TBK 175. Madde
I. Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır.
II. Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde sağlarsa, koşul gerçekleşmemiş sayılır.
TBK 175. Madde Gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 154 üncü maddesini karşılamaktadır.
Tasarının iki fıkradan oluşan 174 üncü maddesinde, taraflardan birinin, koşulun gerçekleşmesini, dürüstlük kurallarına aykırı olarak önlemesinin ya da sağlamasının hukukî sonuçları düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 154 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Hileli mümanaat” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Dürüstlük kurallarına aykırı engelleme” şeklinde düzeltilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 154 üncü maddesi tek fıkradan oluştuğu hâlde, eklenen yeni bir fıkrayla birlikte, Tasarıdaki madde iki fıkradan oluşmaktadır. Eklenen ikinci fıkrada, taraflardan birinin, koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde sağlaması durumunda, koşulun gerçekleşmemiş sayılacağı öngörülmektedir. Gerçekten, dürüstlük kurallarına aykırılık sadece koşulun gerçekleşmesinin engellenmesinde değil, koşulun gerçekleşmesinin sağlanmasında da söz konusu olabilir.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 175. maddesi, koşullu sözleşmelerde tarafların koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde etkilemelerinin hukuki sonuçlarını düzenleyen önemli bir hükümdür. Bu madde, sözleşme ilişkisinin iyi niyet ilkesi çerçevesinde yürütülmesini garantileyerek koşullu hakların kötü niyetle bozulmasını engeller. 818 sayılı Kanun’un 155. maddesini karşılamaktadır.
Maddenin birinci fıkrasına göre taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır. Bu hüküm, "koşulun fiktif gerçekleşmesi" (fiction of fulfillment) olarak bilinen önemli bir kuraldır. Eğer bir taraf, koşulun gerçekleşmesi yararı diğer tarafta olduğu durumda, kötü niyetle bu gerçekleşmeyi engellemeye çalışırsa; koşul gerçekleşmiş gibi davranılır ve sözleşme tam hüküm ifade eder.
Dürüstlük kurallarına aykırı engelleme çeşitli şekillerde olabilir. Örneğin "eğer alıcı kredi alırsa satış gerçekleşir" koşulu varsa ve satıcı bankayı arayarak alıcı aleyhine olumsuz bilgi verirse, bu dürüstlük kurallarına aykırı bir engelleme olur; koşul gerçekleşmemiş olsa bile koşul gerçekleşmiş sayılır ve satıcı satışı tamamlamak zorunda kalır. Benzer şekilde, "alıcı belirli tarihe kadar malı inceler ve onaylarsa satış kesinleşir" koşulunda satıcı, alıcının mal incelemesini fiilen engelliyorsa, koşulun gerçekleşmiş sayılması gündeme gelir.
İkinci fıkra, ikincil bir korumayı getirir: taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde sağlarsa koşul gerçekleşmemiş sayılır. Bu hüküm, ilk fıkranın simetrik karşılığıdır ve koşulun yapay olarak gerçekleştirilmesi durumunda da koruma sağlar. Eğer bir taraf, koşulun gerçekleşmemesi durumu kendi lehineyken diğer taraf koşulu kötü niyetle gerçekleştirmeye çalışırsa, koşul gerçekleşmemiş sayılır.
Örneğin "işçi altı ay boyunca performans standartlarını tutturursa prime hak kazanır" koşulunda, işçi performansın düşük olması için sabote girişimlerinde bulunursa, standartları tutturmuş sayılmayacak ve prim ödenmeyecektir. Aynı şekilde, "hava durumu bozarsa sözleşme sona erer" koşulunu, kendisi için ödeme yapmamak isteyen borçlu yapay yöntemlerle bozmaya kalkarsa (örneğin bulutları dağıtmaya girişmesi gibi), koşul gerçekleşmemiş sayılır.
Hükmün pratik uygulaması için dürüstlük kurallarına aykırılığın ispat edilmesi gereklidir. Bu, somut olguların analiz edilmesi ile belirlenir. Yargıtay kararları, dürüstlük kurallarının subjektif değil objektif standartlara göre değerlendirilmesini; normal bir dürüst insanın o koşullarda nasıl davranacağı kriterinin kullanılmasını öngörmektedir.
Doktrinde bu madde, "iyi niyet ilkesinin koşullu sözleşmedeki uygulaması" olarak değerlendirilmektedir. Türk Medeni Kanunu m. 2’deki dürüstlük kuralının özel bir uygulama alanıdır. Kanun koyucu, sözleşme tarafının kötü niyetle diğer tarafın hakkını bozmasına izin vermemiştir.
Uygulamada bu hüküm özellikle sigorta sözleşmelerinde (sigortalının riskin gerçekleşmemesi için dürüstlük dışı önlem alması), finansal piyasalarda (borsa koşullu işlemlerde), iş sözleşmelerinde (performans bağlı ödemelerde), ticari sözleşmelerde (hedef bağlı promosyonlarda) önemli sonuçlar doğurur. Özellikle yatırım fonlarında performans bağlı prim ödemelerinde, bu hükmün uygulanması yöneticilerin manipülasyon yoluyla prim alma çabalarını engeller. Bu düzenleme, koşullu sözleşmelerin adil ve dürüst biçimde yürütülmesini sağlayan kritik bir koruma mekanizmasıdır.
