TBK ▸ Madde 115
Madde 114
MADDE 115

Sorumsuzluk anlaşması

Madde Listesi
Madde 116

TBK 115. Madde

I. Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

II. Borçlunun alacaklı ile hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borç sebebiyle sorumlu olmayacağına ilişkin olarak önceden yaptığı her türlü anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

III. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

TBK 115. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 99 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 114 üncü maddesinde, sorumsuzluk anlaşması düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 99 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Mesuliyetten beraet şartı” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Sorumsuzluk anlaşması” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 99 uncu maddesi iki fıkradan oluştuğu hâlde, üç ayrı konunun düzenlendiği göz önünde tutularak, madde, Tasarıda üç fıkra hâlinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 99 uncu maddesinin birinci fıkrasında “hile veya ağır kusur” ibaresi kullanılmışsa da, ağır kusurun, kastı ve ağır ihmali kapsadığı göz önünde tutularak, Tasarıda “hile” ibaresinin de kullanılması gereksiz görülmüş ve madde metnine alınmamıştır. Aynı fıkrada kullanılan “batıldır.” sözcüğü, Tasarının 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında, yine Tasarının 27 nci maddesinin gerekçesinde açıklandığı gibi, “kesin olarak hükümsüzdür.” sözcükleriyle ifade edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında kullanılan “hafif kusur” şeklindeki ibare, “hafif ihmal”i ifade etmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 99 uncu maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “hükûmet tarafından imtiyaz suretiyle verilen bir sanatın icrasından tevellüt ediyorsa” şeklindeki ibare, Tasarının 114 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında “Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya san’at, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa” şeklinde değiştirilmiştir. Böylece, fıkra hükmünün, kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebilen her türlü faaliyet için değil, sadece uzmanlığı gerektiren hizmet, meslek veya san’atlar için uygulanması amaçlanmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 99 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeden farklı olarak, kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülen hizmetlerde hafif kusurdan sorumlu olunamayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma, bu tür hizmetleri yürütenlerin hafif kusurlarının varlığı hâlinde de olsa, sorumsuzluk kaydına yer vermelerinin uygun görülmemesi nedeniyle, hâkime takdir yetkisi verilmeksizin, kesin hükümsüzlük yaptırımına bağlanmıştır.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 115. maddesi, sorumsuzluk anlaşmalarının geçerliliğinin sınırlarını çizen koruyucu bir hükümdür. Sorumsuzluk anlaşması, borçlunun borca aykırılıktan doğan sorumluluğunu sözleşme ile önceden ortadan kaldıran veya sınırlayan bir ön anlaşmadır. Sözleşme serbestisi ilkesi gereği kural olarak bu tür anlaşmalar yapılabilir; ancak kanun koyucu, belirli hâllerde taraflar arasındaki denge veya kamu yararını koruma amacıyla bu serbestliği sınırlandırmıştır. Madde, 818 sayılı Kanun’un 100. maddesini karşılamaktadır.

Maddenin birinci fıkrası, sorumsuzluk anlaşmalarının en temel sınırını koymaktadır: borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Ağır kusur, kast (hile) ve ağır ihmali kapsayan geniş bir kavramdır. Bir kimsenin kendi ağır kusurundan önceden sorumluluktan kurtulabilmesi, ahlâkî ve hukukî açıdan kabul edilemez. Bu hüküm, emredici nitelikte olup taraflar arasındaki her türlü sözleşmeye uygulanır. "Önceden" ifadesi önemlidir; zira zarar doğduktan sonra alacaklının sorumluluğu ibra etmesi her zaman mümkündür.

İkinci fıkra, işçi korumasına yönelik özel bir düzenleme getirmektedir. Borçlunun alacaklı ile hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borç sebebiyle sorumlu olmayacağına ilişkin olarak önceden yaptığı her türlü anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Bu hüküm, işçi-işveren ilişkisindeki dengesizliği gözeterek işçinin hafif kusurlarından dahi sorumlu olmamaya ilişkin anlaşma yapabilmesini engeller. İşçi, ekonomik açıdan zayıf konumda olduğundan, sorumsuzluk anlaşması imzalamaya zorlanması ihtimali yüksektir; kanun koyucu bu hükümle işçiyi kapsamlı şekilde korumaktadır.

Üçüncü fıkra, izne tâbi mesleki faaliyetler için özel bir sınır getirmektedir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Bu hüküm doktor, avukat, mühendis, mimar, eczacı, mali müşavir gibi uzmanlık gerektiren ve izne tâbi meslek gruplarının sorumluluğunu kapsar. Böyle meslek sahipleri toplum için güven unsurudur; hafif kusurdan dahi sorumsuzluk kabul edilmez.

Doktrinde bu madde, "zayıfın korunması" ilkesinin sorumluluk hukukundaki yansıması olarak değerlendirilmektedir. Yargıtay kararlarında özellikle tüketici sözleşmelerinde, standart sözleşmelerde ve yapışık sözleşmelerde yer alan sorumsuzluk kayıtları sıkı bir denetime tâbi tutulmakta, çoğu zaman geçersiz sayılmaktadır. Uygulamada tıp sözleşmelerinde, inşaat ve mimarlık sözleşmelerinde, avukatlık vekâlet sözleşmelerinde, finansal danışmanlık sözleşmelerinde sorumsuzluk kayıtları bu madde gereğince sınırlı şekilde geçerlidir; kasıt ve ağır ihmal için hiçbir zaman geçerli değildir.

Madde 114
MADDE 115

Sorumsuzluk anlaşması

Madde Listesi
Madde 116
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-115/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık