmesi buna örnektir. Üçüncü ihtimal ise geri alma açıklaması öneriden sonra ulaşmış olmakla birlikte, muhatabın öneriden önce geri alma açıklamasını öğrenmiş bulunmasıdır. Bu son durumda öğrenme anı esas alınır ve muhatabın güveninin sarsılmadığı kabul edilir.
Düzenlemenin teorik arka planı ulaşma teorisidir. TBK kural olarak irade açıklamalarının muhataba ulaşmasıyla hüküm ifade edeceğini benimsemiş olup, geri alma bakımından da aynı esası uygulamaktadır. Muhatap öneriyi henüz öğrenmemişse ona ilişkin bir güven oluşmadığı için öneren önerisini serbestçe geri alabilir. Fakat muhatap öneriyi öğrenmiş ve ona güvenmişse öneren tek taraflı iradesiyle önerisini etkisiz hâle getiremez; ya sürenin dolmasını beklemek ya da karşı tarafın rızasıyla sözleşmeyi sona erdirmek zorundadır (TBK md. 3 ve 5). Bu sınırlama, güven teorisinin kanunî bir yansımasıdır.
Geri alma açıklamasının şekli serbestlik ilkesine tabidir; sözlü, yazılı, elektronik posta veya herhangi bir iletişim aracı ile yapılabilir. Önemli olan açıklamanın muhataba ulaşması ve öneriden önce ya da aynı anda öğrenilmiş sayılmasıdır. Elektronik iletişimde ulaşma anı, muhatabın sistemine gelme anı olup ayrıca açılması aranmaz; ancak okunmaması ve normal hayat akışında öğrenilmesinin mümkün olmadığı durumlarda dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirme yapılır. İspat yükü geri alma beyanında bulunan tarafa aittir.
İkinci fıkra, birinci fıkradaki kuralın kabulün geri alınmasında da uygulanacağını belirtir. Bu simetrik düzenleme önemlidir: muhatap kabul iradesini açıklamış olsa bile, bu açıklamanın öneren tarafından öğrenilmesinden önce geri alma açıklaması aynı usulle önerene ulaşırsa veya önceden öğrenilirse kabul hiç yapılmamış sayılır. Böylece sözleşme kurulmadığından tarafların yükümlülük altına girmesi söz konusu olmaz. Uygulamada özellikle posta gecikmeleri ve elektronik iletişimin yaygınlaşması bu imkânı önemli kılmaktadır. Kabulün geri alınmasıyla sözleşmenin kuruluşu engellenmiş olur.
Doktrinde geri alma hakkının sözleşmenin kurulması anından önce serbestçe kullanılabildiği genel ilke olarak kabul edilir. Sözleşme kurulduktan sonra ise bu tek taraflı hak artık geçerli değildir; tarafların anlaşmasıyla sözleşmeyi ortadan kaldırmak (ikale), cayma hakkı varsa onu kullanmak veya fesih mekanizmalarına başvurmak gerekir. Tüketici sözleşmelerinde 6502 sayılı Kanun kapsamında cayma hakkı (14 gün) ayrıca tanınmıştır. Yargıtay içtihatlarında geri alma açıklamasının ulaşma anının tespiti, elektronik iletişimde öğrenme karinesi ve posta gecikmelerinde kusur değerlendirmesi madde 10 çerçevesinde ele alınmaktadır.
